Mahzendeki Işkence

İçerdeki rutubetli hava sigara dumanıyla karışmış, bıçakla kesilecek kadar yoğun bir hale gelmişti. Tavandaki lamba lambanın ışığı tahta masanın bir kısmını aydınlatıyordu ve kurumuş kan lekeleri belli belirsiz seçilebiliyordu. Sigarasından derin bir nefes daha çekip saatine baktı. Sabahın beşine geliyordu. Daha 3 saat vardı nöbetinin bitmesine. Bir an önce evine gidip yatmak istiyordu. Gözleri uykusuzlukta şişmiş, bedeni ruhunu zor taşıyordu. Bıktım artık bu işten diye geçirdi aklından. “Hadi getirin şunu artık” diye seslendi kapıyı açıp. Bir kişi kalmıştı konuşturması gereken. Listesine baktı, Aysel’di adı. 24 yaşında. İki gün önceki hücre baskınında sağ ele geçirilmişti. 12 saatten beri uğraşıyorlardı. Fakat kız çetin ceviz çıkmıştı. Ne yaptılarsa konuşturamamışlar, kız sır veriyor sel vermiyordu. Sonunda iş başa kalmış, sorunu kendisi çözmek zorunda kalmıştı. Beceriksiz herifler diye geçirdi içinden. Tekrar saatine bakmak üzereyken kapı açıldı ve iki sivil memurun arasında , yorgunluktan bitap düşmüş esmer genç bir kız girdi odaya. Kızın ayakta duracak hali kalmamış. Üstündeki gömlek paçavraya dönmüş, göğüs kısmı kan içindeydi, pantolonu üstünden düşmek üzereydi. “Tamam bırakın şuraya” dedi. Kızı masanın üzerine yatırıp, amirlerine döndüler. “Çıkabilirsiniz” dedi Gömleğinin cebinden bir sigara çıkarıp yaktı. İkinci paketi bitmek üzereydi. Benim de ölümüm bu meretten olacak diye düşündü Dönüp kıza baktı.

A be salak kızım, ne işin vardı bunların arasında dedi kendi kendine. Kız masanın üstünde yan yatmış, dizlerini karnına doğru çekmiş iki büklümdü. Dudağının kenarında kan sızıyordu. Bir bardağa su doldurup uzattı. Kız inleyerek doğruldu ve bardağı kapıp içmeye başladı .Su dudaklarının kenarından akıyordu, beli ki uzun zamandır bir şey içmiyordu. “Çetin cevizmişsin” dedi kıza dönüp. Aysel kin dolu bir bakışla dönüp baktı “Öyle mi dediler” diye sordu. Saçları omuz hizasındaydı, yüzü solmuş dudakları darbelerden patlamıştı. Fakat yine de güzelliği belli oluyordu. Gözleri yeşildi ve çektiği acıyı yansıtıyordu. Alaylı bir sesle “Sen mi konuşturacaksın şimdi” diye sordu. “Hadi işimiz iş yine” diye geçirdi içinden. Gömleğinin önü açıktı. Memelerini işlemişler diye geçirdi aklıdan. Sol memesinin göğüs ucu kanlı bir et parçası gibi bir parça derinin ucunda sallanıyordu. Sağdaki is tamamen koparılmış, Göğüsleri sigara yanığı doluydu. “Gözden çıkarmışlar bunu” diye düşündü. Gözleri ayaklarına takıldı. Ayakları çıplaktı. Hafif kemikli ve damarlı bir yapıları vardı. Tabanları kirden simsiyah olmuş. “Tamam” dedi kendi kendine “Ayaklarında konuşturabiliriz ancak” “Bana bir leğen ve su getirin” diye seslendi kapıyı açıp. “Ne o vicdanını mı temizleyeceksin” dedi Aysel kısık bir sesle. Bir memur içi su dolu bir leğeni odaya getirip, nereye bırakayım dercesine amirinin yüzüne bakıyordu. “Ayaklarını yıkayıp temizle” diye emir verdi. Aysel inleyerek”Aman hizmete de bakın hele” deyip alaylı bir şekilde memurun yüzüne baktı. Ayakları yıkandıktan sonra Aysel’i sırt üstü masaya yatırıp kollarını masanın yan taraflarına sıkıca bağladılar. Masanın ayakucuna falakada kullandıkları profil demirden yapılmış bir konstrüksiyon monte ettiler. Yan taraflardan dikey bir profilin tepelerine yatay bir boru tutturulmuştu kaynakla. Aysel’in ayaklarını kaldırıp , yan yana bileklerinden sıkıca bağladılar boruya. “Tamam” dedi memura ,” sen çık dışarı”

