arkadaşımın karısının donu

arkadaşımın karısının donu
Selam ben Ankaradan onur Size çorap fetişi olduğumu söylemek isterim bu yüzden yapmayacağım yoktur Allah bu külotlu çorapları icat edenden bin defa razı olsun neyse uzatmayayım… az öncede dedim ya bu çoraplar yüzünden yapmayacağım yoktur hırsızlık bile yaptım şimdide onu anlatacağım size….Çok yakın bir arkadaşım var ve evli birisi ,ben ise bekarım sürekli olarak onlarla kızılayda buluşup okey falan oynar daha sonrada onlara gidip arkadaşın bilgisayarında oyunlar oynardık eşide arkadaşımda beni çok sever ve sayarlardı bu yüzden bana güvenirlerdi….Arkadaşımın eşi sürekli olarak kundura ayakkabı ve etek giyerdi ve altına da beni benden alan külotlu çoraplar giyerdi siyah ,ten rengi ,kahve rengi ,gri ,sarı ,fileli, renk renk çorapları vardı benim ona karşı kötü duygularım yoktu halende yok sadece çorapları beni deli ediyordu…..

Yine bir hafta sonu buluştuk ,hanımının üstünde lacivert bir mini etek yine lacivert süper ince bir külotlu çorap ve lacivert bir kundura vardı.Okey oynadık ve akşam onlara gittik arkadaşın hanımı üzerini değiştirip geldi yanımıza çoraplarını çıkartmıştı ve yatak odasında bırakmıştı ve ben o odaya giremiyordum çünkü arkadaş ve hanımı yanlış anlar diye korkuyordum….Yemek hazırlayıp birlikte yedik ve oturup TV. İzliyorduk birden telefon geldi ve arayan arkadaşın kayın pederi idi konuşmalardan anlaşıldığına göre kayın validesi rahatsızlanmış ve hastaneye gidiyorlarmış onlarında gelmesini istedi birlikte kalktık ve bende eve gideyim dedim arkadaşım biz hemen gidip geliriz sen evde kal ve arayan olursa koordinasyon kur dedi ve bu şekilde anlaştık onlar hanımı ile hemen çıktılar.. Acele çıktıkları için evin anahtarlarını da almadan çıkmışlardı. Bende evde tek başıma kalmıştım biraz oturduktan sonra aklıma arkadaşın hanımının az önce çıkardığı külotlu çoraplar geldi ve hemen yatak odasına koştum içeri girdim ve etrafa baktım ama çoraplar ortada değildi hemen etejer gözüme çarptı ve çekmecelerine sarıldım ilk çekmecede arkadaşımın eşyaları vardı ikinci çekmecede ise arkadaşın hanımının külotları duruyordu bir sürü külot çeşit çeşit siyah ,beyaz ,mavi, dantelli ,G-String, saten ,transparan.. çeşit çeşit ve renk renk külotu görünce sikim kalkmaya başladı hemen birkaçını elime alıp koklamaya başladım ve anladımki bu külotların bazıları daha önce giyilmiş ve yıkanmamıştı burnuma mis gibi am kokusu geliyordu yaklaşık 4-5 dakika külotların am kokusunu koklayıp yaladıktan sonra diğer çekmeceyi açtım veeeee karşımda sanki Kral Süleymanın hazinesi duruyordu. Bir sürü külotlu, külotsuz ,parlak, ince kışlık, fileli, jartiyerli, desenli,süper ince ,normal ince , pantolon çorabı, soket çorap , renk renk desenli seksi bir sürü çorap en üstte de az önce arkadaşın hanımının bacaklarına ve amına deyen lacivert süper ince olan külotlu çorap duruyordu hemen aldım onu elime ve koklamaya başladım daha yeni çıktığı için sımsıcaktı ve kokusu taze idi ayak tarafı hafif nemliydi bunun sebebide ayaklarının terlemiş olmasıydı ayak kokusu mis gibi sinmişti çoraba amını saran ağ kısmına geldim koklaya koklaya orasıda hafif nemliydi herhalde arkadaşın hanımı her hangi bir sebebten ötürü uyarılmıştı ve bu ıslaklıkta am suyu olmalıydı başladım koklamaya derin derin içime çekiyordum o kokuyu çektikçe sikim taş gibi oldu . çorabın ağ kısmını yalamaya başladım ve amının tadını aldım enfes bir tatdı bu tat başka hiçbir şeyde yoktur herhalde . çorabın ağ kısmını sikimin kafasına geçirdim ve 31 çekmeye başladım ve diğer elimi çorabın bacak kısmından içeri sokup ayak ucuna kadar getirdim çorabı tamamen koluma giydim ve ayak ucunu yalamaya başladım çoraptaki taze ayak kokusu ağzımın içinde çok hoş bir tat bırakıyordu ardından diğer bacak kısmınıda koluma geçirdim artık çorabı tamamen kollarıma giydim ve bir sağ ayak ucunu bir sol ayak ucunu yalıyordum hangi tarafı yalıyorsam diğer taraflada 31 çekiyordum bu anın hiç bitmemesi için dua ediyordum 31 çekmeye o kadar kaptırmışım ki çorabın ayak ucuna attırıverdim ve çorap bembeyaz sperm olmuştu artık çorabı yerine koymak tehlikeliydi …….

Hemen arkadaşı aradım cep telefonundan son durumu öğrendim işlerinin 1-1,5 saat kadar daha süreceğini ve arayanın olup olmadığını sordu ben de kimsenin aramadığını söyleyip kapattım ve doğru banyoya koştum ve çamaşır sepetini açtım ve orada arkadaşın hanımının amından çıkan beyaz dantelli donu ve tenrengi çorapları ile içiçe duruyor gördüm külotun am kısmı sararmıştı belliki bu onun amından akan suyu ve idrarın karışımı olan bir şeydi hemen elime o sarımtırak olan külotun am kısmını aldım ve yalamaya başladım yalarkende bir taraftan da kokluyordum külotu az önceki külotlardan daha ağır kokuyordu ama nedense bu ağır koku beni daha çok tahrik ediyordu ve yalarken aldığım tat daha güzel geliyordu ten rengi külotlu çorabın ayak kısmını sikime geçirdim ve 31 çekmeye başladım bir yanda da o kirli külotu koklayıp yalıyordum ve hemen boşaldım külotlu çorabın ayak kısmına menilerimi tıpkı bir prezervatif gibi tuttu bende elimle boşalttım döllerimi çoraptan artık bu çorapta benim olmalıydı ve hemen soyundum önce o beyaz dantelli donu giydim daha sonrada o süper ince lacivert külotlu çorapları giydim yavaşça tadını çıkara .çıkara çorapları giyerken tekrar tahrik olmuştum ve sikim yine kazık gibi oldu ardından da tenrengi çorapları giydim ve tekrar 31 çekip dışarı doğru fışkırdım en son kendi donumu kendi çoraplarımı ve pantolonumu giyip arkadaşı ve hanımını beklemeye başladım çok geçmeden geldiler ve ben hemen annelerinin durumunu sordum oradan da başka konular açıldı koyu bir sohbete başladık ben bu arada çok zevk alıyordum çünkü arkadaşın eşinin külotu ve iki tane külotlu çorabı benim içimdeydi ve ben her hareket ettikçe o çorabın bacaklarıma yaptığı hafif basınç beni aşırı tahrik ediyordu daha fazla tahriklere dayanamadım ve WC ye gidip bir daha 31 çektim o gece çoraplarla ve külotla yattım ve sabaha kadar 3 defa daha 31 çektim ve sabah sanki dünyanın en sikişken ve seksi karısını sikmişte uyanmış gibi uyandım ve çoraplarla beraber evime döndüm şimdi bu çoraplarda benim kolleksiyonumun bir parçası …..ve evde de defalarca bu külotu ve çorapları koklayarak boşaldım

İNANILMAZ BİR GECEYDİ…

İNANILMAZ BİR GECEYDİ…
Onu ilk gördüğüm anı düşünüyordum. Sarı ve uzun saçları, oldukça alımlı olan vücuduna daha da çekicilik katmıştı. Buluşma noktasına benden önce gelmişti. Arkası dönük bir şekilde çevresine bakınıyordu. Ona yaklaştığımı fark etmedi bile. Kısık bir sesle merhaba deyip, yüzünü bana döndüğünde gördüm, ilk defa o tatlı yüzünü. Tokalaştık ve yanağından bir öpücük aldım.
Defalarca msn de görüşmüştük ama ilk defa karşı karşıya gelmiştik. İkimizde biraz utangaç ve biraz mahcup bir şekilde birbirimizin gözlerinden alamıyorduk kendimizi. Aslında çok uzun süredir tanıyorduk birbirimizi ama ilk defa bir araya geliyorduk. Tatil için gitmiştim, İstanbul’a, ve orada kaldığım bir hafta boyunca iki kere daha buluştuk.
Aslında msn’de ve telefonda ne ateşli sevişmeler yaşamıştık. Ama sanki onları yaşayan biz değilmişiz gibi sadece birbirimizi seyretmekle geçmişti ilk buluşmalarımız. Arabamla giderken o güzel bacaklarını okşamamı saymassak eğer.
Aradan birkaç ay geçmişti. Biz telefonda ve msn de görüşmeye devam ediyorduk. Eşinin 15 günlüğüne yurt dışında olacağını ve beni tekrar görmeyi çok istediğini söylediğinde, aslında ben de onu çok özlemiştim.
Eşime söylediğim bir iş bahanesi ile İstanbul’a uçmaya karar vermiştim. Bütün bunlar bir film şeridi gibi aklımdan geçerken, pilotun iniş için alçalmaya başlıyoruz anonsuyla kendime geldim.
İndiğimde beni arabasıyla bekliyordu. Evine doğru yola çıktık. Kısa bir yolculuktan sonra, evine ulaştık. Eve girdiğimizde hala havadan sudan konuşuyorduk. Nihayet aylardır beklediğimiz an gelmişti. Baş başa kalmıştık.
Saatler gece 23:00’ gösteriyordu. Birşeyler içtikten sonra, başını dizlerime koyup kanepeye uzandı. Birbirimizi hem seyrediyor, hem de sohbet ediyorduk. Sanki kamera karşısında ateşli bir şekilde sevişen bizler değildik.
Saat 24:00’ü gösterdiğinde masaj yapayım mı diye sorduğumda, sanki ne istediğimi biliyormuş gibi bana gülümseyerek evet dedi. Ve elimden tutarak yatak odasına geçtik. Arkası dönük bir şekilde soyunmaya başladı. Üzerinde sadece külodu kalana kadar. Bana yüzünü dönmeden beyaz saten nevresimlerle donanmış yatağın içine yüzüstü yattı. Ben de ışığı kapatıp sadece iç çamaşırım kalacak şekilde soyunduktan sonra, onun bacaklarının üzerine gelecek şekilde oturup sırtına masaj yapmaya başladım.
Aylardır telefonda ve kamera karşısında beni deli eden kadın sonunda ellerimin altında idi. Omuzlarından ovmaya başlayarak sırtına masaj yapmaya başladım.
Benden 3 yaş küçüktü, 33 yaşındaydı. Sürekli spor yaptığı içinde harika bir vücudu vardı. Ve ben o harika vücudunun üzerinde ellerimle yarı masaj, yarı okşama karışımı bir şekilde dolanıyordum. Kalçalarına kadar indim. Yavaşça külodunu bacaklarından aşağı sıyırırken hiç itiraz etmedi. Kalçaları mükemmel görünüyordu.
Ellerimle kalçalarına masaj yaparken kendini daha da rahat bırakarak bacaklarını hafifçe araladı. Bacaklarını aralaması ile kaymak gibi duran kadınlığına dokunmamak için zor tuttum kendimi. Ama her şeyin bir sırası vardı…
Bacaklarından sırıyıp çıkardığımda külodunu, bende çoktan soyunmuştum. Ellerimle masaj yaptığım kalçalarından bacaklarına kadar indiğinde, ellerimin yerini dudaklarıma bırakarak, bacaklarından kalçalarına kadar olan bölümü öperek yukarılara çıktım.
Artık yüzüstü çevirmenin sırası gelmişti. Hafifçe yana kaydırarak yüzüstü çevirdim. Ve dudaklarından öpücük almak için yaklaştığımda yüzünü çevirerek, öpüşemeyeceğini ve dudaklarının sadece kocasına ait olduğunu söylediğinde çok şaşırdım. Bütün vücudunu bana sunan bir kadının dudaklarını saklaması çok garip gelmişti ama ben şimdi bunları düşünerek zaman kaybedecek değildim.
Boynundan o harika memelerine doğru indiğimde, çoktan irileşmiş meme uçlarını dudaklarımın arasına alıp emerek dilimle üzerinde dans ettim.
İkimizde eşlerimizin dışında ilk defa bir başkası ile birlikte olmanın heyecanı ile çoktan kendimizi sevişmenin ritmine kaptırmıştık. Ellerim bütün vücudunda dolanırken ben daha da aşağılara kayarak, dilimle bütün vücudunu keşfetmeye çalışıyordum.
Özellikle kaymak dibi duran amına geldiğimde, okşanmaktan ve memelerinin emilmesinden dolayı, hafifçe sulanmaya başlamış olması beni deli etmişti. Hafif bir dil darbesi ile tadına baktım önce. Sonra mis gibi kokan amının o narin dudaklarına dilimle baskı yaparak aralamaya çalıştığımda o çoktan bacaklarını iyice açmış ve daha derinlere girmem için başımı amına doğru bastırmaya başlamıştı. Bende bana verilen bu görevi layıkıyla yapabilmek için dilimle amının derinliklerini keşfe çıkmış, arada bir bızırına baskı yaparak da onu iyice kudurtmaya başlamıştım. Ne kadar emdiğimi hatırlamıyorum. Ama artık yeter seni içimde istiyorum demesi ile o tatlı amına dilimle yaptığım seyahati bırakıp, yukarılara doğru çıktım
Kalın ve damarlı yarağım çoktan kazık gibi olmuştu zaten. Üzerindeki yerimi aldığımda bacaklarını kendine doğru açarak çekmiş ve o tatlı amını bana sunmuştu. Emilmekten kızarmış amının dudakları arasına yarağımın başını yerleştirdiğimde ikimizin de heyecandan kalbi yerinden çıkacak gibiydi.
Onu boynundan emmeye devam ederken, bir yay gibi gerilmiş vucudum hedefine varacak oku atmak için harekete geçmiş, ve oldukca dar olan amının kalın yarağımla yararak içine girmeye başlamıştım.
İnlemeleri ve nefes alışverişi daha da sıklaşmış, sesleri odada yankılanmaya başlamıştı. Ama kasıklarımız birbirine yapışıncaya kadar benim durmaya hiç niyetim yoktu. Kadınlığının sıcaklığı ve ıslaklığı kazık gibi olan erkekliğimi daha da sertleştirmişti sanki. Seri bir şekilde ne kadar gidip geldiğimi hatırlamıyorum ama her girişim ve çıkışımda amının dudaklarının bir vantuz gibi yarağımı emdiğini çok iyi hatırlıyorum.
Üste çıkmak istediğini söylediğinde hiç itiraz etmedim. Hemen yer değiştirdiğimizde çoktan kalın yarağımı amının derinliklerine almış ve içinden çıkmama izin vermeden, amının dudaklarını kasıklarıma sürterek çok şiddetli bir şekilde boşalmıştı.
Gözleri yarı kapalı ve zevkten bütün vücudu uyuşmuş bir şekilde, üzerime yığılıp kaldı. Bir müddet üzerimde öyle yatmasına izin verdim. Ama çok kısa bir süre sonra, halen kazık gibi olan yarağım, o daracık amının içinde adeta zonklamaya başlamıştı. Kalçalarından tutarak yavaş yavaş alttan amına pompalamaya başladığımda o baygın gözlerini aralayarak derin bir ohhhh çekti. Bu defa üzerimde doğrulmadan ben alttan amına pompalayarak uzun süredir hayallerimi süsleyen kadının derinliklerine kadar kalın yarağımla giriyor ve ikimizde zevkten uyuşmuş vücutlarımızla birbirine sarılarak bu gecenin bitmesini hiç istemiyorduk.
Gün ışımaya başladığında ikimizde sevişmekten yorgun düşmüş, çıplak bedenlerimiz, tek vücut olarak kenetlenmiş bir şekilde uyuya dalmışız. Uyandığımda hala o yorgunluğun etkisiyle kendinden geçmiş bir şekilde uyurken seyrettim hayallerimi süsleyen ve bana inanılmaz zevkler yaşatan sevgilimi…
O gün akşama kadar yaşadıklarımızı ve o benden esirgediği tatlı dudaklarını dakikalarca nasıl şehvetle öptüğümü de başka bir zaman paylaşacağım sizlerle…

Dakar Senegal Maceramız.

Dakar Senegal Maceramız.
Karım, beni elindeki büyük ve keskin bıçakla kocaman bir ağaç kökünü yontmakta olan yaşlı zencinin başında bırakıp, içinde yüzlerce hediyelik ıvır zıvırın satıldığı yerli kulübelerinden birine doğru yürüdüğünde, çevredeki herkes gibi, ben de onu seyretmeye koyuldum elimde olmadan. Doğruyu söylemek gerekirse, hepimiz haklıydık. Gözlerimizin önündeki manzara, seyrine doyum olmayacak türdendi çünkü.

Yüksek topuklu, beyaz bilekten bantlı ayakkabısı, bembeyaz ve başdöndürücü güzellikteki bacaklarını, insana sanki hiç bitmeyecekmiş duygusu verecek kadar uzatmıştı. Tabii bunun bir nedeni de, üstündeki incecik beyaz pamuklu eteğin, akıl almayacak kadar kısa olmasıydı. Yumuşak kumaş, hafifçe aralarına girdiği yuvarlak kalçaların o güzelim bacaklarla birleştiği yerin yalnızca bir parmak altına kadar örtebiliyordu.

Gözlerimi biran ondan uzaklaştırıp, onu seyretmekte olan diğerlerine baktım. El sanatları pazarında, karımla benden başka beyaz yoktu. Çevrede ondan başka kadın da göremiyordum. Uzun lafın kısası, şimdi kulübeye doğru yürümekte olan karımı seyretmeye kendilerini kaptıranların hepsi zenci erkeklerdi. Her yaştan Senagalli zenci erkekler.