Kız karşısında yatıyordu artık. Tabanları göğüsünün hizasındaydı. Tabalarını özellikle yıkatmıştı, detayları görmek istiyordu. Parmak uçlarını, tabanlarında gezdirmeye başladı. “ Ne kadarda yumuşak” diye geçirdi içinden. Cildi çok yumuşak ve inceydi. Kırışıklıların altından damarlar çok rahat seçiliyordu. Parmakları incecik ve çok düzgündü. Parmağını, başparmağı ve ikinci parmağının arasına sokup o yumuşak teması tatmaya çalıştı. “Çok güzel” diye iç geçirdi. Birden kendine geldi. “Hadi işbaşına” dedi. Kızın rengi iyice solmuş, nefesi hızlanmıştı. Göğsü inip kalkıyordu. “Evet, konuş bakalım” dedi. “Söyleyecek bir şeyim yok” dedi Aysel. Elindeki sopanın ucunu tabanlarında gezdirmeye başladı. Sopanın ucunda 3 cm uzunluğunda bir çivi vardı. Çivinin ucu tabanında dolaştıkça Aysel’in refleksleri devreye giriyordu. Hafif hafif irkilip kasılıyordu. Topuğunun orta tabla birleştiği yerde çiviyi sabitledi ve hafif hafif bastırmaya başladı. Cildi iyice çukurlaşmıştı fakat çivi henüz etine gömülmemişti. Aysel iyice kasılmaya başladı fakat ses çıkarmıyordu, alt dudağını ısırdı. “Hepsi bu mu” diye fısıldadı başını masadan kaldırıp. Artık çivi yarıya kadar gömülmüştü etine. Çiviyi çıkarır çıkarmaz yoğun bir şekilde kan akmaya başlamıştı. Topuğunda yere damlıyordu. “Daha dur kızım, daha neler göreceksin sen” dedi kendi kendine. Geriye döndü ve sigarasından derin bir nefes çekti. Ani bir dönüşle, sopayı çok hızlı bir şekilde kızın tabanına indirdi. “Hıııııı” diyerek fırladı yay gibi gerildi Aysel’in beden bu beklenmedik darbe karşısında. İçine oturmuştu acısı. “Ahhh” diye hafif bir ses çıktı dudaklarının arasından. Tabanının ortasında yatay derin kırmızı bir iz oluşmuştu. Bunu hazmetmeye çalışırken ikincisi ve üçüncüsü indi tabanlarına. Alev alev yanıyordu ayaları. Beşinci ve altıncı darbeler sol ayağının 3. ve 4. parmaklarını kırdı. Gözleri kaymaya başlamıştı acıdan. Bağırmayacağım, bağırmayacağı diyordu kendi kendine. Ve birden her tarafı karardı. Buz gibi bir soğuk kapladı her tarafını. Üzerine dökülen soğuk suyla tekrar kendine geldi. Ayakları dayanılmaz bir acı veriyordu. Bu sefer elinde ince bir sopa vardı. Tabanları şişmiş ve kıpkırmızıydı. “Bunu yiyince gör bakalım neler oluyor” dedi Aysel’e büyük bir keyifle. Aysel’in tüm bedeni terden sırılsıklamdı. İlk darbe tabanının parmakların bittiği yerin biraz altına indi. Sopa iner inmez tabanının cildi patladı ve oluk gibi kan akmaya başladı. Aysel dudağını öyle bir ısırdı ki, kan çenesinden aşağıya akmaya başladı. Hafif bir inleme sesi döküldü dudaklarında. İkinci darbe tabanının ortasını patlattı. Kız bağırmamak için başını masaya vurmaya başladı. Karşısında kan içinde iki taban görüp zevklenmeye başlamıştı. Elini sirke şişesine atıp parmak uçlarından aşağıya doğru dökmeye başladı. “Gerçektende çetin cevizmiş, gıkı çıkmıyor” dedi kendi kendine.

Sirke topuklarından aşağıya doğru akıp yere dökülmeye başlamıştı. Artık beden bir yay gibi gerilmişti Aysel’in. Parmaklarını kıvırıyor , geri çekiyor fakat ne yapsa nafile. Sanki kor döşemişlerdi tabanlarına. “Bu kadar acıya dayanılır mı” diye geçti içinde. Ve tekrar her taraf karardı. Soğuk su tekrar dünyaya döndürmüştü onu. O an tekrar sopanın acısını his etmeye başladı tabanında. Bu sefer sıra öbür ayağındaydı. Adamın üstü başı kan olmuş, kendinden geçmiş bir halde sopayı tabanlarına indiriyordu. Aysel artık tepki vermiyordu. Bu onu çileden çıkarıyordu. Bu güne kadar konuşturamadığı kimse çıkmamıştı. 20 yaşında ki bir kızla mı baş edemeyecekti. Şanına yakışırımıydı bu. Islak bezi alıp kızın tabanındaki kanı temizlemeye çalıştı. “Tanrım nasıl bir insan bu” dedi kendi kendine. Hangi insan buna dayanabilirdi. “Konuşmuyor, konuşturamıyorum. Bu nasıl iş” diyordu adam. Bir yandan da iniltiler içinde kıvranan kıza bakıyordu. Gözlerinden akan yaşlar, şakaklarından aşağıya süzülüyordu Aysel’in.

Birden” Anne, anneciğim” diye hıçkırarak ağlamaya başladı. “Anne, çok acıyor. Artık dayanamıyorum.” diye haykırarak ağlamaya devam ediyordu. Donup kalmıştı. Onca insanı konuşturan adam 20 yaşındaki bu gencecik kızın karşısında eriyip kalmıştı. Parmak ucuyla biraz önce okşadığı o yumuşacık, süt gibi olan tabanların üstünde dolaştı. Derin yarıklardan parmağına kan bulaşmıştı. Gencecik , hayatının baharında olan bu kızın kanı. Parmağına baktı. Kan damla damla yere akıyordu. Bir yandan da genç kızın hıçkırıkları tırmalıyordu beynini, ruhunu. Bu kadar mı caniydi, bu kadar mı insafsız, merhametsizdi. Öbür dünyada bunların hesabını nasıl veririm diye içinden geçirdi. Masayı dolaşarak, Aysel’in baş ucuna geldi ve önünde diz çöktü. Elini başına koydu ve saçını okşadı. Yanaklarından yaşları ince ince dökülmeye başlamıştı. Eğilip yüzünü saçlarının arasına gömdü Aysel’in. Ağladığını görmesini istemiyordu. Aradan ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyordu. Aysel’in göğüsün inip kalkıyordu. Bir oh çekti ve seslendi. “ Gelin alın şunu.” Memura “ Temiz bu. Tedavisini yaptırıp, salın” diye talimat verdi. “Ben gerekli işlemleri yaparım” Duvarın dibine yürüdü ve yere çömeldi. Ellerini başının arasına aldı ve düşündü. “Buraya kadar. Artık hesaplaşma zamanı geldi.

Annem Ve Selin 4

Tekrar merhaba.Uzunca bir suredir yazamamıştım.. Selin eve geri döndüğünde sürprizinin yanında getirdiği iki arkadaşı olduğunu anlamıştım. Kızların hicbirseyden haberleri yoktu. Ikiside alimli ve güzel kızlardı. Birinin adi Müjde diğeri Ayca idi. Selin kızların ayakkabılarını çıkarttırmadı. Aslında beni görünce kızların suratları asılmıştı biraz. Sanırım evde bir erkeğin olmasını beklemiyorlardı. Salona gecip oturdular. Selin beni onlara bu akşamki köleleri olarak tanıştırdılar. Kızlar hiç bisey anlamadıklarını söylediklerindeyse Selin manalı manalı gülerek “anlarsınız anlarsinizz” demişti. Sonra da bana dönerek aç olduklarını ve hemen yiyecek biseyler hazırlamamı söyledi. Yemekten sonar ise biraz dertleşip içmek istiyorlardı. Getirdikleri biraları hemen dolaba koydum. Ve onlara aksam yemeği olarak fırında tavuk pişirdim. Mükemmele yakın bir sofra olmuştu. Ama Selin yemeğinin tuzsuz olduğunu bahane ederek bana söylenmeye başlamıştı. Arkadaşlarının önünde bana bu şekilde davranması yüzümü kıpkırmızı yapsana hoşuma da gitmiyor değildi. Selin beni kafaya takmıştı bir kere. Sertçe neden ayakta olduğumu hemen ayakları altındaki yerimi almamı ve disardayken giydiği çizmelerini temizlememi emretti. Müjde ve Ayca şaşırmışlardı. Onlar şimdiye kadar bir oyunun ya da kaybedilen bir iddianın içerisinde olduklarını sanıyorlardı. Özellikle Müjde çok güzel bir kızdı.

Ben Selinin ayakları altındaki yerimi alırken beni assagilayici bir şekilde gülümsedi. Bir ara kafamı kaldırdığımda ayni gülümsemeyle bana bakıyordu. Halime acır gibiydi. Bu da bana çok büyük bir zevk veriyordu. Bense Selinin uzun siyah deri çizmelerini dilimle temizlemekle meşguldüm. Bir ara yine Müjdeye baktığımda ne bakiyosun abuk abuk diyerek bana bir tokat attı. Sonrada tepkime bakarak aşağılayıcı bi şekilde güldü. Sanırım hala olaya inanamadığı için de şaşırmış ifadesi vardı sesinde. Bir sonraki tokadı yememek için kafamı kaldırıp bakamıyordum suratına. Selin de ayağının ucuyla suratıma hafif bi tekme attıktan sonar beni ayağıyla Müjdeye doğru itti. Ne yapmam gerektiğini biliyordum. Hemen bu muhteşem yaratığın botlarını temizlemeye başladım. Müjde kendisini olaya çok çabuk kaptırmıştı. Acımış olduğumu düşündüğünden yemeği hak etmem için köpekler gibi kıvranmamı istedi. Ellerim ve ayaklarım havada köpekler gibi bir lokma bisey için yalvardım ona. Karşılığı ise ağzında çiğnediği tavuk ve ekmek karışımını ağzımın ortasına tükürmesi olarak aldım. benim halime bakarak gülüşüyorlardı. Ayçanın çizmeleri vardı daha sırada temizlenecek. Bana önce birer kahve yaptırdılar. Ve ben Ayçanın çizmeleriyle ilgilenirken kahvelerini içtiler. Yemekleri bitmişti ve bu arada kendi aralarında gülüşüyorlardı. Sonra Müjde önüme bir tabak koydu. Kendi yediklerinin artıklarıydı. Ve içine tükürmüşlerdi sırayla. Tam yemeğime saldırmak uzereydimki Ayca bi dakika bir dakika yemeğin çok kuru oldu dedi ve tabağı önümden çekiverdi. Giden yemeğin ardından mahsun mahsun bakışım hepsini çok güldürmüştü.

Ayca gıdığımdan okşayarak merak etme kopecik yemeğini alicaksin dedikten sonra mini eteğini kaldırıp slipini sıyırdı ve tabağıma biraz işedi. hah simdi tam kıvamında oldu dedi gülerek. Slipini kaldırmadan önce amini yalayarak temizledim. Bu arada Müjde de ağzında biriktirdiği balgamını büyük bir zevkle gözlerimin içine bakarak tabağıma tukurdu. Ortama çok çabuk uyum sağlamıştı ikiside. Selin se gülerek ve ezilmemden büyük bir zevk alarak bizi izliyordu. Bana yemeğimi bitirene dek eslik ettiler. Sonra Selin biz salona geciyoruz Önce kendini sonra da buraları temizle ve içki servisine basla hemen dedikten sonra gülüşerek salona geçtiler. Duyabildiğim kadarıyla Selin beni nasıl bu hale getirdiklerini ballandıra ballandıra anlatıyordu salonda. Dediklerini yaptıktan sonra salona geçtim. Selin bir de tasma almıştı benim için. Onu boynuma takti ve beni ciril çıplak soydu. Onların yanındayken bu gecelik ayağa kalkmam yasaktı. Hepsi ayakkabılarını çıkartmışlardı. Sırayla beni çağırıp ayaklarına masaj yaptırıyor ve yalatıyorlardı. Ayca çok güzel bi kız olmamasına rağmen çok düzgün ve bakımlı ayak ve bacaklara sahipti. En çok onun beni çağırmasını istiyordum. Gerçi diğerlerinin ayakları da mükemmeldi ama Ayçanınkiler bir başkaydı doğrusu. Aklına gelen bana bir fistic atıyor ve onun pesinden koşmamı gülerek ve zevkle izliyorlardı. Kızlar ve ben hayatlarımızdan memnunduk. ara sıra da ağızlarında biriktirdikleri biralarını benim ağzıma tükürüyorlardı. Müjde beni yanına çağırdı ve kafamı dizlerine koydurdu.. Bir köpeği sever gibi başımı gigimi okşuyor ara sıra bana çerezinden yediriyordu.. Bazen de ellerini uzatıp yalatıyordu. Dedim ya muhteşem bir kızdı. Sonra beni yine ayaklarına yönlendirdi ve o dur diyene dek tek tek bütün parmaklarını yalamama emmeme izin verdi. Muhteşem bir geceydi. Uc güzel bayan onların şehvetli ayakları ve ben…… Bu gecenin ilerleyen dakikalarını ve sonrasını daha sonra anlaticam. (Devamı Gelecek) Kendisine, ayaklarına köle arayanlar bana yazın