Karımın bu durumun farkında olduğu kesindi. Bu yürüyüşünden belliydi açıkça. Kalçaları, attığı her adımda, seksi bir şekilde çalkalanıyordu. Eteğinin altında külot olmadığını anlamak için, şöyle bir bakmak bile yetiyordu. Sıcaktan biraz da terlediği için, incecik kumaş, artık iyice girmişti kalçalarının arasına. Giysinin üst kısmı ise yine beyaz pamuklu ince askılı penye vardı. Ön kısmı kapalı olsada arkasında neredeyse tüm sırtını gösteren dekolte vardı. Attığı her adımda, kürek kemiklerinin arasından başlayıp belkemiği boyunca aşağıya kadar inen o baş döndürücü çukurluk da, kalçalarının sağa sola çalkalanmalarıyla birlikte hareket ediyordu.

Sonra gözüm, karımın hedefi olan kulübenin kapısına takıldı. İki zenci duruyordu orada. Neredeyse tüm Senegalliler gibi uzun boylu, sırım gibi vücutlu ve kuzguni siyah iki zenci. İkisinin de üstünde yerel giysileri, yani, uzun ve ana rengi beyaz, ama üzerinde rengarenk işlemeler olan entariler vardı. Yaşlarını tahmin edemiyordum ama, birinin diğerinden çok daha genç olduğunu anlayabiliyordum. İkisinin de gözleri karıma dikmişlerdi. Arkadan seyredenler göremiyordu gerçi ama, ben onların da gözlerinin önünde müthiş bir manzara olduğunu biliyordum. Sıcak olması ve karımın giymeyi sevmemesinden dolayı sütyen takmıyordu. Yumuşak ve incecik kumaşın altından, göğüs uçları belli oluyordu.

Sonunda kulübeye ulaştı karım. Önce o girdi içeriye, peşinden de, kapının önünde dikilip onu gözleriyle didik didik eden iki zenci. Artık onları göremez olmuştum. Başımı çevirip, dikkatimi yeniden o kocaman ağaç kökünü elindeki keskin bıçakla yontarak, bir su aygırı yapmakta olan yaşlı zenciye verdim. Gerçekten de hünerli elleri vardı ihtiyarın. Bir hayli sert olduğu anlaşılan kökü yontarken zorlanıyor, ama her seferinde ne eksik ne de fazla kesmemeyi başarıyordu. Öyle ki, insan onu seyrederken, zamanın geçtiğini farkına varmıyordu neredeyse.

Karımın az önce girdiği kulübeden yana baktığımda, hiç bir hareket göremedim. Bulunduğum yerden içerisi de görünmüyordu zaten. Sonra çevredekilere baktım. Herkes kendi işiyle uğraşıyordu. karımın daha o kulübeden çıkmamış olduğunu anlatacak bundan daha iyi bir şey olamazdı. Eğer çıkmış olsaydı, çevredekilerin ilgisi, elbette ki, onun bulunduğu yere yönelik olacaktı. İster istemez meraklandım biraz. Bu kadar zamandır ne yapıyordu ki içerde. Yaşlı zenciye, “elindeki işi ne kadar zamanda bitirebileceğini” sordum. Yapımını izlediğim bu güzel sanat eserini satın almak istiyordum zira. Söylediği kadarıyla, daha bir saat beklemem gerekiyordu. Bunun üzerine, ben de karımın girdiği kulübeye doğru yürümeye başladım. Su aygırını, daha sonra gelip alabilirdim nasıl olsa.

Kulübenin içi, dışarıdaki parlak güneşle kamaşmış olan gözlerim için, neredeyse karanlıktı. Bu nedenle, olup bitenleri görebilmem biraz zaman aldı. İlk farkettiğim şey, kulübenin içindeki koku oldu. Marijuana’nın o tatlı ve bayıltıcı kokusu. Gözlerim biraz alıştığında ilk gördüğüm ise karımın yüzündeki o müthiş ifadeydi. Gözleri hafifçe kısılmıştı. Ağzı aralıktı. Yüzünün hatları, son derece tahrik olduğunu belli ediyordu. Sonra ayrıntıları da fark etmeye başladı gözlerim. Üstünde yığınla küçük, el yapımı ıvır zıvırın olduğu bir masanın önünde duruyordu karım. Zencilerden genç olanı hemen yanındaydı. Yaşlı olanı ise arkasında.

– “Çok güzel bir yere gelmişiz sevgilim…” dedi karım beni görünce.

– “Nasıl yani..?”

Yabancı dille konuştuğumuz için, zencilerin bizi anlamasına imkan yoktu. karım, elini kaldırıp sımsıkı tutmakta olduğu şeyi gösterdi bana. Siyah, abanoz ağacından yapılma kocaman bir sikti bu. Parmaklarını çevresine dolamıştı karım. Sanki gerçek bir siki tutuyormuş gibiydi.

– “Sevgilim, beni sikecekler bunlar…” dedi sonra da.

– “Nasıl yani..?” diye sordum yeniden.

– “Biraz daha geç gelmiş olsaydın, i görecektin sen de sevgilim…”

– “Burada mı..?”

– “Evet burada… Sen içeri girmeden önce, arkamdakinin eli bacaklarımın arasına girmişti bile… Neredeyse amıma değmek üzereydi biliyor musun..? Ama sen gelince ürktü biraz. Çekti elini üzerimden…”

Birden son derece heyecanlandığımı hissettim. Sikim kalkıp kazık gibi oluverdi yeniden. Karımın böyle bir yerde sikilmesi ihtimali çok baş döndürücüydü doğrusu. Zencilere baktım. Konuştuklarımızı anlamadıkları için, biraz şaşkındılar. İkisi de öylesine uzun boyluydular ki, karım onların yanında çocuk gibi kalıyordu. Ama asıl çarpıcı kontrastı, onların siyahlıklarıyla karımın beyazlığı yaratıyordu.

– “Galiba işi bozdum öyleyse…” dedim karıma, “İstersen ben gideyim yine…”

– “Hayır hayır sevgilim… Sikilirken seyretmeni istiyorum…”

– “Ama bende çekindiler sanırım…”

– “Biraz sonra anlarlar ürkmeye gerek olmadığını… Sakın gitme n’olur… Sikilirken seyret beni… O zaman çok daha fazla zevk alıyorum, biliyorsun…”

Elbette ki biliyordum bunu. Üstelik, benim tek istediğim de buydu. Onun sikildiğini seyretmek, mümkünse katılmak, ya da onu sonra sikmek. Bundan müthiş bir zevk alıyordum.

Bu arada karım zencilere, benden ürkmemeleri gerektiğini göstermek istercesine davranmaya başlamıştı bile. Öbür elini de getirmiş ve bir eliyle dibinden sımsıkı tuttuğu o kocaman tahta siki, tıpkı gerçek bir sikmiş gibi okşamaya başlamıştı. Bunu yaparken de, gözlerini gözlerimden ayırmamıştı. Ama ben, zaman zaman gözlerimi onunkilerden uzaklaştırıp, zencilerin ne yaptığını izlemeye gayret ediyordum. İkisi de, büyülenmiş gibi karımı seyrediyorlardı. Arkasında olan yaşlının durumunu göremiyordum ama, yan ıbaşında duran genç zencinin entarisinin önü, bir çadır gibi kabarmıştı. karım nereye baktığımı farkettiğinde, gözlerini benden ayırıp, zencinin önüne baktı.

– “Nasıl kaldırdım sikini görüyor musun…” diye fısıldadı sonra da, ” Kocamanmış siki…”

Artık yalnızca oraya bakıyordu karım. Bu arada, bir elinde tuttuğu tahta siki, öbür eliyle sıvazlamayı da sürdürüyordu. Havada müthiş bir elektrik akımı oluşmuş gibiydi. En azından ben böyle hissediyordum. Birden, hala kulübenin kapısı önünde durmakta olduğumu farkettim. Sonra gözlerim, kenardaki beyaz perdeyi farketti. Kapının üstüne tutturulmuş bir perdeydi bu ve şimdi kenara toplanarak açılmıştı. Elimi uzatıp kapatıverdim perdeyi. Böylece, dış dünyadan biraz daha kopmuş oluyorduk. Aynı anda da, zencilerin iyice rahatladığını farkettim. Artık ikisi de benden ürkmemeleri gerektiğini ve karımı sikebileceklerini anlamış olmalıydılar.

Yaşlı zencinin yanındaki masanın üstünde küçük bir heykel duruyordu. İşaret edip onu istedim adamdan. Alıp bana uzattı. Ama bunu yaparken yerinden bile kımıldamamıştı. Hala karımın arkasındaydı yani. Üstelik aramızda bir de, karımın önünde durduğu ıvır zıvırla dolu büyük masa vardı. Ben de o da, kollarımızı iyice uzatmak zorunda kalmıştık. Bu arada zenci de, arkadan karıma yaslanmıştı tabii.

– “Aşkım…” diye fısıldadı karım, “Ne biçim bir siki var bu adamın… Sırtımı delecek neredeyse…”

Yüzünün hatları artık iyice gerilmişti karımın. Onu son derece iyi tanıdığım için, şu anda amınının dudaklarının alabildiğine şişip açılmış olduğunu, kaygan am sıvılarının tüm kasıklarını, hatta bacaklarını vıcık vıcık ıslak bir hale getirdiğini biliyordum. Sikilmek istiyordu. Benim önümde, bana seyrettirerek sikilmek istiyordu. Ve bunun gerçekleşmesine pek bir şey kalmamıştı. Gözleri yine yanında duran genç zencinin entarisinin önünde bir çadırı andıran kabarıklığa dikilmişti. Yaşlı zenciden aldığım heykelin üstündeki desenleri gösterdim karıma. Aramazındaki masa nedeniyle görebilmesi için masanın üstüne eğilmesi gerekiyordu. Bunu yapmak için de, iki eliyle birden tuttuğu tahta siki masanın ortasına dayayıp, ondan destek almıştı doğal olarak. Bu arada, özellikle arkasında durmakta olan zenci için öldürücü nitelikli bir şeyi de gerçekleştirmiş oluyordu. Böyle öne eğilince, kısacık eteği iyice sıyrılmış ve çıplak kalçaları, yarıya kadar meydana çıkmıştı.

Yine göz göze geldik karımla. O arada gözüm onun arkasında durmakta olan zenciye. daha doğru onun yapmakta olduğu bir harekete takıldı. Eli hareketlenmiş ve karımın bacaklarının arasına doğru yönlenmişti. Yeniden karımın gözlerine bakmaya başladım. Birden tüm vücudu sarsıldı ve gözleri iyice kısıldı.

– “Ohhhhh…” diye inledi, “Amımı avuçladı sevgilim…”

Şimdi biraz daha eğilmişti masanın üstüne. Beli bükülmüş ve kalçaları sanki yukarı kalkmıştı. Böylece eteği de, neredeyse beline kadar sıyrılmıştı artık. Zencinin öbür elini de getirip karımın kalçasını mıncıklamaya başladığını gördüm. O uzun parmaklı, kocaman ve kapkara elin, karımın bembeyaz teni üstünde gezinmesi o kadar tahrik ediciydi ki, sikim çatlayacak gibi olmuştu. Sonra yine gözgöze geldik karımla.

Gerçekten de ip kopmuştu artık. Karımın arkasında hala ayakta duran ve şimdi bir eliyle onun kalçalarını okşarken öbür eliyle de amını avuçlamış olan zencinin gözleri, hemen önündeki şahane manzaraya kilitlenip kalmıştı. Genç zenci de, şimdi bir adım geri atmış ve arkadaşının yaptıklarını seyretmeye koyulmuştu. Entarisinin önündeki çadır gibi kabarıklık, şimdi daha da büyümüş gibiydi.

Sonra karımın arkasındaki zencinin yavaş hareketlerle çömelmeye başladığını farkettim. Şimdi gözleri karımın kıçıyla aynı hizaya gelmiş, yüzüyle avucunda mıncıklamakta olduğu o güzelim am arasında bir karışlık bir mesafe kalmıştı. Derin bir soluk aldı zenci. karımın amından gelen o başdöndürücü kokuyu içine çekiyordu.

Zencinin karımın amındaki elini de getirip iki kalçasını avuçladığını ve onları birbirinden ayırdığını gördüğümde, daha da müthiş şeylerin gelmekte olduğunu anladım. Sonra da adamın kapkara kalın dudaklı ağzının kocaman açılışını ve başının öne gelip karımın kalçalarının arasına gömülüşünü seyrettim.

Karımın tüm vücudu, elektrik çarpmış gibi titredi. Yine gözgöze geldik onunla.

Gözleri zevkten iyice kısılmış, neredeyse birer çizgi haline dönüşmüştü artık. Ağzından küçük inlemeler kaçıyordu sürekli olarak. Zenci gerçekten de yalamanın ötesinde bir şeyler yapıyor olmalıydı ona. O bembeyaz kalçaların arasına gömülmüş başı sürekli hareket halindeydi. Gözlerini kapamıştı. Homurtulu sesler çıkarıyor ve bu, karımın kasıklarından gelen ıslak, şapırtılı seslerle karışıyordu. Aslında zencinin bu kadar hırslı olmasına hak veriyordum. Şimdi kocaman ağzının kapandığı yerdeki hazineleri benden iyi kimse bilemezdi ki bu dünyada. Gerçeği söylemek gerekirse, karımınki kadar güzel bir amı bulmak, neredeyse olanaksızdı. Bir ağız kadar biçimliydi. İçine sik almak istediğinde, dudakları şişip yine bir ağız gibi açılıyor, derinliklerinden kopup gelen kaygan sıvılarla sulanıyor ve seyretmeye doyum olmaz bir manzara haline dönüşüyordu. Şimdi de öyle olmalıydı manzarası. Ama bununla da bitmiyordu iş. Onun biraz altında, daha doğrusu karım böyle öne eğilmiş olarak durduğuna göre biraz üstünde de, o inanılmaz güzellikteki göt deliği vardı. Normal halinde küçücük ve pembe bir noktaya benzeyen, ama dokunulduğunda, içine girecek siki alabilmek için neredeyse anında açılmaya başlayan, o başdöndürücü göt deliği.

Hala ayakta duran öteki zenci de, tıpkı benim gibi, sabitleşmiş bakışlarla izliyordu olup bitenleri. Bir taraftan da elini götürüp, artık kazık gibi kalkmış olan sikini, entarisinin üstünden sıvazlamaya başlamıştı. Artık karımın tüm söylediklerinin gerçekleşeceğinden ve bu iki dev gibi zencinin, onu benim önümde sikeceklerinden kuşkum kalmamış, duyduğum heyecan sanki yüz kere fazlalaşmıştı. Ayaktaki zencinin entarisi, altında saklanmakta olan sikin büyüklüğü hakkında fikir edinmemi pek engelleyemiyordu. Bu da, heyecanımın, mümkünmüş gibi, daha da artmasına neden oluyordu. Ama adam öbür eliyle entarisinin eteklerini yukarı çektiğinde, bu konuda biraz aceleci davrandığımı anladım. İçinde başka hiç bir giysi yoktu ve şimdi ortaya çıkan siki, doğruyu söylemek gerekirse, kelimenin tam anlamıyla korkutucu bir manzara sergiliyordu. Gözlerimin önündeki, kelimenin tam anlamıyla bir allameydi. Adamın tüm vücudu gibi o da kuzguni siyahtı. O kadar büyük ve kalındı ki, gözlerime inanmakta zorlanıyordum.

Karım ise henüz onu bekleyen siki görmemişti. Vücudu dalga dalga kıvrılıp bükülüyor, zencinin ağzından kasıklarına yayılan zevkin etkisiyle kendinden geçmiş, inliyordu. Başı öne düşmüştü. Hala iki eliyle masanın ortasına dayadığı tahta sike tutunuyordu ve şimdi bu kocaman sik, yanağına değmeye başlamıştı. Nereyi, neyi seyredeceğimi biraz şaşırmış durumdaydım. Gözlerimi karımın yüzünden koparabildiğimde yusyuvarlak, bembeyaz kalçalarının arasına gömülmüş kapkara zenci başının hareketlerini seyrediyor, sonra da hemen onların yanıbaşlarında dikilmekte olan zencinin, o akıl almaz büyüklükteki sikini yukarı aşağı sıvazlayışını izliyordum. Böyle bir sikin karımın içine girmesi ihtimali beni hem ürkütüyor, hem de zevkten ürpertiyordu.

Karımın inlemelerinin küçük çığlıklara dönüşmesi, dikkatimi yeniden onun üstüne çevirmeme neden oldu. Yüzü, inanılmaz derecede güzelleşmişti şimdi. Kalçaları, delice hareketlerle çalkalanmaya, tüm vücudu sarsılmaya başlamıştı. Boşalıyordu karım. Zencinin kocaman ağzı ve ne yaptığını göremediğim dili, işini bitirmişti onun. Arkasında diz çökmüş ve başını onun kalçaları arasına gömmüş olan zenci uzaklaşıp doğrulduğunda, orada öyle kaldı. Hala sarsılıyordu vücudu.

Bu arada arkasındaki zenci de entarisinin eteğini, beline kadar sıyırmış ve sikini meydana çıkarmıştı. Tanrım, bu sik de, gerçekten büyüktü. Simsiyah, koskocaman ve alabildiğine kalın. Arkadaşınınkiyle arasındaki tek fark, bunun çelik bir yay gibi yukarı kıvrık olmasıydı. Hangisinin daha büyük olduğunun ayırımını yapamıyordum. Tek yapabildiğim, büyük bir heyecanla, bu siklerden birinin karımın içine girmesini beklemekti o anda. Ama adam o kadar uzun boyluydu ki, karımın o andaki pozisyonunda ona yaklaşıp, sikini, artık susamış bir ağız gibi açılıp kapandığından emin olduğum amına sokabilmesine olanak yoktu. Çözümü yine kendi buldu zenci. Hızlı hareketlerle arkasına dönüp, şimdiye kadar farkına bile varmadığım alçak ve geniş bir masayı çekti. Sonra da üstüne oturup kollarını iki taraftan uzatarak karımı hala sağa sola çalkalanmakta olan kalçalarından yakalayarak yaklaştırdı kendine doğru.

Karım başını kaldırdığında, yine gözgöze geldik.