Yengemin Külotları

17 Yaşındayım, en büyük zevkim yengemin külotlarını, çoraplarını, sutyenlerini koklayıp, sikime sürmek, üzerlerine boşalmak. Fırsat buldukça da onu rontgenleyip, 31 çekmenin de keyfine doyum olmuyor. Daha hiçbir kadınla yatmadım, ömrüm hayallerimde yengemi sikerek boşalmakla, çamaşırlarına 31 çekmekle geçiyor desem yeridir. Bakalım yakalanmadan bu işi daha ne kadar götüreceğim. En büyük korkum yakalanıp, adımın sapığa çıkması. Aynı evde yaşadığımız için 31 çekmek için önüme her çıkan fırsatı değerlendiriyorum. Yeni bebeği olduğu için yeğenimi emzirirken ve yıkarken istemeden verdiği frikikler beni çıldırtıyor. Yeğenimi genellikle yatak odasında yatağa uzanarak emziriyor. Eğer evde kimse yoksa ve yengem de etekliyse bu emzirmeler benim için seks şova dönüşüyor. Yatağa uzanıp, memesini yeğenimin ağzına verince, sırtı kapıya dönükse benim 31 mesaim başlıyor. Sessizce kapı aralığından dikizlemeye başlıyorum. Eteği yavaş yavaş kalçalarına doğru sıyrılıp, bembeyaz bacakları ortaya çıkınca benimki de kazık gibi oluyor. Pamuk gibi bembeyaz ayaklarından başlayıp, kalçalarına kadar yaladığımı hayal ederek boşaltıyorum sikimi. Korkudan sikimi dışarı çıkaramadığım için üstüm başım batıyor ama olsun, ne yapayım.Yeğenimi yıkarken de, eteği ıslanmasın diye eteğini toplayıp, külotunun lastiğine sıkıştırınca bu manzaraya siz dayanın bakalım.Kalçalarının arasına giren külotunu bembeyaz bacaklarını, su içindeki çıplak ayaklarını seyrederek 31 çekmek ayrı bir keyif oluyor benim için. Ağabeyim, karısına benim akıttığım kadar sperm akıtmamıştır valla.Diğer bir zevkim de, ağabeyimle geceleri işi bitirdikten sonra banyo yapmasını beklemek. Gece su sesi duyunca hemen uyanıyorum. Su sesi kesilene kadar bekliyorum. Sonra doğru banyoya koşuyorum. Kirli çamaşır kutusundan biraz önce çıkardığı sıcaklığı üstünde hala duran külotunu buluyorum. Külotunun am bölgesi genelde ıslak oluyor. Önce kokluyorum, mis gibi am kokuyor, içimi geçiriyor bu koku. Sonra yalıyorum ıslaklığını. Sikim anında kazık gibi oluyor. Sikimi boşaltıyorum külotunun üstüne. Kışın da en büyük zevkim çoraplarına boşalmak. Artık havalar serinledi, genelde çorap giyiyor. Evde çoraplı çıplak ayaklarıyla dolaşması, bacaklarının yürürken birbirine sürtünmesiyle çıkan çorabın hoş sesi beni öldürüyor inanın.

Dün yine olağan çamaşır 31 çekmek için kirli kutusunu karıştırırken, ten rengi çorabını içinde beyaz külotuyla buldum. Bayağı buruşturup atmış kutuya. Açınca, külotunun ağında pedi olduğunu fark ettim. İlk kez kanlı pedini gördüm bunca zamandır. Demek aceleyle çıkarmış, pedini de unutmuş içinde. Sikim anında taş oldu tabii ki. Amının kanı külotuna da geçmiş, boktan ped kullanıyor demek ki, televizyon reklamlarındakilerden değil yani sızdırmış.Bu kez; kanlı ped, çorap ve külot üçgenine boşalttım sikimi. Çok keyif aldım ama kanlı pedini koklamaya cesaret edemedim midem bulanır, tiksinirim diye korktum. Bugün kot pantolonlu ve siyah çoraplı. Bu kez de, ayaklarını seyrederek boşalttım sikimi. Yeğenimi emzirirken, ayak tabanlarını, topuklarını emdiğimi, yaladığımı hayal ederek 31 çektim. Bu da çok keyifliydi.

Ayak Kölesi

Merhaba sizlere başımdan gecen bir olayı anlatmak istiyorum.2002 yılının mart ayında çalıştığım işyerine 20 yaslarında 1.75 boylarında bir bayan gelmişti. ayakkabı almak istediğini ve benim yardımcı olmamı istemişti.bende terettüp etmeden kabul ettim.ayağında deri botları vardı. ona yardım etmek için ne tür bir şey istediğini sordum.oda ayaklarını hoş gösterecek şık bir ayakkabı aradığını söyledi.bende ona çeşitlerimizi gösterdim.biran önce birini denemesini ve o botların altındaki ayaklara dokunmayı istiyordum.çünkü gözlerim ayaklarındaydı ve oda bunu fark etmişti.ve sonunda bir ayakkabıyı denemeye karar vermişti.ayakkabıyı ayağına giydirmek için eğildiğimde diğer ayağını dizime koymuştu.artık yavaş yavaş tahrik olmaya başlamıştım.daha fazla dayanamazdım.ona ayaklarının çok olduğunu söyledim.bana dönerek tatlı bir gülümsemeden sonra istersem öpebileceğimi söylemişti. O an orda olmayacağından telefon numarasını istedim.çünkü dükkan kalabalıktı.oda kaçta çıktığımı sorarak beni bir saat bekleyebileceğinmi söyledi.bende iş yerimden izin alarak onunla gelebileceğimi söyledim. oda kabul etti.

Onunla beraber onun evine gittik.ailesi İstanbul dışındaydı eve girdiğimizde bana neler yapabileceğimi sordu.bende istediği herseyi yapabileceğimi söyledim.bana ayaklarının şiştiğini söyleyerek masaj yapmamı istedi.bende o muhteşem ayaklarını yavaş yavaş ovmaya başlamıştım. Daha sonra bir kaba su koymamı ve ayaklarını yıkamamı istedi bende emirlerine itaat etmeye başlamıştım.ayaklarını yıkadıktan sonra o güzel ayakları kurulayıp öpmeye başlamıştım.daha sonra sırt üstü yerde yatmamı istedi sağ ayağını sikimin üstüne sol ayağını da karnıma koymuştu. artık çok fazla zevk almaya başlamıştım.daha sonra ayaklarını suratımın üstüne getirerek gezdirmeye başlamıştı.bundan çok büyük zevk duyuyordum.bu olaylar devam ederken birden kapı çaldı.korkmuştum oysaki okul arkadaşı gelmişti.okul arkadaşı ne yaptığımızı sorunca oda benim fetişçi olduğumu söyledi.artık okul arkadasıda bize katılmıştı.ikiside koltuğa oturarak benim uzanmamı söylediler.birisini ayakları sikimin üstünde diğer ayaklar ise karnımda idi.daha sonra ayağa kalktılar ve biri sağ ayağını karnıma sol ayağını suratıma koymuştu.artık patlamak üzereydim.diğer ayaklar ise yaragımın üstünde idi.okul arkadaşı suratımdaki ayağını yalamamı istiyordu.artık patlıyordum.ve sonunda sikimin üstündeki kızın ayaklarına patlamıştım.artık saat geç olmuştu ayrılma vakti geldiğinde son bir defa ikisinin ayaklarını öperek oradan ayrılmıştım. Şimdi yeni sahipler arıyorum benim gibi köleye sahip olmak isteyen bayanlar bana mail atınız.

Küçük Efendim

Teyzemin berrak adında 16 yaşında bir kızı vardı. Onun kölesi olabileceğimi hiç düşünmemiştim. Ama artık onunda kölesiyim. Bu köleliğim ise şöyle başladı. Teyzemler bir gün bize gelmişlerdi. Annemlerle dışarı çıkacaklardı ve bende evde olduğumdan Berrak’ı bana bırakmışlardı. Ben sırtım ağrıyordu ve yere uzanmıştım. Berrak hemen yanımda koltukta oturuyor ve konuşuyorduk. Bir ara berrak mutfağa bir şey almaya gidecek oldu. Geçerken karnıma basıp geçti. Ben hiçbir şey demedim. Tahrikte olmuştum. Berrak dönüşte tekrar karnıma basarak geçip oturdu. Fakat bu onunda hoşuna gitmişti. Çünkü az sonra tekrar bir şeyler almaya gider gibi yapıp karnıma basıp geçti. Ben buna hiçbir şey demiyordum. Dönüşte bu kez karnıma bastı fakat geçmedi. İki ayağıyla zar zor dengesini sağlayarak üzerimde duruyordu. Bana baktı ben hiçbir tepki vermedim yine. Bunun üzerine o göğsüme geçti ve sağ ayağını kaldırıp “yüzüne basayım mı” dedi gülerek. Ben yine tepkisiz kaldım. O ise “basarım bak” diyordu. Dediğini yaptı ve ayağını önce yüzüme değdirip çekti.

Bir tepki vermediğimi görünce bu defa ayağını iyice yüzüme yerleştirdi ve yüzümün her yerinde gezdirmeye başladı. Yüzümün her yerine ayaklarını sürtüyordu. Gittikçe daha sert bastırıyordu. Nihayet ayaklarının altında tüm gücüyle ezmeye başladı. Bir süre böylece devam ettikten sonra ben ağzımı biraz fazlaca açtım. Ağzıma sokmasını çok istiyordum. Ve az sonra istediğim olacaktı. Berrak ayağını yavaş yavaş ağzımın üzerine getiriyordu. “Ağzına sokayım mı” dediğinde içimi sevinç kapladı fakat yine tepkisiz kaldım. O ise yine önce korkarak ağzıma sokup çıkardı. Ardından da ayağını sokabildiği kadar ağzıma soktu. Bir yandan da “yala yala” diye söylenmeye başlayınca acayip tahrik oldum ve dayanamayıp bileğinden yakaladım. O ise çok korktu ve düştü. Ama ben ayağını bırakmıyordum. Sokabildiğim kadar ağzıma sokup yalıyordum. Berrak bir yandan ağlarken bir yandan da ayağını bırakmam için diğer ayağıyla yüzümü tekmeliyordu. Çok korktuğu belliydi. Fakat ben bırakmıyor ayağını sürekli yalıyor dilimi oynattığı parmaklarının çevresinde gezdiriyordum. Nihayet 4-5 dakika sonra bıraktım. Berrak hala ağlıyordu. Ben yine hareketsiz kaldım.4-5 dakika benden uzakta kaldıktan sonra yine yanıma geldi. Bu kez ağlamasının acısını çıkartacaktı. İlk yaptığı suratıma sert bir tekme atıp kaçmak oldu. Canım yanmıştı. Bir tepki vermediğimi görünce yine yanıma yaklaştı ve yüzüme ard arda tekmeler atmaya başladı. Sonunda burnum kanamıştı. Fakat ben yine hareket etmiyordum. Yine ağzımı açtım ayağını sokması için fakat o gelip eğildi ve ağzıma tükürüp kaçtı. Tepki vermeyince yine gelip ard arda ağzıma tükürdü. Sonra girişe yöneldi. Ben ne yapacak diye beklerken ayakkabılarını aldı ve yanıma gelip göğsüme oturdu. Sonrada ayakkabılarının birini ağzıma sokup arkasından bastırmaya başladı. Sanki ayakkabılarını yedirmeye çalışıyordu. Bu sırada da yala yala diye bağırıyordu. İki ayakkabısını da uzun süre ağzıma sokup çıkardıktan sonra üzerimden kalktı.Bende doğruldum ve berrak’a bu olanları kimseye anlatmazsa istediği zaman onun ayaklarını öpüp kölesi olacağımı söyledim. Oda kabul etti. Fakat ayaklarını öpmemi istedi. Bende zevkle eğilip ayaklarını öptüm ardından da ayakkabılarını elime alıp bir güzel yaladım. O gün belki de en küçük efendinin kölesi olmuştum. O günden beridir de berrak bize geldikçe ayaklarını öpmeyi ve onun emirlerini yerine getirmeyi sürdürüyorum. Şu anda berrak 16 yaşında ve liseli harika bir kız. Tabi ki hizmetimi onun emriyle onun arkadaşlarına da sürdürüyorum

Kazaklı Hoca 3

Bu sabah bir garip uyandım, sanki hayatım baştan aşağıya değişecekmiş gibi hissediyordum. Günlük okula gitme hazırlıkları koşuşturması içinde sabahın bir körü içim nedense kıpır kıpırdı. Çantamı hazırlama zamanı geldiğinde ders programına bakmıştım. Son ders Matematik, öncesi Kimya, Edebiyat… İlk ders Fizik! Unutmuştum tamamen…. “Ben bittim!” Ne olacaktı… Nasıl bitecektim? Heyecandan ellerim titremeye başlamıştı ve okula gidene, derse girene kadar beynim bu sorularla allak bullaktı. En yakın arkadaşlarımla bile kafamın yoğunluğundan konuşamaz durumda, kaçamak cevaplar veren, bir idiot gibi ortalıkta dolaşıyordum.

Ve işte zil çaldı…Kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Kapı açıldı ve…. O girdi içeri…. Allahım! Gözlerime inanamıyordum.

– Günaydın çocuklar!

– ?!!