Kendini zencinin ellerine bırakmıştı. Adam onu kalçalarından tutarak kucağına doğru çekerken, gözlerini gözlerimden ayırmıyordu. Bu nedenle de, onu bekleyen sikleri hala görmemişti. Kulübeye girdiğimden beli elinde tuttuğu tahta siki de bırakmamıştı. Zenci öylesine güçlüydü ki, karımın kalçalarını, istediği gibi kucağına kadar çekmiş, bir direk gibi duran kocaman sikinin üstüne kadar getirmişti. karımın tahta siki hala sıkı sıkı tutmakta olan elleri, artık masanın en kenarına kadar gelmişti. Vücudu biraz garip bir biçim almış, dengesini yitirmiş durumdaydı. Onu böyle kıçı havada tutan zencinin güçlü elleriydi. Hala gözlerimin içine bakıyordu karım. İçine girmek üzere olan siki de, yanında ayakta duran zencinin sikini de görmemişti daha. Sonra zenci, yavaşça onu aşağı bırakmaya, o güzelim kalçalarını sikine doğru indirmeye başladı.

Sırf dikkat kesilmiş, karımın yüzünü seyrediyordum. Zencinin amacına ulaştığını ve az önce yalayıp iyice vıcık vıcık bir hale getirdiği o güzelim amın dudakları arasına o kocaman kapkara sikinin başını yerleştirdiğini, karımın yüzünde meydana gelen o müthiş ifade değişikliğinden anladım. Başı bir anda geri gitmiş, gözleri kapanmış ve ağzından derin bir inleme kaçmıştı. Sonra birden açıldı gözleri. Hem de kocaman açıldı.

– “Offff ne biçim bir sik bu sevgilim..?” dedi inleyerek, “Ohhhh çok büyük… Ohhhh sevgilim çok büyük siki…”

Şimdi alt dudağını dişlerinin arasına almış, kocaman açık gözleri hala gözlerime kilitli öylece duruyordu. Zenci yavaş yavaş aşağı indiriyordu karımın kalçalarını. Bunu yaptıkça da, o kocaman siki, daha çok giriyor olmalıydı karımın amına. Bulunduğum yerden olup biteni göremiyordum. Ama karımın amını çok iyi tanıyordum. Zencinin o akıl almaz büyüklükteki sikini de, az önce görmüştüm. Sonra zenci biraz durdu ve hafifçe yukarı kaldırdı karımın kalçaları. Hemen peşinden de yeniden indirmeye başladı. Ama o yusyuvarlak, güzelim kalçalar, hala zencinin kucağına yapışmamıştı. Buna en çok şaşıran da karım dı anladığım kadarıyla. Altındaki yarrak, üstüne oturdukça içine giriyor, giriyor, ama bir türlü bitmek bilmiyordu. Sonunda zenci beklenmedik bir şey yaptı, O ana kadar karımın hep havada tuttuğu kalçalarını, hızla sikinin üstüne bastırıverdi. Bir anda, dibine kadar geçirmişti şimdi.

Aynı anda karımın tüm vücudu sarsılmaya, kıvranıp bükülmeye, titremeye başladı. O kocaman zenci yarrağının hepsi birden içine girince, belini getirmeye başlamıştı. Adeta çırpınıyordu. Öyle ki, zenci onu iki eliyle belinden sımsıkı tutmak zorunda kalmıştı. Durulana kadar da öyle tutmayı sürdürdü. Sonra da ellerini ileri uzatıp memelerinden yakaladı ve vücudunun üst kısmını da kendine doğru çekti. Şimdi gerçekten zencinin kucağında oturuyordu karım. Ve o kocaman, kapkara zenci siki, rahmine kadar amına gömülmüştü. Yüzü zevkten çarpılmıştı. Sonra zenci bluzunun eteğini sıyırıverdi ve kocaman, kapkara ellerinin uzun parmakları, karımın memelerinin üstüne, birer pençe gibi kapandılar. Yine son derece tahrik edici bir manzara çıkmıştı ortaya. karımın teninin beyazlığı ile zencinin ellerinin siyahlığı, öylesine çarpıcı bir kontrast yaratıyordu ki, sikimin patlama noktasına geldiğini hissediyordum.
Sonra müthiş bir şey oldu. Karım gözlerini benden koparıp, yanında ayakta durmakta olan öbür zenciye çevirdi ve adamın o korkutucu büyüklükteki sikini görüverdi.

– “Şu yarrağa bak sevgilim…” dedi sonra da fısıldar gibi bir sesle, “Tanrım büyüklüğüne bak…”

– “İçine girenin daha küçük olduğunu mu sanıyorsun..?”

– “Sanmıyorum sevgilim… Nasıl küçük olabilir ki..? Başı mideme kadar dayanıyor böyle üstüne oturduğumda… ”

Zenciler, bizi biraz şaşkın bir tavırla dinliyorlardı. Bunu normal karşılıyordum. Çünkü, açıklanabilecek bir yanı yoktu olayın. İçi el yapımı hediyelik eşyalarla olan bu yerli kulübesinde dört kişiydik. Zenciler gerçi bizim karı-koca olduğumuzu bilmiyorlardı, ya da bundan emin değillerdi en azından ama, birlikte olduğumuzun farkındaydılar. Buna rağmen, fıstık gibi bir beyaz kadını erkeğinin yanında sikebiliyorlardı. Üstelik bu yetmiyormuş gibi, kadın, anlamadıkları bir dilden erkeğine birşeyler anlatıp duruyordu. Gerçi kadının söylediklerini anlamıyorlardı ama, inlemelerinden ve kelimelerin ağzından çıkış biçiminden, bu sözlerin seksle ilgili şeyler olduğunu sezinliyorlardı elbette ki. Bu nedenle de, sanki yeniden biraz tutulmuş gibiydiler.

Onları yeniden hareketlendiren, karım oldu. Bunun için de, hala masaya yakın duran ayaklarını çekip, kucağında oturduğu zencinin iki yanında yere basması ve bacaklarından aldığı güçle adamın kucağındaki kalçalarını hafifçe kımıldatmaya başlaması yeterli olmuştu. Tahta sik, hala bir elindeydi. Öbür eliyle de artık iyice sıyrılmış olan eteğini yukarı çekti. öylece de, müthiş bir manzara çıkmış oluyordu gözlerimin önüne. Böyle oturduğunda karımın bacakları iyice aralanmıştı. Onların arasında zencinin simsiyah bacakları vardı. En önemlisi de, o küçücük amının dudakları arasına dibine kadar gömülmüş olan sikin ve aşağı sarkan akıl almayacak büyüklükteki taşakların da artık görüş alanımın içine girmiş olmasıydı. Sonra karımın kalçaları iyice hareketlendi. Artık bacaklarından aldığı güçle, zencinin kucağına oturup kalkıyordu. O kocaman sik, küçücük amına girip çıkmaya başlamıştı böylece. Aslında, zencinin sikinin bir görünüp bir kaybolan kısmı, yalnızca 4-5 santimlik bir bölümüydü ama bu manzara bile öylesine büyüleyiciydi ki, başka yere bakamaz olmuştum sanki.

Sonra karım, bir elini uzatıp, yanında ayakta durmakta olan zenciyi, o kocaman sikinden yakaladı. Doğruyu söylemek gerekirse, ben de bunu bekliyordum. Karımın tek bir tanesiyle yetinmeyeceğini, yetinemeyeceğini gayet iyi biliyordum. Aslında iki sik bile yeterli değildi onun için ama, şu anda yalnızca iki tane vardı elinin altında. Şimdi parmakları, zencinin kapkara yarrağına dolanmıştı. Sik öylesine kalın, öylesine büyüktü ki, karımın eli, bir çocuğunki kadar küçük görünüyordu gözüme. Bu da, müthiş tahrik edici bir manzara oluyordu tabii. Zenci de başını öne eğmiş, olup biteni seyrediyordu. Karım onu kendine doğru çekmeye başladığında şaşırdı biraz.

– “Hadi gel…” dedi karım İngilizce, “Gel o kocaman sikini ağzıma sok hadi… Ohhhh hadi sik ağzımı…”

Bu sözleri öyle bir şekilde söylüyordu ve yüzünde öyle bir ifade vardı ki, kimse itiraz edemezdi bu isteğe. Zencinin ise itiraz etmeyi asla düşünmediği belliydi. Hızla geçti karımın önüne. Bulunduğum yerden, yalnızca zencinin sırtını görebiliyordum. Hemen yerimi değiştirip yana geçtim. Zencinin kocaman siki, karımın yüzünden yalnızca bir kaç santim uzaktaydı şimdi. Tanrım, o kadar büyüktü ki.

Sonra karımın dilini çıkartıp, bir eliyle sıkı sıkı tutmakta olduğu kocaman zenci sikinin başına doğru uzattığını gördüm. Yaptığı işe o kadar konsantre olmuştu ki, altındaki sikin üstüne oturup kalkmayı bırakmıştı artık. Siyah-beyaz kontrastının tahrik ediciliği, bir kez daha gözlerimin önündeydi. Üstüne oturup, dibine kadar içine aldığı kocaman bir zenci sikinin verdiği müthiş zevkle çarpılmış bir beyaz kadının yüzü ve yine kocaman, kapkara ve taş gibi sertleşmiş başka bir zenci siki. Bu müthiş manzara, karımın dilinin o kocaman başını yalamaya başlamasıyla, daha da müthişleşti. Zencinin vücudunun sarsıldığını gördüm. Biraz daha sokuldu. Benim vücudum da zevkle titriyordu. Zencinin sikinin deliği de kocamandı. Zaman zaman o delikte iri, beyaz damlalar beliriyor ve karım, bunları büyük bir iştahla yalıyordu. Birden müthiş bir şey oldu. Zencinin ağzından derin bir homurtu çıktı ve dölleri, karımın yüzüne fışkırmaya başladı. Beyaz, kıvamlı tohumları, peşpeşe, bitmek bilmeyen salvolar halinde, karımın yanaklarına, burnuna, gözlerine, saçlarına yağıyordu. Bu onun da çıldırmasına neden olmuştu. Vücudu kıvrım kıvrım bükülüyor, sarsılıyor, titriyordu. Başı geriye devrilmişti artık. Zenci hala boşalıyordu, dölleri şimdi karımın boynuna isabet edip, aşağıya, memelerinin arasına doğru sızıyordu.

Karımın kendini toplaması çok çabuk oldu yine de. Başını doğrultup, vücudunun üst kısmını hafifçe öne eğdi. Ağzının alabildiğine açıldığını ve kıvrık, etli dudaklarının zencinin sikinin o kocaman başının üstüne kapandığını gördüm. Bu arada, iki elini birden zencinin beline götürmüş, onu kendine doğru çekmişti. O kocaman, kapkara sikin artık ağzına girmesini, zencinin onun ağzını sikmesini istiyordu açıkça. Ama bir elindeki kocaman tahta siki de bırakmamıştı hala. Zenci de kendisinden istenenin farkındaydı artık. Kalçaları hareketlendi ve sikini karımın ağzına hafif hafif sokup çıkarmaya başladı. Gerçi o kocaman sikinin ancak üçte biri girebiliyordu karımın ağzına ama, bu bile yarrağın kafasının boğazına kadar girmesi için yeterliydi.

Sonra karım da hareketlendi. Kalçaları sağa sola, öne arkaya oynuyordu. Amına gömülmüş öbür kocaman zenci sikini sanki kırmak, ya da bağlı olduğu yerden koparıp almak istiyormuş gibiydi. Bir süre sonra da, yukarı aşağı hareketlere başladı kalçaları. Ayaklarından güç alarak, altındaki zencinin kucağına oturup kalkmaya başlamıştı. Hareketleri giderek büyüyordu. Kalçaları her yükselişinde amından çıkan ve her oturuşunda yeniden dibine kadar giren o kocaman zenci sikini, artık rahatça görebiliyordum durduğum yerden. Büyülenmiş gibiydim. Karım gözlerimin önünde, sikleri birbirinden büyük, dev gibi iki zenci tarafından sikiliyordu. Hem amından, hem ağzından. Vücudunun hareketlerinden, onun kendini ne kadar büyük bir zevkin pençesine kaptırmış olduğunu farkediyordum. Uçmuştu adeta. Sikilmenin, hem de böylesine sikilmenin büyüsüne, iyice kapılmıştı.

Zenciler de uçmuşlardı tabi. Ayakta duran ve karımı ağzından sikmekte olanın hareketleri iyice sertleşmiş, hızlanmıştı. Artık sikini gaddarca sokuyordu onun küçük ağzına. karımın kucağında oturduğu zenci de duman olmuştu. Siki, içine girdiği küçük amda, tıpkı bir mengenedeki gibi sıkışmış olmalıydı. Kocaman elleriyle karımın iki memesini avuçlamış, mıncıklıyordu. Gözleri ise aşağıya, kucağına inip kalkmakta olan yuvarlak kalçalarına kitlenmişti. Sonra onun sağ elini karımın memesinden çektiğini ve gözlerini bir türlü koparamadığı kalçalara doğru götürdüğünü gördüm. Bütün parmaklarını kıvırmış, yalnızca orta parmağını ileri uzatmıştı. Ne yapmak istediğini anlamıştım hemen. O parmağın hedefi, az önce emip yaladığı, ya da karımın deyimiyle yediği, o baştan çıkarıcı, sikilesi göt deliği olmalıydı.

Yanılmadığımı karımın tüm vücudunun sarsılmasıyla anladım.

Kendini biraz topladığında gözlerini açıp, gözlerimin içine baktı. Ağzı kocaman bir sikle dolu olduğu için konuşamıyordu. Ama gözleriyle anlatıyordu bana duygularını. Zevkten mahvolmuştu.

Gözlerimin önündeki muhteşem sikiş, tüm hızıyla sürüyordu bu arada. Üstelik şimdi, karımın götüne giren bir şey de vardı. Bu onun daha da hareketlenmesine, kalçalarının her yukarı hareketinde biraz daha havaya kalkmasına, her aşağı inişinde ise zencinin kucağına adeta hırsla çarpmaya başlamasına neden olmuştu. Her aşağı inişinde o kocaman sik, dibine kadar amına, zencinin uzun parmağı da götüne gömülüyordu. Birden hayvani sesler çıkarmaya başladı zenci. Tanrım, herif tohumlarını karımın direk rahmine boşaltıyor, onun küçük amını zenci dölleri ile dolduruyordu. Neredeyse aynı anda, karımın ağzını sikmekte olan zenci de patlayıverdi. Karımın gırtlağı oynamaya başlamıştı. Ağzının içine fışkıran zenci döllerini yutmaya çalışıyordu. Ama fazla başarılı olamadı bu konuda. Vücudu dalga dalga sarsılmaya başlamıştı. Kendini olduğu gibi altındaki zencinin kucağına bırakmıştı ama kalçalarının sağa sola, ileri geri hareketleri tüm hızıyla sürüyor ve giderek bir spazma dönüşüyordu. Ağzındaki siki daha fazla tutamadı bu yüzden. O kocaman, kapkara, bir boru gibi kalın sik dudaklarından kurtulduğunda, hala fışkırıyordu. Artık tüm yüzü, vıcık vıcık döl olmuştu. Sonra hep birden duruldular ve deyim yerindeyse, yığılıp kaldılar öylece.

Ne kadar süre geçti bilemiyordum. Ama kendini ilk toplayan, karımın kucağında oturduğu zenci oldu. Bu da normaldi tabii. Arkadaşı iki defa o yalnız bir kez tepe noktaya ulaşmıştı. Taşakları hala dolu olmalıydı. Siki hala dibine kadar karımın amına parmağı da küçücük götüne gömülüydü. Önce kalçaları hareketlendi zencinin. Sikini, tüm ağarlığıyla üstüne oturmuş olan karımın karnının içine doğru bastırıyor, sanki mümkünmüş gibi, adeta biraz daha sokmak istiyordu. Sonra öbür eliyle de belinden tuttu karımı ve kalçalarını kucağından kaldırmaya başladı. Parmağı hala götündeydi. O kadar güçlüydü ki zenci, onu rahatlıkla kaldırabiliyordu. Sonunda o kocaman siki amından çıktı karımın. Hem am suları ve hem de kendi dölleri ıslanmış, pırıl pırıl parlayan bu kapkara allame, gerçekten de göz alıcıydı. Sonra biraz öne itti karımın kalçalarını ve götündeki parmağını yavaşça dışarı çekti. Uzun parmakları karımın bir kalçasını kavrayıp kenara çekti. Birden onun ne yapmak istediğini anlayarak müthiş heyecanlandım. Tanrım, işte bu gerçekten de korkutucu bir şeydi.

– “Sevgilim götümü sikecek…” diye inledi karım,

Başka bir şey yapamıyordum zaten. Büyülenmiş gibiydim. Zencinin az önce karımın götünden çıkardığı parmağı onun gevşemesine, o çıldırtıcı küçük deliğin iyice açılmasına neden olmuştu herhalde ama, bu kadar büyük bir siki nasıl alacaktı içine. Tüm dikkatimle zencinin karımın kalçalarını, yeniden kucağına indirişini seyrediyordum. Tabii her şeyi tam olarak göremiyordum. Ama o kapkara sikin kocaman başının hedefe değmeye başladığını, karımın tüm vücudunun titremesinden anladım. Zenci, biraz daha indirdi onun kalçalarını.

Kendini tümüyle zencinin ellerine bırakmıştı. Bacaklarından güç alarak, oturma hızını ayarlamayı bile düşünmüyordu anladığım kadarıyla. Zenci onu götünden sikmeye, o kocaman sikini küçücük götüne sokmaya kararlıydı ve karımın da bunu delicesine istediği apaçık ortadaydı. Vücudunun üst kısmını geri vermiş, zencinin göğsüne yaslanmıştı. Yine kapanmıştı gözleri. Zencinin hali de dumandı bu arada. İçine sikini sokmaya çalıştığı götün darlığı, onu mest etmişti. Üstelik bu baş öndürücü kadından bir itiraz da gelmediğini, hatta onun büyük bir zevk almakta olduğunu da fark ediyordu.

Karımın tüm vücudu titreyip sarsılmaya başladığında ise gözleri faltaşı gibi açıldı zencinin. Deneyimlerimle biliyordum ki, şimdi götü daha da sıkışmış, içindeki siki alabildiğine ezmiş olmalıydı. Gerçi zenci bilmiyordu ama, ben o küçük göt deliğinin bundan sonra birdenbire ve iyice açılacağını ve o kocaman zenci sikini, olduğu gibi içine almaya hazır hale geleceğini de biliyordum. Heyecanım, yine son kertesine ulaşmıştı. Karımın vücudunun sakinleştiğini görünce, tüm sinirlerim gerilmiş olarak beklemeye başladım. karım iyice yaslandı zencinin göğsüne. Hemen peşinden de, torba gibi bıraktı kendini. Zenci, anladığım kadarıyla fazla sıkı tutmuyordu onu. O başdöndürücü kalçalar, akıl almaz bir hızla iniverdiler zencinin kucağına. Kocaman, kapkara zenci siki, bir anda kayboluverdi. Tanrım, hepsini, dibine kadar almıştı içine karım. O akıl almaz büyüklükteki zenci siki, olduğu gibi küçük götünün içine girmişti. Aynı anda bir kez daha gelmeye başladı beli.

Tekrar kendine geldiğinde, karımın gözleri, az önce onu ağzından siken zenciye yöneldi yeniden. O da, tıpkı benim gibi, arkadaşıyla karımın yarattığı muhteşem manzarayı, büyülenmiş gibi seyretmekle meşguldü. Az önce, peşpeşe iki kez patlayan ve döllerini karımın saçlarından memelerine, dudaklarından gırtlağının dibine kadar, her yerine fışkırtan kocaman, kapkara siki, yine kazık gibiydi. Bu karımın gözlerinin parlamasına neden oldu. Başını döndürüp bana, doğrudan gözlerimin içine baktı bir kez daha.

Sonra onun sırtını kucağında oturduğu zencinin göğsüne iyice yasladığını gördüm. Aynı anda ayaklarını toplayıp, ayakkabılarının incecik topuklarını masanın kenarlarına taktı. Dizleri birbirinden, alabildiğine aralıktı. Böylece, akıl almaz güzellikte bir manzara daha çıkmış oluyordu ortaya. Ayaktaki zenci de, ben de, karımın altında oturmakta olan zencinin sikinin, onun küçük götüne dibine kadar gömülmüş olduğunu rahatlıkla görebiliyorduk artık. Herifin, yalnızca kocaman birer torbaya benzeyen taşakları kalmıştı dışarda. Teninin kuzguni siyah rengi, karımın bembeyaz teniyle öylesine uyumsuzdu ki, kanım kaynıyordu neredeyse. Ama iş bununla da bitmiyordu tabii. Karımın sınırlarının en ucuna kadar zorlandığı belli götünün yalnızca bir parmak üstünde de, az önce aynı siki içine aldığı için alabildiğine açılmış ve hala da kapanamamış küçük amı, bütün başdöndürücülüğü ve çekiciliğiyle, aklımı alıyordu. Dudakları alabildiğine açıktı. İçinden sızan peltelenmiş, bembeyaz döller, aşağıya akıyor ve altındaki zencinin taşaklarını ıslatıyordu.

Karımın ne yapmak istediğini biliyordum tabii. İkinci zencinin sikini de amına istiyordu karım. Kendini iki zenciye aynı anda siktirmek istiyordu. Bir zenci siki götündeyken, öbürünün de amına girmesini istiyordu.

Aynı anda hem amından, hem götünden sikilmeye bayılıyordu karım. Bunu çok iyi biliyordum. Şimdiye kadar onu böyle sikilirken kaç kez seyrettiğimi hatırlamıyordum bile. Arada, amına ya da götüne giren siklerden birinin benimki olduğu zamanlar da olmuştu tabii. Her seferinde, zevkten çıldırma noktasına gelmişti karım. Ama onun, bundan da çok sevdiği bir şey olduğunu biliyordum. Aynı anda üç sik birden yemekti o da. Birini amına, birini götüne, sonuncusunu da ağzına.

Gözleri karımın kasıklarına kitlenmiş, öylece ayakta duran zenci büyülenmiş gibiydi. Bu arada alttaki zenci de hareketlenmiş ve akıl almaz büyüklükteki sikini, karımın küçücük götüne sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Bu ise gözlerimizin önündeki manzarayı, daha da büyüleyici bir hale getiriyordu. Götüne girip çıkan kocaman sik, karımın amının dudaklarının da açılıp kapanmasına neden oluyordu. Vücudunun üst kısmını, altındaki zencinin göğsüne yaslamıştı artık. Başı hafifçe arkaya devrilmişti. Sonra, hala elinde tutmakta olduğu tahta siki yüzüne yanaştırdı. Dilinin dışarı çıkıp, o kocaman şeyin baş kısmında dolaşmaya başladığını gördüm. Manzara dayanılır gibi değildi.

Ayaktaki zenci de, benim gibi düşünüyor, hissediyor olmalıydı ki, bir anda hareketlendi ve ellerini uzatıp, arkadaşının karımın bacaklarının arasında kalan dizlerini tutup birbirinden ayırdı. Sonra da yere dizlerinin üstüne çöküp, onların arasına girdi. Birden müthiş acele etmeye başlamıştı. Sağ eliyle o kocaman sikini tutup biraz daha sokuldu. Kalçaları sert bir hareketle öne gittiler. Bir anda, dibine kadar geçirmişti karıma.

İnliyor ve bağırıyordu karım

Yine İngilizce konuşuyordu. Ama anladığım kadarıyla, zencilerin ondan istek gelmesini bekleyecek bir durumları kalmamıştı zaten. İlk seferkinin aksine, bu sefer alabildiğine hırslıydılar ikisi de. Alttaki kalçalarını, pozisyonunun izin verdiği en sert şekliyle yukarı kaldırıp, o kocaman sikini hırsla karımın küçücük götüne sokarken, öbürü de, tüm gücüyle, sikini sımsıkı sarmış olan o güzelim amın içinde gidip geliyordu.

Sonra tüm vücudu sarsılmaya başladı. Bir kez daha boşalıyor gibiydi. İki zencinin arasına sıkışmış, çırpınıyordu adeta. Ama onların buna aldırdığı bile yoktu. Neredeyse gözleri dönmüş bir halde sikiyorlardı karımı. O kapkara, o kocaman, o akıl almaz büyüklükteki zenci sikleriyle, amından, götünden sikiyorlardı. Ona biraz soluklanma, kendini toplama fırsatı vermeyi bile getirmiyorlardı akıllarına. Bunun doğal sonucu olarak da, karım, durmadan, peşpeşe kasılıyordu. Öyle ki, upuzun, bitmek bilmeyen bir yolculuğa çıkmış gibi hep bulutların üstündeydi artık. Tüm vücudu dalga dalga sarsılıyordu sürekli. Bu nedenle ayaklarını kontrol edemez, artık ayakkabılarının topuklarını masanın kenarına takılı tutamaz hale gelmişti. Buna çözüm, bacaklarının arasına girip o kocaman sikini amının içinde pompalamakta olan zenciden geldi. Adamın kapkara, kocaman elleri karımın bacaklarının dizlerinin arka tarafından yakalayarak havada tutmaya başladılar. Böylece onu önünde bir tabak gibi açmış da oluyordu zenci. Şimdi daha hırsla pompalamaya, o akıl almaz büyüklükteki sikini, önünde iyice açılmış duran küçücük ama hızla sokup çıkarmaya koyulmuştu. Her dipleyişinde kocaman taşakları, arkadaşının taşaklarına yapışıyordu.

Karımın zevkten bayılmak üzere olduğunun farkındaydım. Ben de ondan aşağı kalır durumda değildim bu arada. Halbuki, sikime elimi sürmemiştim bile. Titreyen parmaklarla pantolonumun önünü çözdüm ve zonklamakta olan sikimi dışarı çıkardım. Yine de, elimi fazla sürmemeye özen gösteriyordum.

Birden müthiş bir şey oldu ve iki zenci birden, aynı anda homurdanarak boşalmaya başladılar. Tanrım, bu iki yamyam, erkeklik sıvılarını karımın içine boşaltıyorlardı. Zenciler, aynı anda, karımın amının ve götünün derinliklerinde fışkırıyordu. Artık kendimi tutamazdım ben de. Boşalmaya başladım bir anda. İlk salvo, havada geniş bir kavis çizerek, karımın karnına yapıştı. Ama o bunun farkında bile değildi. Çıldırmış gibi çırpınmayı sürdürüyordu hala.

Sonra hepimiz birden durulduk. Sikimi pantolonumun içine geri soktum. Gözlerimin önündeki üçlü içinde ilk toplanan ise karımın bacaklarının arasındaki zenci oldu. Sikini karımın amından çekerek yavaşça kalktı ayağa ve entarisinin eteklerini aşağı bıraktı. Ama bu arada, o kocaman sikinin yavaşça inerek bacaklarının arasında sallanmaya başladığı görebilmiştim. Am suları ve döllerle ıslanmış, pırıl pırıl parlıyordu. Karımın kendine gelebilmesi ise biraz daha zaman aldı tabii. Ama sonunda ayaklarını yere basıp, yavaşça kalktı altındaki zencinin kucağından. Küçük götünün içindeki sik dışarı çıkarken öyle bir plop sesi çıkardı ki, bir anda kanımın yeniden tutuştuğunu hissettim. En son olarak da, masanın üzerinde oturmakta olan zenci ayaklandı. Siki iyice inmişti artık ama, hala kocamandı.
Karımın hali perişandı tabi. Saçları, yüzü, boynu, memelerinin arası, karnı, bacakları, kısacası her yeri döl içindeydi. Saçları iyice dağılmıştı. Yüzündeki o yeni sikilmiş ifade müthişti. Dışarı böyle çıkamayacağımız belliydi. Gözlerim çevrede onu silip temizleyebilecek bir şeyler aramaya başladı. Tek bez, kulübenin kapısını kapayan perdeydi. karımı elinden tutup, kapının yanına getirdim. Sonra perdeyle, yüzünü, saçlarını, boynunu temizledim biraz. Penyesinii düzeltince memelerinin arasındaki döllerde gözden kayboldu ama, incecik kumaş, şimdi ıslanarak iyice yapışmıştı memelerine. O da parmaklarıyla, karnının çıplak yerlerindeki dölleri sıyırıyordu. Ben eğilip, perdenin beziyle bacaklarını mümkün olduğunca silmeye çalışırken, karım da, tek tek parmaklarını yalamaya başlamıştı.

– “Immm tadı çok güzel sevgilim…” dedi bana.

Tanrım doymak bilmeyen bir kadınım vardı işte. Sonra onun elindeki tahta siki hala bırakmamış olduğunu farkettim. Elimi cebime sokup biraz para çıkardım ve ortadaki masanın üstüne bıraktım. O siki satın alacağımız belliydi. Karımla elele tutuşup kulübeden dışarıya, güneşe çıktık. Gözüm, hemen karşımızdaki ihtiyar zenciye takıldı. Suaygırını tamamlamış, beni bekliyordu. Oraya doğru yürüdük. Ben de onu almak istiyordum.

Doğal olarak çevredeki tüm zenci erkeklerin, hatta beni bekleyen ihtiyarın da gözü, yine karımın üstüne dikilmişti. İnsanın onun yeni sikilmiş olduğunu anlamaması mümkün değildi zaten. Elinde sıkı sıkı tutmakta olduğu o kocaman, siyah tahta sik ise hala sikilmek istediğinin, hala zenci siki peşinde olduğunun kanıtı gibiydi.

Elini daha da sıkı tuttum. Biliyordum ki, bırakacak olsam, gidip kendini siktirecek başkalarını bulmaya kalkışacaktı. Halbuki ben, suaygırını alır almaz bir taksiye binip otelimize gitmekten başka bir şey düşünmüyordum. Çünkü evire çevire sikmek istiyordum onu.

Yol boyu durmadan konuştu karım. SOdamıza girdiğimizde, kapının önünde soydum onu. Elimden kurtulup kendini yatağa sırtüstü attı.

ÜVEY EVLATTI AMA MALI SAĞLAMDI

Ben Yalçın, m biraz farklı .18 yaşımdayım ve 2 yıl önce başlayan bir durumdan herşeyin başlangıcından bahsedicem size. Ben 10 yaşıma kadar yetiştirme yurdunda kalan bir çocuktum. Kimsem yoktu. Daha sonra Fadıl babam ve Nermin annem tarafından evlatlık edinildim.Onlar ilk günden itibaren beni sevgiyle kucakladılar ve hep mutlu etmeye çalıştılar. Onların çocugu olduktan sonra hayatımda istedigim herşey gerçekleşti. Çocukları olmadıgı için beni evlat edinmişlerdi. Özel okulda okuyordum derslerim iyiydi.Ta ki bende ergenlik başlayana kadar.Nermin annem siyah saçlı özellikle göğüsleri çok büyük bir kadındı. Bacakları da çok güzeldi ve ben ona ilgi duymaya başlamıştım. Okulda kızlarla pek konuşamıyordum genellikle çekingendim. Onlar yanıma gelir ben konuşmaz susardım. Bu arada evdeyken hep Nermin annemle konuşur ve onu her haliyle incelerdim. Onu iç çamaşırlarıyla gördüğüm çok olmuştu. Genellikle beyaz dantelli çamaşırlar giyerdi. O evde yokken çekmecedeki iç çamaşırlarını karıştırıp bakmaya başlamıştım.Bunu yaparken sikim dimdik oluyordu. Geceleri onu hayal ediyordum.Sutyenleri de inanılmaz buyuktu.Elimi içine sokunca yumrugum içinde ufacık kalıyordu. Siyah saçlı siyah gözlu ama akça pakça tenli ve çok iri memeleri olan Nermin anneme hayrandım.Beni evlat edindikleri ilk andan beri memeleri beni etkilemişti kuçuk bir çocukken bile. Nermin annem 42 Fadıl babam 48 yaşındaydı ki bana birgun inanmakta zorluk çektigim bişey söylediler.Megerse yıllardır bir taraftanda çocuk sahibi olmak istiyorlarmış ve sonunda nasıl bilmiyorum annem 3,5 aylık hamileymiş ki bunu sana kardeş geliyor diyerek bana söylediler.Aylar sonra annem dogum yaptı.Bu arada memeleri dev buyuklukte olmuştu.Hamilelik sırasında ve sonrasında babam la ilişkileri azalmıştı sanırım. Onu bir kere amını okşarken yakalamıştım etek uzerinden astırıyordu.İlerleyen gunlerde annemin bana karşı tavırları deişmeye başladı. Bebeiyle ilgileniyor bana bakmıyor ama tam içimden ona kızarken bir egiliyor bir kalkıyor beni mest ediyordu. Benim yanında o dev göuslerinden tekini buluzundan dışarı çıkarıp kardeşim Esrayı emzirdigi o ilk gunu unutamıyorum. Şok olmuştum.Esra dogduktan 1 ay sonra artık hiç çekinmeden benim yanımda onu emziriyordu.Sut dolu izmit escort memeleri muhteşemdi.Kavun gibiydi.Bembeyaz memelerinin uçları leblebi gibi ve meme uçlarının çevresindeki halka çok hoş açık kahverengi renkte ve kalın kocaman bir halkaydı.Bebek onu emerken ben. bakmaz gibi yapıp öyle bakardım.Birgun bak sen nasıl acıkmış abisi diyerek memesinin tekini çıkardı ve yine emzirmeye başladı bende yanına gittim ve dibinden baktım.Nasılda emiyordu.Geceleri 31 çekiyordum.Bir kere sevişirken gece yatak odalarının kapısından Nermin annemle Fadıl babamın zevk seslerini dinlemiştim.Çok tahrik olmuştum.Yine birgun Okula gitmedim iyi deilim diyerek ve Nermin Esrayı emzirirken ona bakıyordum.Oda bana baktı.Cesaretimi toplayıp Nermin anne sen beni hiç emzirmedin dedim. Çok şaşırmıştı.Onlara evlatlık geldigimde 10 yaşımdaydım.Evet dedi.BenDE istiyorum dedim.Delirdinmi sen dedi bana odadan kovdu.Yuzune bakamazdım artık.Ya kocasına söylerse ne yapardım Ama hiçbirşey olmadı ve bir gun sonra o an geldi.Bebei emzirirken beni çaırdı otur orda bakıyım dedi.Benimle konuşacaktı herhalde.Bebei aldı emzirmesi bitmişti gazını çıkardı beşike yatırdı. Bunu yaparken o muhteşem tek memesi buluzunun dışında savruluyordu içine sokma zahmeti göstermemişti.Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı.Geldi,karşımdaki koltuga oturdu.Bense yerime mıhlanmıştım kımıldayamıyordum.Öteki memesini de çıkardı.Bana yanıma gel dedi.Gittim.Dokun dedi.Dokundum.Yumuşacıktı.Harikaydı.Em dedi.Yuzumu bastırıp ucunu agzıma aldım ve memesini emmeye başladım.Doyulmaz bir zevkti.O koskocaman dev göuslerinin birinde elim gezinirken dierini de emiyordum.Nefessiz emiyordum.Heyecandan kalbim duracaktı.Bir saniye bile boşa geçsin istemiyordum.Sut dolu memesini emiyordum agzıma gelen şeyleri yutuyordum sutu beni iyice kendimden geçirmişti.Başımı memesinden kaldırdı ve minik bir öpucuk kondurdu dudaıma.Bana ayaga kalk dedi. Önune dogru çekti ve karşısına getirdi.Bacaklarını açıp altındaki siyah dizustu eteinin altından kanapeden kalkmadan saga sola debelenerek beyaz dantelli kulodunu çıkardı.Bana verdi kokla hadi dedi.Kokladım.Daha önce çekmecelerini ve kilotlarını karıştırdıgımı da anlamıştı demekki.Koltuga sırtustu uzanıp bacaklarını iki yana açarken gebze escort bayan beni de uzerine dogru çekti. Siyah etei beline kadar sıyrılmış pembe bady si de bogazının hemen altındaydı ama göuslerini örtemiyordu.Sikim kazık gibiydi.İçine duşuyordum adeta amına girerken . İleri geri gidip geliyordum.Sonradan dogumdan sonraki haliyle 110cm.e ulaştıgını ögrendigim o memelerinden gözlerimi alamaz şekilde Nermin annemin amına sokup çıkarıyordum.Çıldırmak uzereydim ve patlayarak boşaldım. Bana ustunden çekilip kanapenin yanında kendisine dogru dizlerimin ustune çökmemi istedi. Dediklerini aynen yapıyordum ve onun istegiyle sol elimle kanapede başı sola dogru olacak şekilde uzanmış yatan Nermin annemin memesini okşarken sag elimide onun dedigi şekilde 1parmak 2parmak derken 3parmak onun amına soktum. O da sol eliyle sol memesini okşarken sag eliyle de başımı ve saçlarımı okşuyordu.Elimi hızlı hızlı sokuyordum sıcacık amına.Bir taraftanda o muhteşem göuslerinin ikiside okşanıyordu.Yumuşacıktı memesi alttan kavramaya çalışıyordum sıkıyordum avucuma sıgmıyor taşıyordu.Çok geçmeden bir daha sikim dikilmişti.Bana ayaga kalk dedi.Bekle biraz dedi.Bir elini amına soktu öbur eliyle memesini sıkıyor ucuyla oynuyordu. Amını avuçlayarak 4 parmak sokmaya başladı içine öbür elinide memesinden çekti ve bızırını hızlı hızlı okşamaya başladı.Bana çabuk şimdi sok içime dedi. Taş gibi sertleşmiş sikimi amına soktum bacaklarını havaya kaldırdı sonrada belime doladı. İçinde gidip geliyordum o memeleride ileri geri giderken burnuna çarpıyordu. Anne harikasın çok seviyorum seni harikasın ne guzel sey diyordum o da hepsi senin bebeim yavrum sik hızlı devam böyle çok iyi devam et devam et durma şimdi şimdi diyordu Boşalırken söyle Yalçın dedi. şimdi dedim tutamıyorum. o anda tamam dedi ve patladım o anda o da patladı. Harikasın diyordum,sende bebeim diyordu.Yaraın super yavrum benim tatlı yavrum diyordu .inanılmaz bişeydi taşaklarım götum sikim elektrige tutulmuş gibiydi.Tum vucudum zevk içinde titriyordu.Memelerinin ustune bastırdı başımı.Kanape rezil olmuştu.Ben hallederim sevgilim dedi bana.Ayaga kalktık. Dudaklarımdan öptu beni.Birlikte yıkandık.Göusleri benimdi artık.Fadıl babam,Esra bebek bir de kocaeli escort ben sahibiydik artık o dev memelerinin.Geceleri Nermin annem ve Fadıl babamın yatak odalarının kapısınakadar gidip onların sevişirken çıkardıkları zevk seslerini dinliyordum. Kapıları aralık oluyordu.Annem bu gece de senin için aralık bırakırım diyordu.Bazen okuldan erken dönuyor ve memelerini emmeye başlıyordum sevişiyorduk. Birgun bana baban evdeyken sevişicez dedi.Nasıl olurmu öyle şey yakalanırız dedim.Merak etme o uyuyunca dedi.Bana bir toz gösterdi mışıl mışıl uyuyacak bu akşam.Gece yarısını geçmişti saat 01,30 gibi odama geldi.Çırılçıplaktı.Gece lambasını yaktı. Loş ışıkta dahada tahrik ediciydi.Hamile kaldıgımdan beri hormonlarım normalin 3 katına çıkmış kendimi frenleyemiyorum.Nerdeyse jinekologuma bile vericem iyiki sen varsın dedi.Doktormu dedim.Boşver benim tek doktorum sensin.Hadi iyi et anneni guzel çocuk dedi.Önumde yatagımın kenarına dayanıp domaldı. Eliyle de beni arkasına çekip sikimi bacaklarının arasından elini geçirerek çekti ve amına soktu. Hadi başla dedi.Pompala bebeim.Hadi yavrum.Hemen başladım ileri geri ve sikimi sokup çıkarmaya hızlı hızlı.Harikaydı bembeyaz yuvarlak kalçaları 100cm.di.Saçlarına yapıştım ve çekmeye başladım sikiyordum çok zevkliydi.Egilerek belini öptum kadife gibiydi teni.Birden seni yalamak istiyorum dedim.Delirmiştim.Yumuşacıktı.Egildim götunu . yalamaya başladım.Dur dedi halının ustune yatırdı beni 69 pozisyonuna geçtik.kalçalarını agzıma oturttu.amını dilliyordum yalıyordum o da sikimi agzına almıştı.Sonra sonra gece boyu seviştik sikiştik. Bana bilmedigim bişey yapıp sikimi göuslerinin arasına aldı.Dimdik sikim kayboldu memelerinin arasında.o muhteşem göuslerinin arasında boşalttı beni.Aynı şeyi bir başka gece yine yaptık yine yine.Sonra bir gun .Fadıl babam girdi odaya. Çok korktum. Herşey bitti derken devam edin dedi. Sonradan ögrendimki bana yaptıgını kocasına da yapıyormuş Nermin annem kapıyı aralık bırakıyormuş ve Fadıl babam bizi izleyip yada seslerimizi dinleyip tatmin oluyormuş. Artık hep birlikteyiz. Hiç yapmadık.Fadılla birlikte Nermini sikmedik.Ama o izlemeyi çok seviyor ve izlenmeyi.Nermin i bir gece ben sikiyorum Fadıl babam seyrediyor bizi hiçbirşey yapmadan sadece izliyor.Sonrada ben odama gidince onlar sevişmeyi sürdürüyorlar. Bir sonraki seferde ben onların sevişmelerini izliyorum. Sevişirken küfürlü konuşuyorlar. Orospum benim diyor Fadıl bey Nermine. O da dikkat et tek sikicim.