Daha önce hiç giymemiş olduğu gri, dar, boynunu tamamen saran balıkçı yakalı kalın bir kazak giymişti, altında gri dar mini eteği ve gri kalın çorapları… Ama daha da önemlisi benim için detayları tamamlayan kazağının üzerine giydiği bel hizasına gelen omuzundaki tüyleri yanağına kadar gelen tiftik siyah hırkası… Hep hayallerini kurduğum ve görmem imkansız dediğim bir fetiş kıyafeti ile karşımda idi. “Sen bittin!” …… Evet haklı idi…. Çözmüştü beni. Mırıldanarak : “Ben bittim!” diyebildim kendi kendime… Standart bir ders gibi başlamıştı, ama benim umurumda değildi ders, karşımdaki kadın beni bambaşka alemlere sürüklemişti. Her hareketini detayları ile inceliyor, gözümü ondan alamıyordum. Arada bir göz göze geliyorduk ve mayhoş bakışlar alıyordum ondan. Nerede ise bir rüyada olduğumu bile söyleyebilirim… Ta ki:

– Gökhan Bey! Siz de derse katılmak istemez misiniz?

– Efendim? Şey ben, zaten dinliyordum…. Buyrun….

– O zaman bize şu soruyu tahtada çözersiniz değil mi?

– Tabii ki…

Kürsüsünde oturuyordu… Soruyu almak için yanına gittim ve kitabı almak için elimi uzattığımda ustaca bir hareketle üzerindeki hırkalı kolunu elimin üzerine yerleştirdi ve sınıfa dönerek:

– Bakalım Gökhan Bey yeteri kadar aramızda mıymış?

Ne yağacağımı şaşırmış durumdaydım, kolu elimin üzerinde ve o tüyler ellerimin üzerinde kayıyordu. Gerçekten beynim tükenecek durumda idi… Böyle bir durumda iken elbette o soruyu çözemedim ve tüm sınıfın önünde:

– Görüyorsunuz ki bazı arkadaşlar, ders içinde hayallerinden kendini alıkoyamayıp en kolay şeyleri bile yapamaz duruma geliyor… dedi.

Hiç bu kadar aşağılanmamıştım. Büyük ihtimalle kıpkırmızı bir durumda:

– Özür dilerim hocam, bir daha bunun olmasına izin vermeyeceğim, diyebilmiştim.

Kitabını vermek üzere ona doğru yöneldim ve uzattım kitabı. Kitabı alırken bana fısıldayarak “Öğle tenefüsü bana geliyorsunuz!” dedi.

– Peki hocam, diyerek itaat ettim.

Yerime giderken beynimde kıvılcımlar çakıyordu. “Allahım yine mi?”

Leyla Ve Kölelik

18 yaşımdaydım mastürbasyon yaparken hep kadınların kölesi oldum bazı fanteziler kurardım.yine azdığım bir gün artık hayal kurmanın yeterli gelmediğini düşündüm ve komşumuz Leyla ablanın kapının önüne bıraktığı terlikleri yalamaya karar verdim.Leyla 36 yaşında180 boyunda 83_85 kiloluk tam bir dominant kadını andırıyordu.çok büyük kalçaları vardı vede göğüsleri.kocası gemici olduğundan 4,5 ayda bir gelebiliyordu evine .neyse ben operasyona başladım .annemler memlekete gitmişti.senede iki üç defa giderler ve en az bir ay kalmadan gelmezler.akşam dokuz sularıydı.oturduğumuz bina tek katlı iki daireli idi ve büyük etrafı ağaçlarla kaplıydı sahil kesiminde oturduğumuz için zemin kumdu.hemen dışarıya çıktım leylanın terlikleri kapının önündeydi ve içerinin ışığı yanıyordu yani güvendeydim.gelirse hemen kaça bilirdim meğerse yalın ayak dışarı çıkıp çamaşırları toplamışken bol tuzlu terliğini yalarken birden bana ne güzel yalıyorsun sen öyle dedi önce dona kaldım ve beklemeye başladım benim paniklediğimi anlığınca rahatlatıcı şekilde konuşmaya başladı bunların normal olduğunu ve eğer istersem ayaklarını bile yalayabileceğimi söyledi evet gerçektende rahatladım.

Daha sonra kendisinin bir kölesi olmasının fena olmıyacagını söyledi ve ben önce hayır dedim. oda sadece bidefadan ne olacak hem aramızda kalacak dedi ve aklım yattı içeri girdim oda arka depoya gidip bir süre sonra elinde bir kutuyla geldi kutudan ipi çıkardı önce elerimi yatagı sağ ve sol topuzlarına bağladı.daha sonra bacaklarımı katlayarak bagladıdiz kapaklarımdan gçirdigi ipi elerimi bağladığı yere bağladı ve gerdirdi üzerinde bir tayt ve tshrtt vardı bacaklarımı açmış bir vaziyetteydim ve kıpırdayamıyordum bile zaten benden daha iri ve güçlüydü.daha sonra kirli sepetinden aldığı bir donunu ağzıma sokup bastırdı çok canım yandı ve korkmaya başladım kilodu o kadar büyüktiki ağzım tamamen dolmuştu ve daha sonra kutusundan çıkardığı bir bantla ağzımı bantladı artık tamamen etkisiz haldeydim bir kamera getirip yatağı yanına yerleştirdi beni net bişekilde kaydediyordu.beni tehdit edicegini anladım ve basım beladaydı. konuşmaya başladı birazdan seni tam anlamıya ve ölene dek kölem yapıcam dedi ve suratıma tükürdü taytını çıkardı ve inanılmaz bir manzara çıktı ortaya götü taytlı halinin neredeyse iki katıydı siyah bi kilodu vardı ve götünün arasına kaçmıştı bense bacaklarım açık bir şekilde onu bekliyordum birden yatağa çıktı elinde bir eldiven vardı penisimi eline alıp asılmaya başladı ve ben boşaldım hemde hiç boşalmadığım kadar menilerimi bir tasa koydu yan odaya geçti döndüğünde lastik bir don giyinmiş ve ucunda da takma bir penis vardı beni sikicegini anladım ama sadece ağlıya biliyordum vucuzumu çok sıkı bağlamıştı.eldivenli elini menilerimin olduğu tabağa soktu meniye bulanmış parmağını göt deliğime sokmaya başladı önce bir sonra iki ve üç parmagınıda götüma sokup çıkarıyordu bense sadece aglıya biliyordum eliyle biraz alıştırma yaptıktan sonra takma penisini deliğime dayadı ve ittirmeye başladı ben ağlarken onun hiç bi şey umurunda değildi zevkten gülüyordu beni bisüre o pozisyonda sikti.üstümden kalkıp kameradaki kaseti aldı ve gitti sanırım bir saat sonra geldi bu arada titreşimli penisi götümde bırakıpta gitmişti neyse beni çözdü kaseti bir arkadaşına verdiğini söyledi ve gerisini sen düşün dedi