39luk Komşu Asumanı

27 yasinda bir gencim adım kenan boluda yaşıyorum.. ve olgun kadınlardan acayip esexhikayeleri.org hoslaniyorum.soguk bir kis günü dışardan eve dönmüştüm.donuste yere dusmus ve islanmistim ve elbiselerim kirlenmisti.kapiyi caldim.kimse yoktu.tekrar tekrar calinca komsumuz asuman abla 39 yasinda ve muthis bir vucuda sahip kalcaları ve gogusleri harika tam ele sıgacak tipten evinden cikti ve annemin alisverise gittigini ve anahtarın kendisinde oldugunu soyledi.anahtari almak icin gittim.beni donmus ve islanmis vaziyette gorunce iceri cagirdi.ben de gerek olmadigini evde basimin caresine bakacagimi soyledim.am israr edince dayanamadim ve girdim.evde kimse yoktu.cocukları okulda kocasi da iseydi ve eve gecdonuyordu.uzerimi degismem gerektigini ama once banyo yapmam gerektigini soyledi.o bizim eve bana yeni camasir getirmeye gitti.geri dondu ve uzerimi hala cikartmadigim icin biraz kizdi.ben de kendi evimde banyo yapmak istedigimi soyledim.ama kendi evinin soba yaktigi icin sicak oldugunu soyledi ve onun evinde banyo yapmaya beni ikna etti.aslinda ben dunden raziydim.soyundum ve banyoya girdim.daha suyu yeni acmisken asuman abla kapiyi tiklatir tilatmaz iceri daldi ve\\dur ben seni guzelce yikayayim.\\ dedi.tabi ben cirilciplak bir vaziyetteyim ve iki elim yaragimla dassagimi kapiyorum ve acayip utandim.
Kizardigimi gorunce\\ben izmit escort senin ablanim ne utaniyosun\\ dedi ve kovadaki tasi kaptigi gibi basladi beni yikamaya.inanmiyacaksiniz ama asuman ablayla birlikte banyo yapmak yillardir bbuyuk bir fantezimdi.neyse tasla basimdan asagi su dokuyo.tabi o dokerken ben onun am bolgesini ve goguslerini suzuyorum.tabi iki elim siki sikiya yaragimi kapatiyo.asuman ablanın uzerinde uzun bi etek vardi ve uzerine o sogukta t-shirt giymisti olgun bayanlar ekleyin msn dinamikerkek hotmail com tabi banyo sicak oldugu icin.sonra eline lifi aldi ve basladi vucuduma surmeye.benim yarak oldu iki kati.artik elimle de tamamini kapatamiyorum.ben taburede otururken asuman abla bacaklarimi liflemek icin egildi.aman allahim o goruntu gozumun onunden hic gitmiyo.egilirken etegi islanmasin diye biraz topladi ve egildi.alllaaaahıııımmm ne goreyim…altinda genis bi kulot ve amcigini tam net gorebiliyorum.cunku kulot yana kaymis.vucut renginden biraz daha koyu kulodundan tasan killi milli harika bir amcik gozlerimin onundeydi.nasil uzerine atlamadim o zaman hala kendime sasiyorum.oyle o pozisyonda en az uc dakika durdu.bi yandan lifliyor bi yandan kovadan su aliyor.uzerine biraz su sokuldu ve o harika memelerinin uclari acik secik ortaya cikti.hangisine bakacagimi sasirdim ama tabbbi ki amcigina izmit escort bayan bakiyodum.neyse birden elini yaragima getirdi yaragimi lifleyecek.ben utangsclikla \\asla olmaz\\dedim.o da\\ya ben senin ablan sayilirim sen benim kucuk kardesimsin ne utaniyon \\ dedi ve en sonunda dayanamadim iki elimi utana utana yaragimdan cektim.
Tabi kocaman olmus.asuman abla gorunce caktirmadan gulumsedi.neyse yaragimi liflemeye basladi.sonra lifi birakip sabunlu elleriyle yaragimi ovmaya koyuldu.ulan sanki ruya gibiydi be.ama inanamayacaksiniz banyoda hic bisey yapamadik.neyse banyodan ciktik.odaya girdik.icerisi sicacik soba yaniyo.baktim bi de yerde yorgan var uzerine oturdum.giyindim uzerimi orttum uzandim.tabi titreme tuttu yeni banyodan cikmisiz.asuman abla iceri girdi bakti usuyorum\\dur\\ dedi. olgun bayanlar ekleyin msn dinamikerkek hotmail com ben de yanina uzanayim seni istirim\\dedi.geldi yanima uzandi.uzerinde hala ayni elbiseler var.uzandi ve bana sarilarak yorgani orttu.once onu bana donuktu.bacagini iki bacagimin arasina aldi ve beni iyice sardi.tabi ben de onu.cok usyorum yaulan resmen yaragim asuman ablanin amcigina surtunuyo.vallahi 3 dakika o pozisyonda kaldiktan sonra bosaldim.sonra \\tuvalete gitmeliyim\\ dedeim ve odadan cikip kocaeli escort eski kulodumu giydim.neyse rahatladim biraz.tekrar odaya dondum ve yorganin altina girdim.bu sefer gotunu dondu bana.resmen o dolgun gotunu yaragima dayadi.en az 15 dakika oyle durduk.yukarı asagı surunmeye basladım. yavas yavas inlemeye basladi.aahhh o inilti sesleri beni nasil tahrik ediyodu.
15 saniyede bir yavas kisik sesle inliyodu.vallahi daha fazla dayanamazdim.iniltileri bardagi tasirmisti.goguslerini oksamaya basladim.iniltileri artti.elimi eteginin altindan amina soktum.sicacikti.oksamaya basladim.sonra icine soktum.harrrriika bir duyguydu be.sonra got deligine goturdum parmakladim.oyle bi inliyodu ki…aahhh..sonra ban dondu.acayip bi sekilde yalasmaya basladik.dillerimiz adeta sevisiyordu.dilini harika kullaniyodu.beni soymaya basladi.elini yaragima attı once bi guzel oksadi ve sonra o guzel agzna aldi.bi ileri bi geri gitmeye somurmaya basladi.hayatimda boyle zevk almadigim ve bir daha ayni zevki alamayacagima eminim.sonra etegini kaldirdi.kulodunu yana kaydirdi ve yavas yavas uzerine oturdu.ilk defa bir amciga giriyodu yaragim.zevkten olebilirdim.basladi kalkip oturmaya…hic bitsin istemedim.hem inliyo hem zipliyodu.sonra tamamen soyunduk.got deligine basini soktum.sonra govdesini.ilk defa gotten yiyomus.ama bayagi zevk aldi gotten.bi yandan memelerini oksuyor yaliyor bi yandan kucagimda hoplatmaya basladim.ikinci bosalmam biraz gec oldu ama acayip zevk verdi.agzina bosaldim.yaragimi agziyla temizledi.sonra biraz oyle ciplak uzandik.biraz konustuk.benden coktandir hoslandigini soyledi.

Kuzenim Beni Arabada Boşalttı

herkese selam sizlere seks hikayemi İzmiğrden yazıyorum. 24 yaşında çalışan bir gencim. Bu hikayem daha geçen hafta yaşandı ve ben de sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istedim. Benim Sibel adında biz kuzenim var. Neyse onunla görüştük ve buluşmak için sözleştik biraz birlikte arabada takılacaktık. Artık buluşma saati yaklaşmıştı ki beni aradı.Ve yanımda bi arkadaşımı dahagetirmemi istedi sebebini sorduğumda onunda bi arkadaşı bizimle olacakmış.Tamamdedim ve arkadaşımı aradım.Oda araca modifiye yaptırıyomuş saat 23 00 gibigörüşebiliriz dedi.Bende kuzenimin yanına gidip durumu anlattıım arkadaş gelenekadar takıldık.Ve geldi sonun da:) izmir incir altına doğru yola çıktık birazalkol aldık ve eğlenmeuye başladık.Kuzenimn alanya escort yannda ki arkadaş bana ilginç ilinçşeyler yapmaya başladı.Kuzenim ve arkadaşım dışarıda mangalın başındatakılırlarken bizde arabada clip izliyorduk.Hatun birden bana porno film varmıdiye sordu bende var dedim.İzleyelimmi dedi olur dedim.Biz başladık izlemeyehatun orda ne görüyorsa bana sana da yapmamı istermisin dedi.Bende gülmseyerektabi dedim.Hatun benim ufaklığı yerinden çıkararak ufak ufak o sıcak nefesiyleuyarmaya başladı.Sonra tabi o mukemmek dudaklarıyla onu emmeye başladı.Ama yaşı19 olmasınarağmen bbelliki bınu ilk olarak yapmıyordu.Üzerinde dar ince çok sexybi elbise vardı.Çoook tahrik ediciydi.Bir yerden ağzına çanakkale escort veriyor bir yandan da okalçalarını arasına nasıl girsem diyordum ki beni sikmeyecekmisindedi.Arkadaşlar bu durum da hala mangaldalar:)) elbisenin arkasından hafifçeaçtım zaten için de bişi de yoktu.Herşey önümdeydi diz çök dedim ve ağzına aldedim.Yaklaşık 15 dakika oral takıldıkdık.Sonra onu sikmeye kara verdiğimde ilkönce götten istedi olur dedim 2 postayı götten sikerek boşaldım.Altımdakıvranıyor inliyordu.Bulunduğumuz yerde raha t değil dim.Kuzeni ve arkadaşı ordabırakarak yola çıktım.Hala doymamış ve beni sik diyor başka bişi demiyordu.Araçta biraz rahat ve geniş.Yolda giderken onun içine giremk istediğimi çorum escort söyledim odaistiyorum diyince sonuç facia:)) hem araç kullanıyor hem onu sikiyrdum ama hayatımın en büyük şikisini yaptımdiyebilirim.45 dak b.turda 3 kez daha patladık.Dönfüğümüzde bi baktım ne göreyim arkadaşım kuzenimi skiyorr.Orda artık çekinecek bişi kalmadığınıdüşünerek bizde sikişmeye başladık.Sabaha kadar şikistik.Bir ara gözümüaçtığımda arkadaşım uyuyordu.ARacı kullanmak için bişiler yapmalıydıık.Kuzenimbiraz uykun dahılsın diyerek ufklık la oynamaya başladı inanamadım o benimkuzenimdi.Arkadaşıda bak sana neler yapıcaz dedi kuznin bir yandan ağzına alıyorarkadaşıda taçaklarımı sıkıyordu ikiside sikmemi istediğini söledi.Ben adeteimdat ister gib etrafa bakıyordum.Ama ne çağree:)) ikisine doya doya siktimşimdi kuzenim beni aramıyor bile alkollu olduğu için onları yaşamışız veutanıyormuş.Ama ben en kısa zaman da ikisine bi ortama alıcam ama bu sefertek:)) olucaam.Görüşmek üzere arkadaşlar hoşçakalın…!

KAYINCONUN KARISI(ALINTI)

KAYINCONUN KARISI(ALINTI)
Selam arkadaşlar, ismim Sinan, Almanyanın Nordrhein-Westfalen bölgesinde kalıyorum. Yaşım 34, evli ve 2 çocuk sahibiyim. Eşimle cinsel hayatımız mükemmelin de ötesinde. Hiçbir şikayetimiz olmaz birbirimizden. İyi çalışan bir İşyerim var. Gelelim geçen sene başımdan geçen olaya. Benim salak mı salak, aff edin, Öküz mü Öküz bir kayınçom var. Kendisi Tır Şöförü. Kayınçom evli ve 26 yaşında, ufak minyon tipli bir karısı var. Ama karısı da kocasından on kat Cin. 4 yaşında bir çocukları var. Bize gelip gittiklerinde hep benim gözümün içine bakar ve bazen de gizli gizli beni süzerdi. Ben pek aldırmaz, bilinçsiz yapıyordur diye geçiştirirdim. Bir gün biz onlara gittiğimizde, Bilgisayarları bozulmuş, Kayınço tamir etmem için rica etti. Oturdum Bilgisayarın başına, ama baktım ki öyle 10-15 dakikada yapılacak iş değil, “Sonra yaparım…” dedim.

Aradan iki gün geçti ve Kayınçonun karısı beni aradı, “Sinan abi bir gelip de şu Bilgisayarı tamir et ne olur, E-mail falan gönderemiyorum kimseye!” dedi. “Tamam geliyorum!” dedim, kalktım gittim. Ben Kayınço da var evde diye düşünüyordum. Ama o işe çıkmış, İngiltereye yükü varmış, iki gün sonra gelecekmiş. Neyse girdim içeri, Kayınçonun karısı bana bir çay koydu getirdi. Oğlu da odasında oynuyordu. Ben bir yandan çayımı içiyor, bir yandan Bilgisayara Format atıyorum. Bu da geldi yanıma oturdu, nasıl yaptığımı merak etmiş. Ben, “Virüs dolmuş Bilgisayara, ne yaptınız buna?” diye sorunca, “Ne olacak Kaynın sabahlara kadar Bilgisayarın başında, olur olmaz sayfalara giriyor!” diye sitem etti.

Ben de meraktan, “Ne gibi sayfalara?” deyince, “Zannedersem açık saçık sitelere, Pornosayfalarına giriyor.” dedi. Bana geldi bir gülme krizi, “Eşşek kadar adam sabaha kadar Pornositelerine mi bakıyor? Evli barklı adam, sanki ihtiyacı mı var? Yoksa sen mi yüz vermiyorsun?” dedim. Dedim ama, nerden bileyim Arı Kovanına basacağımı. Kadın açtı ağzını yumdu gözünü! Meğer bizim Kayınço öyle yerlere bakıp, biraz azıp, anca iş görüyormuş. Bunları anlatırken kızardı bozardı. Konu gitgide daha da açılıp saçılınca, ben de sapıttım ve açık saçık konuşmaya başladım, “Azması için sen yardımcı olsana. Bunun o kadar yöntemi var, sen onu ağzınla, o seni dili ile…” deyince, “Nerdeeee? Altı senedir evliyiz, daha öyle bir şey ne yaptı, nede yapmama izin verdi. Zaten toplam 3-4 dakikayı bulmaz, işini bitirir, sonra da arkasını döner yatar!” dedi.