Annemin Külotları

Gecen yazdı yazlığımıza gitmiştik babam hiç gelmez yazlığa hafta içi işleri icabı annemle ben tek kalırız annem denize girmeyi çok sever denizde falan şakalaşırız bazen elim poposuna değer güleriz annem sarısın seksi bir kadın 38 yaşında denize beyaz bikinisi ile girerdi ıslanınca götü nerdeyse tam belli olur herkesin gözü onda olurdu babam olcumu kırmızı mayosunun giyerdi gene Ogün denizde annem bende evde 31 cekecem porno kaset koydum çocuk annesini beceriyor filimce çok azdım annemin bir kilodunu alıp sikeme sürttüm boşalana kadar bu böyle 1 ay sürttü külotlarına boşalmam artık anneme anne deyilde bir seks makinesi gözüyle bakıyordum yazlıkta annemi sikmek istemeyen yokdu kesin belki de sikmişte ola bilirlerdi evden çok dışarıda idi azda içki içmesini severdi babanla karşılıklı çok içerlerdi balkonda o gün annem eve gelmiş mayosunu cıkartıyodu odasında götü tam karımda idi çok azmıştım sonra sarı bir külot giydi harika bir manzara idi sonra eteğini çekerken oradan uzaklaştım fark etmesin diye komşunun nişanı varmış oraya gidiyordu bende giyindim çıktık evde nişan yapıyorlardı 3 kat altımızda fazla kalabalık deyildi annem nerdeyse gelinden daha seksi idi baya bir içki içildi annemde dahil annemle dans eden iki kişi oldu sonrada benle dans etmek istedi belinden tuttum göğüslerini hissetiyodum tenimde çok azmıştım

Annem kulağıma beni eve götür yoksa buraya kusacam dedi rezil olacaz çok içmişim dedi ve eve çıkartırken artık baya sallanıyordu eve çıkar çıkmaz wcye koştu kusmaya başladı tam arkasında belinden tutmuştum 17cm lik sikim tam poposuna dayanmıştı his ses yoktu baya kustu sonra hemen eteğini sıyırdı kilodunu indirdi ve işemeye başladı şok oldum ben külotunu çekti eteğini indirmeden odasına gitti o sarı kiloduna hastaydım zaten arkasından gittim öyle yattı götü bana gel diyordu sanki ama yanaşmadım aradan 15 dakika sonra gittim aynı halde yüz üstü yatmış götü dışarı çıkıktı zaten az kilodunun üstünden elledim ses yok kilodunun üstünden yalamaya başladım götünü sonrada malum sıyırdım tamamen çıkardım sonra ölü gibi yatıyordu sikimi sürtüyordum korkarak az kıllıydı ama az belinden tutup karnına bir yastık koydum ama götü bana dönük harika manzara vardı yaladım göt deliğini sonrada amını sikimi gezdirdim amında götünde az soktum amına hiç ses yok daha sikime az krem sürttüm zorlanmamak için sikim yavaşça süzüldü derinliklere aynadan da izliyom kendimi annemi sikiyodum altımda yatıyordu 6 7 dakika devem ettim boşalana kadar sırtına boşaldım hemen tabiki o muhteşem götünüde sikmek istiyordum ama dardı baya acırda uyanırmı derken parmağımı soktum bile derken ikinci parmağımda içinde idi gene sikimi ve göt deliyini kremledim az soktum gayet rahat kaydı yarısına kadar anlaşılan götten işikiye girmişti daha önce sokup çıkartırken artık okşuyordum amınıda baya siktim bu vaziyette bütün döllerimi içine boşaldım çıkartamadım içinde döl varken giydirdim kilodunu tam o sırada yataktan kafasını aşağı eydi gene kustu çok içmişti benim sikim ortada da duruyordu az inmiş vaziyette karnında yastık falan korkudan ölecektim öylece yan döndü sızdı gene kilodu dölümden ıslanmıştı artık böyle sabaha kadar uyudu. ertesi gün donunu banyoda gördüm resmen döl kokuyordu anladımı anlamadımı halen bilmiyorum arkadaşlar ama ondan sonra benimle denizde falanda hiç sakalaşmadı.

Ayaklarını Sürüyordu

Ben 16 yaşında Ankaradan bir gencim… Ayak fetişisti olduğumu 10 yaşında fark ettim. Size geçen sene başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Geçen senenin sonlarına doğru bir cuma günü 6-7 kişilik arkadaş grubuyla dersane sınavına girecektik ve okul çıkışından sonraki 2 saati okulda geçirmeye karar vermiştik. Aylak aylak okulda dolaşırken yakın arkadaşlarımdan biri yukarıdaki sınıflardan birinde bir kızın ayakkabılarını çıkarmış bir şekilde sıranın üstünde oturduğunu söyledi. (Çoğu arkadaşım ayak fetişisti olduğumu bilir). İsmini hatırlamıyorum da o kızın ayaklarından tahrik olan kız olduğunu da söyledi bana. Uzun zamandır aradığım fırsatı bulmuştum; çünkü o kıza açılmak ve bu konuları konuşmak için hiç fırsatım olmamıştı. Hızlı bir şekilde merdivenleri çıkıyordum ve birden beni bir heyecan sardı;çünkü bu ilk fetiş deneyimim olacaktı. Daha hiçbir ayağa dokunmamıştım, bunca yıl boyunca bütün vaktim onları hayal etmekle geçmişti. :))Daha sonra sınıf sınıf aramaya koyuldum ve sonunda bulmuştum. Muhteşem ince siyah külotlu çoraplarıyla ayaklarını sallıyordu. Süper dexterları da yerdeydi… Gerçekten bir garip olmuştum. Yavaşça sınıfa girdim ve o anki heyecanla napıyosun? dedim.