Hayretle, “Yok yaa?” demişim. Busefer O bana, “Sizde nasıl? Siz öyle şeyler yapıyormusunuz?” diye sordu. Ama eli yüzü ateş basmış gibi, yerinde zor oturuyor. Bana da baya yakın oturduğu için kalçası bacaklarıma değiyordu. Ben bir yandan Bilgisayara devam ediyor, bir yandan da anlatıyordum, “Valla, biz birbirimizi en az yarım saat, Kırkbeş dakika sırf öper yalarız. Ben Karımı Sex’ten önce en az 3-4 kez boşaltmadan o işe başlamam. Ve başlayınca da, sabaha karşı anca bitiririz!” dedim. Bu arada saat akşam 8’i bulmuştu. Kayınçonun karısı, “İlla yemek ye de öyle git! Fırında Börek var! Hem biraz daha muhabbet ederiz!” diye diretmeye başladı. “Dur o zaman ben evi arayayım, başka bir şehirde işim çıktı, nezaman döneceğim belli değil diyeyim. Karım eğer seninle başbaşa olduğumuzu duyarsa başımın etini yer! Biz de rahatça yemek yer, sohbet ederiz…” dedim.

Telefonu kapadım, mutfağa vardım. Kayınçonun karısı mutfakta Fırının önüne domalmış, Böreğe bakıyor. Yanından geçip masaya oturacaktım, Şeytan dürttü, bilerek arkasına sürterek geçtim, masaya oturdum. Baktım Çıt yok! Geri kalktım tam arkasına geçtim, “Ne Böreği yaptın bakayım?” diye. Benim yarak Pantolonuma sığmıyor, tam iki kalça arasına doğru yasladım. Yine Çıt yok! Sadece yüzü iyice kızardı. Fakat hoşuna gitmiş ki, yerinden ayrılmıyor. Ben biraz daha bastırınca, bu kalçalarını hafif hafif sağa sola oynatmaya başladı. Elimi beline doladım, iyice sarıldım arkadan buna. Tam elimi göğüslerine çıkardım ki, kapı açıldı, Oğlu geldi mutfağa. Ben hemen yerime oturdum. “Çocuğu yatırayım, hemen geliyorum…” dedi. Ama, bakışlarından belli, iyice azmıştı. 10 dakika sonra mutfağa gelir gelmez, “Gel!” dedim, kolundan tututup kucağıma oturttum, “Yemek beklesin! Senle önce başka işimiz var galiba!” dedim. Bunu kucağımda biraz koklayıp, okşayıp, elledikten sonra, “Yatakodasına gidelim!” dedim. Kalktık, Fırını kapattık…

Hiç itiraz etmeden önüme düştü, Yatakodasına geçtik. Kapıyı örter örtmez hemen ayakta öpüşmeye başladık. Bu aç Kurt gibi saldırıyor. Bunu omzundan yere bastırdım, önümde diz çöktürdüm. Pantolonumu bir hamlede indirdim, sadece Kilot ile ayakta duruyorum. Kilotumu bir indirdi, gözü Faltaşı gibi açıldı, “Bu ne yaa?” diye şaşkınca suratıma baktı. Benim yarak rahat bir 22 cm var, kadın bileği gibi de kalın, bir de Sinek-Kaydı Traşlı. “Ya bu ne kadar büyük böyle? İmkanı yok bu bana olmaz!” dedi. “Bırak konuşmayı da yala!” diye emir verince, başladı yalamaya. İnanın başı ağzına zor sığıyordu. Sonra yatırdım bunu yatağa, bacaklarını ayırdı, “Ne olur yavaş yavaş sok!” demeye başladı. Güldüm, “Acele etme, seni daha sabaha kadar sikecem, hele birkaç kez zevke gel!” dedim. Başladım bunu yalamaya, bacaklarından amının kenarına kadar, sonra boynundan, kulaklarını, gerdanını, göğüslerini ve yavaş yavaş yine amına doğru. Bu altımda tir tir titriyor, amını yalamaya başlamadan orgazm oldu sanırım. Sonra mis gibi amına dil atmaya, yalamaya, amının dudaklarını sündürmeye başladım. Bu iyice kasılmaya başladı. Zaten kendisi minyon tipli, bir de küçük amcığı var ki, yeni palazlanan kız amı gibi, Kaymak gibi. Sanki bizim dümbük Kayınço hiç sikmemiş!

Amını bir saate kadar yaladım sanırım. Kasılmalarından anladığıma göre, en az 4-5 kez orgazma ulaştı. “Sinan kurban olayım, sok şu koca yarağını amıma artık!” diye yalvarmaya başladı. “Yok! Hele sen bir kalk başına otur, ben sikersem daha ilk girişimde dayanamaz bağırırsın, Çocuğu uyandırmayalım!” dedim. Ben yattım, bu çıktı üzerime. Ama tir tir titriyor. “Emin misin Sinan? Girer mi bu bana?” diye de sorular soruyor. Amı öyle ıslanmıştı ki, extra kaydırıcıya falan gerek yoktu. Am dudaklarını açıp, amının ağzını benim yarağa dayadı. Uğraşıyor garibim, ama kafasının yarısını alamıyor. “Kendini kasma rahat bırak, tadını çıkar!” dememle bu kafasını aldı içine. Ama halen titriyor. “Şimdi acele etme, yavaş yavaş, her inip kalkmanda biraz daha alırsın!” dedim. 1-2 dakikayı bulmadan yarısını aldı içine. Sevinçten gözlerinin içi gülüyor, “Bak aldım sonunda!” diye. Dayanamadım, belinden tutup buna alttan bir kökledim ki sormayın, sanki amını yırtarak girdi. Bir çığlık attı, ağzını zor kapadım. Öylece kaldı üzerimde. Bişeyler demeye çalışıyordu, elimi ağzından çektiğimde, “Amım yırtıldı Sinan, ne yaptın!” diye sitem etti.

“Korkma yırtılmaz, esnektir! Artık kendini kasmayı bırak!” dedim. Bu yavaş yavaş inip kalkmaya başladı. Az sonra kendini öyle bir kaptırdı ki, taa ucuna kadar çıkıp sonra da köklüyordu. “Amına koyduğumun Orospusu! Bak nasılda alıyorsun!” deyince, şok oldu. Meğer bizim Kayınço yavşağı sikerken hiç konuşmaz etmezmiş. Biraz bozulur gibi oldu, ama yaraktan da inmiyor. “Ne o? Zoruna mı gitti Orospu? dediğimde, “Ya öyle deme, ben Orospu muyum?” dedi. “Evet, bu saatten sonra benim Orospumsun, amına koduğumun kızı!” dedim. Dememle bir, bu iyice kudurdu, resmen azdı. “Sende rahat ol, istediğin gibi konuş, istediğini söyle!” deyince, bu da, “Sik beni, dağıt beni! Zaten Eşek yarağı gibi koca yarağın amıma girince ağzıma sıçtın! Sik beni, durma Orospu Çocugu!” diye başladı. Ben de hiç beklemiyorken böyle şeyleri duyunca iyice kudurdum, alttan pompalamaya başladım. 2 Saate yakın sikmişim amını. En sonunda benim yarak iyice şişti, patlayacam. “Geliyorum, korunuyormusun?” diye sordum. “Gel! İçime ak! Doyur amımı dölünle!” diye bağırdı. Bir patladım ki içine, sormayın. Hanım da adetli olduğu için 5 gündür dolmuştum. Bitmek bilmedi. Bu yığılıp kaldı üstüme, “Ya Sinan, Sen ne kadar uzun dayanabiliyorsun öyle? Ben öldüm, bittim! Ömrümde bu kadar uzun sikilmedim!” diye dudaklarıma yumuldu.

Kalkıp duş aldıktan sonra yatakta ben keyif sigarası içerken, bu (biraz utandığından olsa gerek) yüzükoyun yatıyordu. Götünü okşamaya başladım. Bir yandan da bu anlatıyor, “İlk defa yarak yaladım ve ilk defa amım yalandı!” diye. Ben de, “Daha bu ne ki, seninle daha neler yapacağız!” dedim. Bir yandan da götünü okşayıp, parmağımı götünün mühürüne sürtmeye başladım. “Daha ne yapacağız ki? Bundan ötesi var mı?” diye sordu. “Kocan seni hiç arka kapından ziyaret etmedi mi?” deyince, büyük bir şaşkınlıkla, “Yooo…!” dedi. Ben pis pis gülünce, bu, “Aman sakın ha! Orası senin yarağa hiç dayanamaz! Hem arkadan Haram’mış, kocam öyle söylüyor!” dedi. “Senin o dümbük kocanın avradını sikeyim! Şimdi gösterecem sana Haram mı değil mi!” dedim. Başladım bunun kalçasını, götünü, götünün deliğini yalamaya. “Sinan kurban olayım! Sakın ha! Ordan yapma! Amıma alayım yine!” diye yalvarıyor altımda. Fakat ben götünü yalarken, amını da yalıyordum ve Onu iyice kendinden geçiriyordum.

Baktım yatağın başucunda krem var. Uzandım aldım, güzelce götünün deliğini ve yarağımı kremledim. Sonra dayadım yarağımı götüne, ama girecek gibi değil. Göbeğinin altına bir yastık koydum, götünü domalttım biraz, “Bak kasma, kendini sıkma, yoksa çok canın yanar!” dememle, bu biraz sakinleşti. Biraz daha kremledim ve yine yüklendim. Yarağımın kafası yavaş yavaş girmeye başladı, ama bu suratını yastığa gömdü, avaz avaz bağırıyor. Kafası nihayet girdi götüne, ama ben de Kan-Ter içinde kaldım. O ise halen bağırıyor! “Dur, sakin ol, bak kafası girdi, az bekle alışırsın!” desem de boşuna. “Sinan ağzına sıçayım senin, çıkar, yırttın götümü!” diyordu. Abanarak bir yüklendim buna, köküne kadar soktum! Bu manyak gibi bağırıyor, “İn üstümdem Pezevenk, siktir ol git evimden, istemiyorum!” diye. Ensesini ısırıp bıraktıkça bu rahatladı, kendini sıkmayı bıraktı. Yavaş yavaş bağırmayı da bırakınca, ben de pompalamaya başladım. Ama böylesine dar göt daha ömrümde sikmedim…

Yarım saate yakın siktim götünü. Sona doğru bu da iyice alıştı götten sikilmeye. Altımda kendinden geçmiş, zevkle kıvranmaya başladığında, kasıtlı olarak yavaşlıyordum. Hatta durur gibi yapıyordum. O ise, “Durma, devam et! Patlat götümü Sinan! Sana amım da, götümde Helal olsun!” diye haykırıryor, götünü oynatıyordu. Haline güldüm, “Senin anayın götünü sikeyim emi Orospu! İstemiyorum falan diyordun, bak nasıl da alıştın Zilli!” dedim. “Bırak anamı, bacımı da sik istersen, ama durma, devam et kurbanın olayım!” diye inliyordu. Ben de artık fazla dayanamayacaktım zaten, bunun götüne öylesine sert bir şekilde pompalamaya başladım, her bastığımda yatak duvara değip geliyor, ‘Tak tak tak…’ diye ses çıkarıyordu. Sonunda gelmek üzereydim ve götünün derinliğine boşaldım. 5 dakika sonra kalktık duşa gittik, ama garibim yürüyemiyor, derman kalmamış dizlerinde. Duşumuzu alıp, girdik yatağa, yattık. Sabah kahvaltıdan sonra bir kez daha amını sikip vedalaştım. Beni kapıda uğurlarken, “Sinan artık ben bu yaraktan ayrılmam. Haftada en az bir kez yemezsem ölürüm!” dedi. “Merak etme, fırsat buldukça senin bütün deliklerini yarağa doyuracam Orospu!” dedim, öpüştük, ayrıldım.

Artık fırsat buldukça sikiyorum Kayınçonun karısını. Ne yapayım, aç olanı doyurmak sevaptır…

Ablama Karşı Duyduğum İnanılmaz İstek – Bölüm 6

Ablama Karşı Duyduğum İnanılmaz İstek – Bölüm 6
Devam…

Eve hırsız girdikten sonra olanları anlatmıştım en son.Sırf bu mevzudan dolayı bizimkiler uzun bir süre tedirgin olmuş, başka yere taşınmaya karar vermişti.Baya uzun bir süre ev baktılar ve sonunda başka bir yere taşındık.Eve ilk girdiğimde hemen banyoya doğru yöneldim, içimden lütfen bu sefer banyo kapısı duşa doğru bakıyor olsun diye geçirirken hüsranla karşılaştım.Yine duş kısmı bok gibi bir noktada, kapı başka bir noktadaydı.Neyse artık kaderime küserim dedim.

Yeni evle beraber odamda baya değişiklik yapmıştım, balkon olan oda benim olmuştu.Ablamın odası ise banyonun tam karşısındakiydi.Odama yeni bilgisayar masası konmuştu ve artık adam akıllı odamdan çıkmıyordum.Bir Pazar günü odamda kulaklık takılı bir şekilde oyun oynarken ablam farkında olmadan odaya girmişti.Korkudan altıma sıçıyordum odada birden onu görünce.Noldu dedim.Film falan yok mu annemler biyerlere gitti canım sıkıldı, indir de beraber izleyelim dedi.Ben de oyun oynuyorum şuan indiremem diyip odadan yolladım.

Aradan bir süre geçti, oyuna devam ediyordum ama ablamın balkona çıktığı ve eline viledayı aldığını gördüm.Aklıma direk, bunu aldıysa nasıl olsa geri koyacak düşüncesi geldi.Teşhir duygularım kabardı bir anda.İçerideki seslerin kesilmesine yakın odada şortumu indirip, sandalyede iyice geriye yaslanarak bir porno açtım.Tül perdeden içerisinin göründüğüne eminim, ama ben konsantre olmuş bir şekilde kulağımda kulaklıkla hiç durumu çaktırmadan porno izliyorum.Ablamın balkona çıktığını göz ucuyla gördüm, kalkmış olan sikimi iyice görebilmesi için elimden geleni yaptım.Çaktırmadan gözklerimi açmayıp, kısık bir şekilde baktığımda, balkon kapısının oradan beni izlediğini farkettim.Biraz daha devam ettim ama boşalmadım.Telefonum çalmış gibi davranarak kulaklığı çıkardım ve 31 çekmeyi bıraktım.Ayağa kalktım ve kalkık sikimin üstüne donsuz bir şekilde şortumu giydim.O sırada ablam içeri kaçtı farkındaydım.Kasten yüksek sesle arkadaşımla konuşuyor gibi yapıyordum.

Salona doğru yöneldiğimde ablamı laptopun başında buldum.Napıyosun dedim.İyi ya işte msn falan bakınıyorum öyle dedi.İzliceksen film bulayım sana dedim, olur dedi.O sırada laptopta kurulu duran tiemviewer denen, başka bir bilgisayardan diğer makineyi kontrol etmeye yarayan( babam sürekli soru sorduğu için o programı kullanıp düzeltiyordum) programı açtım.Ablamda İngilizce adına hiçbir şey yoktu, bilgisayardan da gram anlamazdı.Programı alt tarafa atıp, film bulabileceği birkaç tane site açtım.Hadi ben oyun oynamaya dönüyorum dedim.

Odaya döndüğüm gibi onun bilgisayarına direk bağlandım ve neler yaptığına baktım.Filmlere falan bakıyor ama genelde böyle +18 olanları gözüne kestirmiş durumda.Azdığının farkındayım, ama o neler olacağının farkında değil.Bir filme tıkladı, hemen hazırladığım site adını arama barına yazdım ve film yerime benim istediğim porno siteye girdi.Laptopun kamerasını açtım, farkında olmadığına eminim, meraktan ise ölüyorum.Önce diğer sekmedeki film sitesine döndü ama porno sitesini kapatmadı.Sonra biraz film baktıktan sonra porno sitesine geri döndü.Soft porn tadındaki böyle filmlere bakınıyordu.Gittim ordan gangbang videosu açtım bir tane.Sonra da mouse kontrolünü devre dışı bırakarak bilgisayarı kitlenmiş gibi gösterdim.Oturdum hareketlerini izlemeye başladım.Kamera tam olarak vücudunu göstermiyordu,ancak yüz ifadesinden ve kollarının hareket etmesinden mastürbasyon yapmaya başladığını fark ettim.Başka bir porno daha açtım, bu sefer daha soft bir şey buldum, birkaç sekme daha açıp, pop up sitelerdeki efekti yarattım aklımca.Bir süre daha böyle devam etti, sonra birden ayağa kalktı.Aradan 30 saniye geçmeden laptopun karşısına geri geçti ve üstündeki badyi sıyırdı.Tamamını çıkarmadı tshirt ün ama göğüsleri dışarda.İlk defa bu kadar net ve aralıksız görüyordum.Ufaktı, öyle büyük göğüsleri yoktu ondan emindim ama uçlarının bu kadar büyük olacağını düşünmemiştim.Bir süre memelerini sıktı, uçlarının üzerinde ağzına sokarak ıslattığı parmağı ile daireler çizdi.Sonra geriye doğru yattı… Hassiktir, tam olarak hayalini kurduğum şeyi yapıyordu.Muhtemelen o bakire amını okşuyordu.Kıllı mıydı acaba son gördüğümdeki gibi? Yoksa pırıl pırıl bir amı mı vardı? Salona gidip aniden içeri girsem mi diyordum içimden? Bassam onu mastürbasyon yaparken.Ya da elimde dandik telefonumun kamerası ile girip video çeksem? Düşüncelerim arasında boğulurken hayatım boyunca almadığım bir zevk döngüsü içimi kemiriyordu.
Görüntü gitti artık kaybettik derken, ekranı aşağı çekmesiyle birlikte herşey değişti.Yıllardır türlü biçimlerde hayal ettiğim, sürekli olarak farklı biçimlerde amlara layık gördüğüm ablamın amı kısacak kıllarıyla karşımdaydı.Gördüğüm anda elim ayağım titremeye başladı, bir an direk boşalacağımı zanettim.Görüntüyü bir şekilde kaydetmem ve sonra defalarca izlemem gerekiyordu ama kaydetmeye dair hiçbir programım yoktu.Ekran görüntülerini alarak ablamın amını bilgisayarımın en derin noktalarına onlarca fotoğraf olarak kaydetmeye başlamıştım.Okşamalar sırasında bir şey aniden kafama yıldırım gibi düştü… Parmağını içeri sokuyordu!Nasıl olur laaaaan? Bakire değil miydi???Kim sikti lan ablamı? Öyle adam akıllı sevgilisi olan biri değildi ablam.Geçenlerde Suat denen bikaç yaş büyük bir herif vardı, ondan hemen ayrılmıştı.Direk siktirmiş miydi lan kendini? Bu kadar mı azmıştı? Eğer bu kadar azdıysa ben sikerdim zaten ablamı.Niye başka ellere gitmişti? Sonra bir fikir daha geldi aklıma… Ya kendisi bozduysa? Nasıl oldu bilmiyordum ama esas ablamın artık bakire olmadığını öğrenmiştim.