O da bana sana ne der gibi baktı ve yaklaş dedi. Heyecanım her adımda daha çok katlanıyor ve napıcağımı bilemiyordum. Bi anda ayaklarını benim alete sürtmeye başladı. Benim alet sertleşmeye başlamıştı. O sürtmeye, iki ayağının arasına sıkıştırmaya devam ederken bir yandan da gömleğinin üstünde memelerini okşuyordu. Ben artık zevkten delirir gibi olmuştum. Çabuk yere yat dedi ve üstümde tepinmeye aletimi ezmeye başladı. Her şeyinden zevk alıyordum ama istediği her şeyi o bana yapıyordu. Artık zamanı geldi diyerek arkasına geçip hoplatmaya başlıycaktım ki bir hademe geldi ve napıyonuz la burada yalnız dedi. İkimizde şok olmuştuk. O çaktırmadan dexterlarını giyerken ben de kitap kaybolmuş onu arıyorduk diye yalan uydurdum. Hademe yarın bakarsınız, sınıfları kilitliycem… Dedikten sonra bütün her şeyin bittiğini anladım. Oradan çıktıktan sonra dershaneye gittim ve tuvalette bir posta 31 çektim. Hem sınava 10 dakika geç kalmıştım. Hem hiçbir soruyu yapamamıştım, hem de yaptığım şeyden tamamen zevk alamamıştım. Eve gidince hırsımdan ağladım ve duvarlara onlarca yumruk savurdum… Geçen bir yıl içinde fetişizmle ilgili hiçbir şey yapmadım ve gerçekten artık bişeyler yapmak ve o günkü zevki ve heyecanı bir daha yaşamak istiyorum. Eğer fantezilerinizi ve doğal olarak benim fantezilerimi gerçekleştirmek istiyorsanız bana mail atın. Derya hanımla da tanışmak istiyorum… Ayrıca sanal-seks yapmak isteyenler tüm emirlerinize itaat edebilecek bir köleyim… Sizin de maillerinizi bekliyorum…

Fetişizmin Doruklarında

Merhabalar bu siteyi kuranlara öncelikle teşekkür ediyorum fetişizm tamda sitesiyle uyuşuyor. Ben 32 yaşına gelene kadar fetişizmin doruklarında gezmeye devam ettim tercihini erkeklerden yana kullanan erkeklerden değilim şimdiye kadar yapmadım yaparmıyım diye sorguladığımda hayır cevabını alsam da istisnalar devreye giriyor. Uzatmayayım uzun yıllar önce naylon çorapla tanıştım ve giymeye başladığımda etrafımdaki kızlar sıkıcılığından dolayı nefret ediyorlardı. Yıllarca içimde yaşattım tangalar naylonlar file çoraplar derken geçen yıl ayrıldığım kız arkadaşımla bundan 5 yıl önce karşılaştım. Beni 4 yıl boyunca uçurdu ayrıldım sebebi benim hazır olmadığım anda evlenmek istemesiydi şimdi hazırım ama artık o yok. Gelelim hikayeme kız arkadaşımla çıkmaya başladıktan bir süre sonra ayaklarının mükemmelliğiyle tanıştım. Ne tesadüftür ki oda ayaklar konusunda hassastı. Birbirimize açılmamız uzun sürmedi ve çılgınlıklar start aldı. Zamanla birbirimize yetmemeye başladık daha doğrusu ben ona yetiyordum da o bana ulaşamıyordu bazen ondan enteresan fikirler gelmiyor değildi annesiyle yaşıyordu ben onu annesiyle beraber hayal ederken bir gün bir şeyler oldu. Annesi o ve ben ayakkabı bakmaya gidecektik bana annesinin ayakkabı deneme sürelerini uzatabileceğini benimde yeteri kadar görsel bir şeyler toplayabileceğimi gece yatakta onu nasıl çıldırtacağımı söylüyordu .

Annesi yirmiye yakın ayakkabı, terlik vs. denedi tam dört saat boyunca ve ben tahmin edersinizki çıldırdım. Benim içimde de tanga ve naylon külotlu çorap vardı. . kız arkadaşım annesi ve ben eşit şartlardaydık. Sonra 4 çift ayakkabı ile döndük eve ertesi gün biz gittik aynı yerlere kız arkadaşıma bir şeyler aldık kendisine aldıklarının aynılarından bana da aldı. Günlerce ayakkabılar içinde gezdim evde mükemmel bir duygudur. Naylon çoraplar ince yüksek topuklar içinde olmak kadınlar farkında değiller yaşadıklarının. Zamanla bunlara ağda oje falanda eklendi yine bir gün kapılarını çaldığımda geç açtılar kız arkadaşım haber vermeden gelmemem gerektiğini annesiyle ağda yaptıklarını söyledi aslında ağda bacaklara değil özel bölgelere yapılıyormuş. Bacaklar için makineler imdada yetişiyor ama o özel bölgelerde mutlaka ağda olmalı. Bende pişkinliğe vurup anneni izleyelim dedim ve çok kızdı iyi bari girelimde sana da yapalım demesiyle neden olmasın dedim ama annesinin karşısına hayatta öyle çıkamazdım. Karar verdik başka bir gün o bana acı çektirecekti ve çektirdi .şimdi özlüyorum onu keşke beraber olsak ta bana acı çektirse . Geçen kış bacaklarım ağdalı gezdim tabiki kızlarla ilişki zor oluyor biriyle yatmadan önce uzamasını beklemek gerekiyor.

Fetishturkü bayadır takip ediyorum aşağı yukarı 10.000 sayfalık bir hikaye arşivim oldu başka sitelerde buna dahil ayak ve naylon çoraplarla ilgiliyse 20.000 nin üzerinde foto var korkum virüs giripte hepsinin yok olması. Anlayacağınız arkadaşlar hayatım sanal seks oldu ve ben bundan nefret ediyorum .Hikayelerde eş arayan değiştiren çiftler var dikkatimi çekti kadınlar erkek erkekler kadın olarak 3 ncüyü aralarına almak istiyorlar bir düşünün hem karın hemde senin istediğin tek olarak aranızda olamazmı.. Her neyse mail adresimi belirttim. Yazışmak isteyen seviyeli ve dürüst arkadaşlarla yazışmak isterim gay olarak ilişkiye girmek isteyenlere cevabım hayırdır. Çiftler yada bayanlar veyahutta benim gibi fetişizmi dorukta yaşayan arkadaşlar ile yazışalım . Bizi bizden başka sadece bayanlar anlıyabilir. Sınırlarının dışına çıkamayan farklılıklara açık olmayan baylar muhafazakarlar anlayamaz . Birde ilgimi çeken şu konu var son günlerde moda oldu kapalı kadınlar manyakça şeyler yaşıyor cinsellikte neden kapalılar o zaman cinsellik özeldir ve açıktır aynı zamanda kim kiminle ne şekilde ne yaşamak istiyorsa yaşamalı bunlar benim görüşüm. Katılmayan yada küfredecek olanlar ettikleri küfrün aslında direk kendilerine gittiğini gayet iyi biliyorlar boşuna zaman kaybı.