Ablamı izliyordum ama büyük bir hırsla, nefretle izliyordum.Sikmek istiyordum bunu ben de biliyordum ama hep korkuyordum.Ya bizimkilere bişeyler söylerse diye.Ne söyleyebilirdi ki artık? Söyleyeceği herşeyin karşıtı olan bir koz vardı elimde.Anlatacak olursa, birilerinden onun bakire olmadığını öğrendiğimi, hatta bunun iyiden iyiye dedikodu olarak milletin diline düştüğünü, bunu söylemememi istediği için bir şeyler uydurduğunu söyleyecektim.Ancak sadece tehdit etmek istemiyordum.Bu durumdan zevk alarak, yavaş yavaş onun bana gelmesini istiyordum.

Planın ilk aşaması olan porno izletmeyi tamamlamıştım.Hatta fazlasını bile elde etmiştim istediğimden.Sırada ikinci aşama vardı.Kulaklığı kulağıma neredeyse oturacak şekilde ayarladım ve bilgisayarın sesini tamamen kapattım.Sanki kulaklıktan dolayı hiçbir şey duymuyormuşum gibi yapacaktım.Programı kapattığımda odama gelmesi gerekriyordu bana göre.Çünkü istediği filmşleri açamamış, hem de mastürbasyon yaparken yarıda kalmıştı.Şortumu ve donumu sıyırdım, bacaklarımdan sol olanı masanın üstüne doğru koydum, sağ bacağım normal yerde.Bu pozisyonda sikim çok daha net bir şekilde görünüyor ve aynı zamanda kapıdan girdiğin anda görünüyordu.

Koridordan gelen seslerden ablamın odama doğru yöneldiğini anladım, pornoyu oynatmaya başladım, iyice arkama yaslandım.Pozisyonum çok iyi durumdaydı.Önce odanın kapısını çaldı, dicanio diye seslendi.Bi daha çaldı kapıyı, bu sefer daha yüksek sesle tıklattı, ses yok.Gözlerim çok kısık ama çizgi halinde ne yaptığını görebiliyordum.Odaya girdi, önce şok oldu bi 4-5 saniye hiçbir şey yapamadan dondu kaldı.Kapı tamamen açık, ağzı tamamen açık, elim sikimde, sikim olabilecek en dik şekilde, kökünden kavranmış ve profilden ablama bakıyor.Bu sırada ben de 31 çekiyorum.Bir yandan da oh diye ses çıkarıyorum inceden.Çok zorlansam da görüyorum, ağzını hala kapatabilmiş değil.Gözlerimi hafifçe aralıyorum ve bu sırada çılgınlar gibi boşalıyorum… Tam karşı sağımda duran ablam çığlık atıyor ve odadan kaçıyor! Mission complete!
Planın ikinci bölümü başarıyla tamamlandı.Görmesi gerekenleri her detayıyla gördü, azdığında gözlerinin önünde artık kardeşinin güzel yarrağı canlanacak.

Devam edecek…

Bu arada adam akıllı yorumlar bekliyorum, yakın zamanda yazmaya çalışıyorum ama benim de bir hayatım var unutmayın!

Kizligimi En yakin Arkadasimin Kocasi bozdu

Kizligimi En yakin Arkadasimin Kocasi bozdu

Kızlığımı En Yakın Arkadaşımın Kocası Bozdu!

Benim yıllardır çok sıkı dostum, arkadaşım, kardeşten öte bir kız arkadaşım Didem, yeni evlendi. Ama arkadaşlık ettikleri ve nişanlı oldukları sürece adamı hiç gözüm tutmamıştı. Samimiydik, konuşuyor, geziyorduk, ama hoşuma gitmeyen bir şeyler vardı bu adamda. Çok yakışıklıydı ve ahlaksız bir yapısı vardı. Bana bakışlarını yakalıyordum ara sıra. Bacaklarıma, vücuduma istekli istekli, sikecek gibi bakıyordu. Benim baktığımı anlayınca başını başka tarafa çeviriyordu. Arada Didem olmasaydı, o bakışlara başka türlü yanıt verirdim! Didem havalarda uçuyordu, aşktan bir şey görecek hali yoktu. Her fırsatta öpüşüyorlar, koklaşıyorlar, sevişiyorlardı. Üstü kapalı uyarmaya çalıştım, ama Didem dinlemedi, o adamla evlendi…

Balayı falan derken evleneli bir ayı geçti. Didem’in ısrarlarına dayanamayarak, bir akşam yemeği için evlerine gittim. Üçümüz, yeni ev kadını Didem’ın hazırladığı yemekleri yedik, hediye götürdüğüm güzel şarabı açıp içtik. Sohbet ettik. Her şey güzeldi, yemek, şarap, sohbet. Benim güzel arkadaşım mutluluk sarhoşuydu zaten. Kocasının ağzının içine bakıyordu. Balayını anlattılar. Oteli, denizi, havuzu falan. Hatta, kocası birara içeriye gittiğinde, Didem üstü kapalı olarak, kocasının harika seviştiğini, yatakta kendisini çok mutlu ettiğini bile anlattı.

Gece yarısına doğru kalkmak istediğimde, ikisi birden beni evime bırakmak için ısrar ettiler. Ben, gerek olmadığını, taksiyle gideceğimi söyledim. Tam bunun tartışmasını yaparken Didem ağırlaşmaya, bayılır gibi kendinden geçmeye başladı. Ben hemen, “Ne oldu Didem? Neyin var?” diye ayıltmaya çalıştım. Kocasından kolonya istedim, getirdiği kolonyayı alnına, boynuna sürüyordum. Didem halen kendinde değildi, yere halının üzerine serilip kalmıştı. Kaldıramıyordum.

Telefona davranıp 112’yi aramaya çalıştığımda, kocası tutup telefonu elimden aldı ve “Merak etme, bir şeyi yok. Uyuyor sadece…” dedi. Gözlerinde acaip pırıltılar dolaşıyordu. “Nasıl yani? Nasıl uyumak bu?” diye olayı anlamaya çalışırken, kafama dank etti. Adamın gözlerindeki parıltılar anlatıyordu her şeyi. “Uyku ilacı verdim uyuması için! Seninle yalnız kalamıyoruz hiç… Uyursa yalnız kalırız diye düşündüm!” dedi. Şeytanca yakışıklı yüzünde, yine şeytanca bir sırıtış vardı. Anlamıştım olayı, karısını uyutup beni sikecekti…

Üstüme gelmeye başladı. Tam bana sarılmak isterken buna bir tokat patlattım ve “Seni şerefsiz! Nasıl düşünürsün bunu?” diye bağırıp kapıya fırladım. Ama nafile, kapı kilitliydi. Açamayınca arkamı döndüm. Yavaşça üzerime geliyordu. Sıyrılıp balkon kapısına koştum. O da aynı şekilde kilitliydi. Sanki açılacakmış gibi kapı kolunu zorlayıp açmaya çalıştım. Tekrar dış kapıya aynı şekilde yüklendim. Yok, açılmıyordu.

Çaresizce döndüm, üstüme geliyordu. Yana kaçtım, kollarını açıp üstüme geldi. Kaçacak yerim kalmamıştı. Sırtım duvara dayanmıştı. Ellerini iki yanımdan duvara dayadı, kollarının arasında hapsetti. O yakışıklı, kirli sakallı suratı bir santim burnumun dibindeydi şimdi. Korkuyordum, “Yapma! Nasıl böyle bir şey yaparsın? Karının en yakın arkadaşıyım ben! Yeni evlisin, neden böyle bir şeye gerek duyuyorsun?” diye bağırıyordum yüksek sesle. Koca eliyle ağzımı kapadı, “Bağırma canım! Bağırırsan hem sen, hem ben, hem arkadaşın rezil oluruz mahalleye! İster misin böyle bir duruma düşmeyi?” dedi. Başımı iki yana salladım. Elbette yapamazdım bunu.

Bana, “Seni seviyorum canım! İlk gördüğüm andan beri seni istiyorum. Öyle güzel, öyle seksisin ki… Güzelliğin, giydiğin seksi giysiler bitiriyor beni! Delirtiyorsun! Hadi, zorluk çıkartma, sen de zevk alacaksın, inan!” diye fısıldıyor, ılık nefesi kulak memelerimde, boynumda dolaşıyordu. Tüm bedeniyle yaslanmıştı bana. Kasıklarımda onun kalkmış yarağının sertliğini hissediyor, bu da alarm zilleri çaldırıyordu beynimin içinde.

Elini ağzımdan çekti. Yalvarmayı denedim, “Sakın aklından bile geçirme! Bırak gideyim, şerefsiz! Nasıl bunu düşünürsün? Kız oğlan kızım ben. Hem sen… Sen yeni evlisin! Karın yetmiyor mu sana? Bırak beni!” dedim, ama nafile. Çırpındım, tekme vurmaya, kollarından kurtulmaya çalıştım. Umurunda bile değildi. Gözleri vahşi vahşi parlıyordu. Kafaya koymuştu, bugün, bu gece beni becerecekti bu adam. O vahşi ışıltıları görünce anladım. Kızlığımı kaybedecektim bu gece! Yine de kurtulmayı denedim. Ama olmadı.

Saçlarımdan kavrayıp dudaklarıma yapıştı. Başımı çevirdim, bir tokat yedim aniden. Sarsıldım. Tutup yere yatırdı beni. Sağa sola kıvrılıyor, üstümden atmaya çalışıyordum. Minyon tipli, 60 kilo bir kızın ne kadar kuvveti olabilir ki? İri yarı erkek ağırlığının altında eziliyordum. İki elimi tek eliyle tutmuş, halıya bastırmıştı. Bacaklarıyla bacaklarımı hapsetmiş, kıpırdamama izin vermiyordu. Didem, benim güzel arkadaşım, yanı başımızda kendinden geçmiş, baygın yatıyordu. Ona seslenmeyi denedim, ne faydası olacaksa? “Didem, nolur kendine gel! Didem! Kurtar beni!” dedim. Ama Didem’in ruhu bile duymuyordu. Kocası ise yanı başında beni yere yatırmış, sikmek üzereydi…

Nefesim kesilmiş, gücüm kalmamıştı bu hayvanın altında. Kendimi bıraktım, mücadele edecek halim kalmamıştı. Baskıyı hafifletti. Bluzumun yakasından tutup aşağıya çekti, yırtarak çıkardı. Sütyenimin askılarını kopardı, fırlatıp attı. Boğuşmanın etkisiyle nefes nefese kalmıştım, göğsüm aşağı yukarı inip kalkıyordu. Belden yukarım çıplak, gözlerinin önündeydim. O da bir an durup hayranlıkla seyretti memelerimi, “Ohhh! Canım benim! Çok güzelsin! Harikasın!” diye soludu. Sonra eğilip öpmeye başladı. Dudakları sıcak sıcak, memelerimde, uçlarında dolaşıyordu.

Sol eliyle ellerimi bastırırken, sağ elini aşağıya okşayarak indirdi. Eli, çıplak bacaklarımı okşaya okşaya, boğuşurken sıyrılan eteğimin altına girdi. Bacaklarımın içlerini okşayarak yukarı çıktı. Külodumu avuçladı. İrkildim. Ama hareket edemedim. Ağlıyordum. “Bırak! Lütfen bırak beni! Dokunma bana! Zarar verme!” diye yalvarıyordum. Dinlemedi beni. Elleri okşamaya devam etti. Şimdi hazineme ulaşmıştı parmakları. En kıymetli hazinemi, evet, amımı okşamaya başlamıştı parmakları. Ve o anda dehşetle bir olayın farkına vardım: Zevk alıyordum!

Evet. Her yandan ateş altındaydım. Dudakları memelerimin uçlarındaydı. Islak dili memelerimde, kabarmış meme uçlarımda dolaşıyordu durmadan. Etli dudaklarının arasına hapsediyor, diliyle okşuyordu meme uçlarımı. Ya parmakları? Çıplak amımı, klitorisimi okşayan o parmaklar. Dakikalar boyu sürüyordu bu durum. Kasıklarımda bir ateş, bir yangın başlamıştı artık. Ve o yangın gittikçe büyüyor, tüm vücuduma yayılıyordu.

Islandığımı hissediyordum. İçimden sular akıyordu sanki. İnanamıyordum buna. En yakın arkadaşım yanı başımda baygın yatıyor, kocası ise her yerimi okşuyor, öpüyor, emiyor, beni zevkten kıvrandırıyordu. Duygularımı anlatamam. Korku, dehşet, heyecan, zevk, utanma, vicdan azabı. O her tarafımı okşayıp yalarken, ben içimden kendi kendime konuşuyor, telkin etmeye çalışıyordum, (Tamam, sen bir kadınsın. Hayvanın okşamalarından zevk alabilirsin, ama kendini kaptırma. Geçecek bu. Şeytanın seni alt etmesine izin verme. Hayır!) diye.

Elimde olmadan ağzımdan, “Ihhh…” diye bir inilti koptu. Ve hayvan da anlamıştı zevk aldığımı. Parmağını amımdan çekti, ıslanmıştı parmakları, ışıkta amımın sularıyla parlıyordu. Parmağını kokladı, yaladı bana bakarken. “Görüyor musun aşkım, nasıl zevk alıyorsun! Nasıl ıslanmış amcığın! Hadi bırak kendini bana, zevkine var!” diyordu.

Bıraktım ben de. Elini eteğimin kopçasına getirip kopardı. Eteği sıyırıp bacaklarımdan çıkardı. Minicik pembe külodumla kalmıştım. Hemen arkadan koparırcasına onu da çıkardı. Çırılçıplaktım şimdi. Utançla ellerimi apış arama götürdüm, hazinemi saklamaya çalıştım. Gülümseyerek yavaşça elimi tuttu, kenara çekti. Hayran gözlerle bakıyordu amıma. Yeni ağda yapmıştım. Amımı bir süre seyretti, sonra eğildi, öptü. Elimde olmadan yine, “Ooohhh…” diye inledim. Kapalı tutmaya çalıştığım bacaklarımı araladım yine elimde olmadan…

Ve ağzı, benim göz değmemiş, el değmemiş amıma kapandı. Islak dilini hissettim amımda. Ne oluyordu bana böyle? Nasıl bir zevkti bu? Hele dilinin ucunu klitorisimde hissettiğimde mahvoldum. Beynimde şimşekler çakıyordu sanki. İki elimi halının tüylerine geçirmiş, kasılmış parmaklarımla yoluyordum zevkten. Ama yine de ona katılmıyor, zevkini arttırmamaya çalışıyordum. Ama ne kadar saklayabilirdim aldığım korkunç zevki? Gözünü benden ayırmadan yalıyordu amımı. İçimden akan sular, zevkten kızaran yüzüm, kısılan gözlerim her şeyi anlatıyordu ona…

Sonunda yalamayı bırakıp kalktı. Aceleyle üstünde ne varsa çıkarıp attı. Şimdi aralık bacaklarımın arasında, heykelsi, kaslı, sportmen vücuduyla dizlerinin üstünde duruyordu. Az önce kasıklarıma bastırdığı sertlik serbest kalmış, yarağı havaya dikilmişti mızrak gibi. Muhteşem bir yarağı vardı. Biçimli, damarları kabarmış, geniş şapkalı bir şey…

Dizlerinin üzerinde yanaşıp o yarağı ağzıma yaklaştırdı. Ne istediğini anlamıştım, başımı diğer yana çevirdim. Saçımdan tutup kavradı. Can acısıyla istediğini yaptırıyordu bana. Ağzıma dayadı yarağını. Ağzım sımsıkı kapalıydı. Diğer eliyle çenemi tutup sıktı. Acıyla açılan ağzıma taş gibi olmuş yarağını sokuverdi…

Çaresizdim. En ufak hareketimde saçlarımdan asılıp canımı yakıyordu. İstediğini yaptım ben de, yarağını yaladım, emdim. Zorlukla ağzıma sığan yarağını vantuz gibi emiyordum artık. Porno videolarda seyredip mastürbasyon yaptığım oral sahnelerindeki kadınlardan farkım yoktu şimdi. Aklımda o videolardan ne kaldıysa, ağzımla, dilimle hepsini yaptım yarağına. O ise başını arkaya atmış, iki eliyle saçlarımdan kavramış, yarağını ağzıma sokup çıkarıyor, sonra yalamamı bekliyordu. Ben de yalıyordum boylu boyunca. Yaladım, yaladım… Neden boşalmıyordu bu hayvan? Yoksa planını önceden yapmış, karısına uyku hapı, kendine geciktirici falan mı almıştı sapık herif? Herhalde öyle olmalıydı. Dakikalarca yaladığım halde, zevkten böğürdüğü halde boşalmıyordu bir türlü…

Sonra bıraktı yalatmayı. Bacaklarımın arasına girdi tekrar. Tükürüklerimden ıslanmış yarağını, benim zevk sularımla ıslanmış amıma sürttü. Eliyle tutup boydan boya gezdirdi ıslaklığımda. Klitorisime baskı yaptığında kıvrandım. “Yapma… Bana bu kötülüğü yapma! Kızım ben. Bekaretime zarar verme. Bırak ağzımla boşaltayım seni!” diye inledim tekrar. “Çok güzel yalıyorsun tatlım. Müthiş oral yapıyorsun. Ama merak etme aşkım, seni öyle seveceğim ki, kendin yalvaracaksın içime gir diye!” dedi.

Öyle de oldu… İçime girmeden üzerime abandı. Kasıklarıma yaslanan yarağını ayırmadan dudaklarıma yumuldu. Etli dudaklarıyla dudaklarımı emmeye başladı. Eli bir mememi avuçlayıp sıkarken, dilinin ucuyla dudaklarımı okşuyordu bir yandan da. Nefes alabilmek için dudaklarımı araladığımda içime girdi o dil. Dilimi okşuyordu. Kendimden geçiyor, bayılacak gibi oluyordum. Nefes alamıyordum. O geniş kaslı göğüslerinin altında eziliyordu memelerim…

Namussuz adam öyle güzel öpüyordu ki, öyle güzel sevişiyordu ki, her yerime ayrı ayrı aynı anda zevk yıldırımları salıyordu sanki. Dayanamıyordum artık. Kasmaya çalıştığım bacaklarım, kendiliğinden sonuna kadar ayrılmıştı şimdi. Ve o açılan bacaklarımın arasında kıpırdayıp duruyordu yarağı. Hayvani yarağının sert başının amımın girişini zorlamaya başladığını hissediyor, içime girebilmesi için kalçalarımı oynatıyordum. O ise hiç acele etmiyordu. Beni zevkten zevke sürüklerken, memelerimle, dudaklarımla haince oyalanırken, hiç aldırış etmeden, sertliğinden bir şey kaybetmeden öylece bacaklarımın arasında duruyordu…

Zevk sularımın taştığını, arkamdan halıya süzüldüğünü hissediyordum. Sonunda dediği oldu. Yalvardım, “Hadi, gir içime artık! Bitsin bu işkence! Sok şunu içime namussuz!” diye. Gülümsedi dudaklarımın içinde, “Emin misin? İstiyor musun gerçekten?” diye sordu. Haykırdım, “Evet! İstiyorum hayvan herif, istiyorum! Ne yapacaksan yap, bitir şunu, bitir işimi, dayanamıyorum artık!” diye.

Ve doğruldu. Bacaklarımın arasında yerleşti iyice. Gözlerini gözlerimden ayırmadan kalçalarını bastırdı içime doğru. Yarağının başının amımın girişini zorladığını hissettim. Girdi. O kadar ıslanmıştım ki, kaydı içime yavaşça. Başı girdi. Durdu. Gözlerime bakıyordu. Bense heyecanla, titreyerek bekliyordum onu. Ve tüm kalınlığıyla bastırıverdi içime. Bir sızı duydum içimde. Kollarımı boynuna sardım. “Ahhhh!” diye inledim. Acının bitmesini bekledim. O da bekledi. Sonra hareket etti. Yavaş yavaş. Soktu. Çıkardı. Soktu. Çıkardı. Hızlandı. Hızlandı. Zevk suları fışkırıyordu bacaklarımın arasından. İnanılmazdı hissettiklerim. Böyle bir zevk olamazdı. Resmen çığlık atıyordum zevkten. Zirveden zirveye uçuruyordu beni hayvan herif…

En sonunda boşaldı içime. Döllerinin sıcaklığını rahmimin derinliklerinde hissedince ben de delirdim. Tırnaklarımı sırtına, dişlerimi omuzuna geçirip, haykırdım, haykırdım, haykırdım…

Kasılmalarımız bitince üstümden yuvarlandı yanıma. Sırtüstü uzandı. Yan dönüp başımı onun inip kalkan göğsüne koydum. Kalbinin çılgın bir tempoyla atan gümbürtüsünü duyuyordum. Ellerimle, dümdüz, sert karnını okşadım. Bacağımın biriyle, onun sert, erkek kaslı bacaklarını sardım. Halen zevk alan amımı, onun kıllı, sert bacağına dayadım. Bastırdım. Amımda bacağının sıcaklığını, sertliğini duyuyor, zevkten kasılıyordum. Bir süre böyle kaldık. Dinlendik. Sonra kalktı. Beni de elimden tutup kaldırdı.

Zavallı Didem, halen baygın vaziyette uyuyordu halının üzerinde. Eğilip yerde yatan arkadaşımın omuzlarından tuttu, bana baktı, ben de ayaklarından tuttum, kaldırıp koltuğa yatırdık. İçeriden örtü getirip üzerine örttü. Dudaklarını sevgiyle öpüp, başının altına bir yastık koydu. Ben koltuğun kenarında ayakta durmuş onu izliyordum. İçimi bir kıskançlık duygusu kavurdu birden…

Dolan, bulutlanan gözlerime baktı, anlamıştı hissettiklerimi. Gülümseyerek kalkıp geldi, beni kucakladı. Çırılçıplak birbirimize sarıldık. Ateşli ateşli öptü dudaklarımı, “Söylemiştim sana aşkım… Karımı sevdiğim kadar seni de seviyorum. Merak etme, ikinize de yetecek gücüm var benim!” dedi. Ve o güçlü kollarıyla kucaklayıp, kuş gibi kaldırdı beni. Banyoda bacaklarımdan akan dölleri, kanı temizledi özenle. Yıkadı beni. Ben de onu. Sonra yine kucaklayıp üzerimizdeki akan su damlalarıyla, çırılçıplak yatak odasına götürdü. Yatağa yatırdı nazikçe. Sonra üstüme geldi. Seviştik. Saatlerce… Sabaha kadar…

Aklımda sadece o an vardı. Hiç bir şeyi umarsamıyordum. Bekaretim… Namusum… Didem… Geleceğimiz… Hiç biri… Umursadığım tek bir şey vardı: Erkeğim! O’nun bana verdiği, yaşattığı korkunç şehvet, içinde yüzdüğüm zevk denizi. Ve artık onsuz yaşayamayacağım duygusu!

Yüksek Libido! (6)

Yüksek Libido! (6)
Yüksek Libido! (6)

Sabah uyandığımda Hakan gitmişti. Perşembe gününe kadar iş seyahatinde olacaktı. Seks partisini ise Cuma gününe ayarlamıştık. Ben kendimi iyi hissediyordum, o yüzden bir duş alıp giyindim ve okula gittim. Buse okula gelmemişti tabii ki. Emre’nin söylediğine göre 1 hafta falan gelmeyecekmiş okula…

Emre’yle sikişmelerimiz ve derslerimiz devam ediyordu. Fırsat buldukça okulda da sikişiyorduk. Kesinlikle normal sikişmelerden daha zevkliydi topluma açık yerlerde sikişmek. Perşembe gününe kadar rutin dışı bir şey olmadı. Ben iki yarrak yemenin tadını aldığım için sürekli tost olmak istiyordum, fakat Emre dışında kendimi siktirecek birisini bulamamıştım. Perşembe gününe kadar öyle idare ettim ve Perşembe günü Hakan gelince Emre’yle Hakan beni bir güzel siktiler…

Cuma günü sabah Emre ve Hakan’ın arasında uyandım. İkisi henüz uyanmamıştı. Siklerini yalayarak uyandırdım onları. Sonra, “Ben duşa giriyorum!” deyip odadan çıktım ve duşa girdim. Suyun altında girdikten hemen sonra Emre ve Hakan yanıma geldi. Emre beni ayakta domaltıp amıma girdi, Hakan da ağzıma verdi. Suyun altında iki yarrak birden yemek çok zevkliydi. Hakan ağzımı güzelce siktikten sonra beni kucağına alıp amıma geçirdi yarrağını. Emre de arkadan gelip götüme girdi. Onlar hareketsiz dururken ben aralarında zıplıyor, iki yarrağı da köküne kadar içime alıyordum. Bu şekilde sikişerek üçümüz de boşaldık. İkisi de döllerini ağzıma boşalttı. Sabah kahvaltımı kocalarımın dölleriyle yaptım. Temizlenip duştan çıktık. Hakan işe, Emre’yle ben de okula gittik. Okulda sürekli akşam yaşanacakları düşünüyordum…

Emre’yle okuldan eve geldiğimizde Hakan henüz işten çıkmamıştı. Emre’yi gardrobun önüne götürüp, “Beni bugün sen giydir!” dedim. Emre kıyafetlerimi teker teker inceledi. Siyah bir elbise çıkarıp, “Bunu dene bakalım!” dedi. Bu kıyafeti seçmesini bekliyordum ben de. Sırt dekoltesi göt çatalıma kadar gelen, memelerimi ucuna kadar açıkta bırakan kısa bir kıyafetti bu. Sonra dolaptan siyah jartiyerimi verdi. Onu da giydim. Bir de siyah topuklu ayakkabı vardı üzerimde. Çok siyah olmuştum ama bu siyahlık çok cezbediciydi. Makyajımı yaptım. Saatime baktığımda 30 dakika kaldığını gördüm. Yemekleri önceki gün hazırlamıştım. Sofrayı kurmaya başladım. Ben işimi bitirdikten hemen sonra kapı çaldı.

Melih, Hakan ve Mine beraber gelmişti. Mine’nin üzerinde tek parçalık beyaz bir elbise vardı. Vücuduna çok güzel oturmuştu. Giydiği topuklu ayakkabı uzun bacaklarını mükemmel gösteriyordu. Üçü de beni görür görmez baştan aşağı süzdüler. Melih oldukça etkilenmiş gibiydi. “Hoş geldiniz!” dedim. İçeri girdiler ve masaya geçtik. Mine’yle Emre, Melih’le de ben yan yana oturduk.

Emre’yle Mine kısa sürede çok samimi olmuştu. Melih’le ben de gülerek muhabbet ediyor, birbirimizin koluna bacağına dokunuyorduk. Melih gözlerini vücudumdan alamıyordu.

Yemek bittikten sonra sofrayı toplamaya başladım. Melih, “Yardım edeyim!” dedi ve benimle birlikte mutfağa geldi. Ben tabak ve bardakları bulaşık makinesine koymak için eğildim, ama resmen domalmıştım Melih’in önünde. Kıyafetim kalçama kadar sıyrıldı. Melih’e götümü sergiliyordum. İşimi bitirip arkamı döndüğümde Melih’in sikini pantolonundan çıkarmış olduğunu gördüm. Dimdik sikini elinde tutarak bana bakıyordu. Siki Hakan veya Emre’ninki kadar büyük olmasa da düzgün ve yeterliydi. Anlaşılan Melih daha fazla beklemek istemiyordu. Hemen önünde diz çöktüm. Melih benim hareketimi beklemeden bir anda eliyle kafamı sikine bastırdı ve köküne kadar ağzıma soktu. Hızlıca ağzımı sikmeye başladı. “Seni ilk gördüğüm andan itibaren bunun hayalini kuruyorum!” dedi.

Melih gırtlağımı sikmeye devam ederken Hakan mutfağa geldi. “Oo, siz erkencisiniz!” dedi ve sikini pantolonundan çıkardı. Melih yarrağını ağzımdan çıkarınca Hakan soktu ağzıma. Birinin sikini afiyetle yalarken diğerininkini elimle sıvazlıyordum.

– “Hakan, şimdiye kadar o kadar karı siktim, böylesini görmedim. Çok şanslı adamsın!”

– “Tadını çıkar ortak!”

Beni ayağa kaldırdılar. Kıyafetimi bir çırpıda çıkardı Melih. Sırayla ikisini öperken onlar da benim götümü, memelerimi avuçluyorlardı. “Hadi içeri geçelim!” dedi Hakan. Melih beni saçımdan tutup önünde yürütmeye başladı. İçeri girdiğimizde, Mine, Emre’yi koltuğa oturtmuş sikini yalıyordu.

– “Ulan godoş Hakan, bu yarrağın varlığından neden bahsetmedin bana daha önce, bunu sabaha kadar yesem doymam!”

– “Şimdi söyledim işte. Kurutana kadar yersin artık!”

Hakan koltuğa oturup beni kucağına aldı. Sikine oturdum. Melih arkamdan yaklaşıp biraz belimi kırdı ve götüme girdi. Bu ikili daha önce beraber çok karı siktiği için hemen ritmi yakaladılar. Melih bir yıldır hayalini kurduğu götümü çatır çatır sikerken, Hakan da amımı yarıyordu. Zevkten dört köşe olmuştum yine. “Acımayın bana. Amımı götümü yırtın. Bu yarrak hastası orospuya gününü gösterin…” diyordum inlerken. Melih bir eliyle saçımı kavrayıp sertçe çekmeye başladı. Hakan da elini enseme atıp beni kendine doğru çekiyordu. Bu çok acı verici bir şeydi ve beni daha da azdırdı. Hakan bir yandan da suratıma tokatlar atıyordu. Vücudumun her bir parçası titreyerek o geceki ilk orgazmımı yaşadım.

Mine’nin çığlık sesleri yükselmeye başladı. Kafamı çevirdiğimde Emre’nin Mine’nin bacaklarını omzuna alıp götünü siktiğini gördüm. Mine’nin inlemeleri odadaki herkesi tahrik ediyordu. Götüne giren yarrağın yarattığı yüz ifadesi de çok sexy idi. Emre boğa gibi sikiyordu Mine’nin göt deliğini.

Melih sikini götümden çıkardı. Koltuğa çıkarak yanıma geçip sikini ağzıma verdi. Hakan da boşalan göt deliğimi doldurdu. Melih’in hareketleri sertleşmişti. Bir eli saçımda bir eli boğazımdayken sikini her girişinde köküne kadar sokuyordu ve taşakları çeneme çarpıyordu. Arada bir taşaklarını ağzıma sokuyor, bazen de yarrağını suratıma vuruyordu.

Melih koltuktan inip Mine’nin yanına gitti. Mine’yi ayakta domaltıp amına geçirdi. Emre de ağzına verdi. Mine’in ağzını ve amını ayakta sikiyorlardı şimdi. Melih arkadan her vurduğunda Mine biraz öne sıçrıyor ve Emre’nin kocaman sikini alabildiği kadar alıyordu. Hakan beni kucağından indirip onların yanına gitti. Emre sikini Mine’nin ağzından çıkardı. Hakan koltuğa oturup Mine’yi sırtı dönük şekilde kucağına oturup götüne girdi. Melih de zaman kaybetmeden amına girdi ve Mine’yi tost yapmaya başladılar. Mine’nin azgın çığlıkları iyice artmıştı şimdi. “Parçalayın lan beni orospu çocukları. Bu am göt sabaha kadar yırtılmazsa sizin erkekliğinize tüküreyim!” diyerek sikicilerini kızdırıyordu.

Emre yanıma gelip beni koltuğa yatırdı ve kendisi de arkama geçip yattı. Bir bacağımı kaldırıp amıma girdi. Mine’nin tost oluşunu izlerken Emre tarafından sikilmek müthişti. Emre sertçe amıma girerken bir yandan da klitorisimi okşayıp beni zirveye çıkardı ve ikinci orgazmımı yaşadım.

Mine’yle beni yan yana yere diz çöktürüp ağzımızı sikmeye başladılar. Mine’yle yarışır gibi ağzımızı siktiriyorduk. Mine Hakan’ın ve Emre’nin sikini bir arada ağzına aldı. Yarısına kadar almıştı ikisini de zorlanmadan. Bu beni biraz kıskandırdı. Ben de aynısını yaptım. Bu rekabetten en karlı çıkan ise sikicilerimizdi tabii ki. Ben ağzımdaki iki yarrağı çıkarınca Mine dudaklarıma yapıştı. Çok güzel öpüşüyordu. Ben de karşılık verdim. Ateşli ateşli öpüştük. Zevk denizinde yüzüyorduk hepimiz. Aynı anda hem erkek hem kadınla sevişmek cennette gibi hissettirdi.

Emre beni saçlarımdan tutarak dudaklarımı Mine’ninkilerden ayırdı. Koltuğa oturup beni kucağına aldı ve götüme girdi. Sırtım ona dönüktü. Götümü sertçe sikmeye başladı. Sonra Hakan da sikini götüme sokmaya çalıştı. İkisi birden sikeceklerdi götümü, tıpkı Buse’ye yaptıkları gibi. Benim gözüm hiçbir şeyi görmüyordu artık. “Girin ulan, parçalayın götümü!” dedim. Hakan yavaş yavaş götüme girdi. Şimdi iki tane yarrak vardı götümde. Sonra hız artırmaya başladılar. Dev gibi iki yarrak aynı anda götüme girip çıkıyordu. Götüm sızlamaya başladı.

Hakan ve Emre iyice hızlanınca Melih de geldi ve amıma geçirdi. İlk defa 3 yarrak içimdeydi şimdi. Zevkten kendimi kaybettim. Gözlerim karardı. Deliklerimden beynime giden damarlar şehvetle dolup taşmıştı ve ben kendimi kaybetmiştim. Boşta kalan Mine de gelip yüzüme oturdu. Amından akan sular doğrudan mideme gidiyordu. Mine amıyla yüzümü sikiyordu resmen. Ulaşabileceğim en yüksek noktaya ulaştım ve bir orgazm daha yaşadım, ama bu en şiddetlisiydi. Sikicilerim vitesi iyice yükseltmişti. İki yarrağın götüme girmesinden dolayı amım daralmıştı ve Melih sike sike genişletiyordu şimdi.

Mine yüzümden inip dudaklarımı öpmeye başladı. Ben fazla karşılık veremiyordum.

– “Ulan öldürdünüz resmen kadını hayvanlar. Düşmanınızı mı sikiyorsunuz?”

– “Bekle, sana da yapacağız aynısını. Sizin gibi fahişeler anca böyle akıllanır!”

Sırayla çıktılar deliklerimden. Emre beni kucağından indirince pelte gibi yapıştım koltuğa. Hareket edecek halim yoktu. Götüm o kadar sızlıyordu ki hissetmiyordum artık.

Mine’yi de aynı şekilde siktiler. Mine benden daha ince yapılı olduğu için bu 3 erkeğin arasında kaybolmuştu resmen. Çığlıklar ata ata defalarca boşaldı. Artık herkes yorulmuştu. Mine’yle beni yine yan yana diz çöktürdüler. Ağızlarımızı sike sike yüzümüze boşaldılar. İkimizin de yüzü döllerden bembeyazdı. Birbirimizi öperek, suratlarımızı yalayarak temizledik tüm dölleri. Hayatımın en güzel sikişini yaşamıştım. Sınırlarımı sürekli genişletiyordum. Hepimiz ter içindeydik.

Mine’yle benim yürüyecek halimiz olmadığı için, bizi kucaklarında taşıyıp sırayla duşta temizlediler. Herkes duşunu aldıktan sonra Mine’yle Emre sarılarak salondaki koltukta uykuya daldılar. Ben de Hakan ve Melih’in arasında yatak odasında uyudum…

[Tuğçe]