Mavi Ev Pansiyonu

Mavi Ev Pansiyonu
( diğer hikayelerimden biraz farklı bir hikaye oldu sanırım. Hiç bölmek istemedim. İyi okumalar, yorumlarınızı bekliyorum. )

Otobüsten indiğimde hafif yağan yağmur iyice şiddetini arttırmış, beni sırılsıklam etmişti. Üstümde ki kot tişörtle küfrede küfrede bu saatte açık bir yer bakıyordum Marmariste. “ Bok vardı geldin sanki Murat efendi, hadi bakalım çok güzel kafa dağıtıyorsun “ diye kendime kendime söylenerek otellere, pansiyonlara bakıyordum. Yağmurdan sıçana dönmüş, sırtında ufak bir çanta olan saçı başı dağılmış ve muhtemelen viski kokusu 1 metreden belli olan bu serseriyi gören hiçbir yer kabul etmiyordu ama. En son girdiğim yerde kibarca sormuştum artık, ne yapmamı istersiniz, sokakta mı kalayım diye. Postanenin arka tarafında ufak bir pansiyon var, onlar açıktır, kabul de ederler demişti 70’lik bir kocakarı. Söylene söylene Mavi Ev pansiyonunu arıyordum ben de.

Çok değil daha 7 ay önce gelsem, bütün oteller kapıyı açar buyrun beyefendi diye karşılardı halbuki beni. Rezervasyonu çalıştığım şirket üstünden yapsam, havaalanından almaya otel sahibi gelirdi belki. Ne mi değişti 7 ayda ? Önce Dilek gitti. Zaten herşey de öyle başladı sayılır. Onun gitmesiyle bomboş saçma sapan bir hayatı sırf onun için yaşadığımı anlamam ile sabah kahvaltısında rakının çok güzel gittiğini anlamam arasında sadece 1 ay geçmişti. İşe sarhoş gitmem önceleri saçma sapan bir samimiyetle anlayışla karşılanıyordu belki ama toplantılara da sarhoş katılmam, çekmecede ki votka şişesini düşürmem, dahası masada sızmam gibi ufak tefek şeylerden sonra bir tekme de oradan yedim. Sonra da viskinin rakının üstüne çok güzel gittiğini anladım. Çok takmadım hiçbirşeye ondan sonra da zaten. 2-3 ay sonra unutmuştum belki de Dilek Hanım’ı. Kollarımda orgazm olurken inlemesini, saçlarının kokusunu, dudağının tadını bazen hatırlıyordum o kadar.

32 yaşındayken yıpranmış, iyice tüketmiştim kendimi. Toparlamam lazımdı biraz. Sabah rakısını bıraktım, esrarı da. Akşamları ve bazen canım istediğinde viski içiyordum o kadar. Sonraları parası acıtmaya başlayınca onu da azalttım iyice. Spora verdim kendimi biraz zorlayarak da olsa. Güneye bir yerlere gideyim, 2-3 hafta kalayım, telefon internet bile olmasın, kitap okuyup dizi falan seyreder biraz toparlarım kafayı diye düşünerek Marmarisi seçmiştim. Hem belki benim gibi düşmüş bir kadın da denk gelirdi. Niye olmasın ki. 7 aydır bir kadına dokunmamıştım ki benim için çok fazla bir süre bu. İçkiyi azaltmamla bir kadına ihtiyaç duymaya başlamam da aynı zamana denk gelmişti. Mary Jane ve Jim Beam her istediğimi veriyordu zaten.

Sonunda buradaydım işte. Donuma kadar ıslanmış ve sarhoş bir halde Mavi Ev pansiyonunu arıyordum. Bulduğumda ise aklıma gelen bütün küfürleri ettim. Hiç ışık yoktu ve bütün kepenkleri kapalı görünüyordu. Tanrı sarhoşları korur mottosuyla kapıyı çaldım son umutla. Bir daha ve bir daha çaldım. Tam otogara döner veya taksiyle Muğlaya giderim en kötü diye düşünürken kapı açıldı. Şaşkın bir yüzle 17-18 yaşlarında bir genç vardı kapıda

– Buyrun,birine mi bakmıştınız ?
– Hay sen çok yaşa aslanım ya. Hayatımın aşkını görsem bu kadar sevinmezdim. Boş odanız var di mi, misafir kabul ediyorsunuz da. Di mi koçum ?
– Şey aslında annemler yok abi, İstanbula gittiler ama kapıya bu halde gelen birini de bırakmam ben ya. Buyur geç lütfen. Sabah konuşuruz kalmayı falan. Sen gir içeri ya
– Hay yaşa sen

İçeri girer girmez, sıcağı hissettim. Çok iyi gelmişti bu. Tanıştık önce. Can 18 yaşında turizm lisesi mezunuydu. Becerikli çocuktu gerçekten. Eski bir yönetici gözüyle bakmaktan alamadım kendimi önce. Sanki uykudan uyanmamış da her zaman gecenin 1’inde biri geliyormuşçasına rahattı. Kalacağım yeri gösterdi. Banyoyu ayarladı. Odaya elektrikli soba getirdi ve salonda film izleyeceğini, bir şeye ihtyacım olursa söylememin yeterli olacağını belirtip sessizce ayrıldı. Bu kadar basitti işte. Her yöneticinin yanında isteyeceği bir eleman diye düşünürken banyoya girdiğimde birden önce bu havada giydiği kısa kırmızı şortunu hatırladım, sonra hafif kırıtmasını. Güldüm kendi kendime. İyice abaza kalmıştım anlaşılan. Sıcak bir banyodan sonra güzel bir 31 patlatmadan da yapmadım ama.

Sıcak banyo sonrası moralim iyice yerine gelmişti. Hatta makinayı çıkartıp kaç aydır bakmadığım sakallarımı da düzelttim gaza gelip. Eşorfmanlarımı giyip bir dizi izlemeyi düşünürken Can geldi kapıya ve çok güzel kahve yaptığını, uyumayı düşünmüyorsa salona gelebileceğimi söyledi tebessüm ederek. Kim hayır der ki kahveye. Salon çok zevkli döşenmişti. Ahşap ağırlıklıydı ve tam bir sıcak ev havası vardı. Divan bile babaannemin o eski rahat divanı gibiydi. Retro olsun, antika kullanalım diye değil gerçekten güzel olduğu için zevk sahibi birileri kullanıyordu belli ki. Kahvelerimizi içerken Can’a da söyledim bunu. Ama önce kahve için tebrik ettim. 18 yaşında liseyi yeni bitirmiş biri değil de bir barista hazırlamıştı sanki kahveyi. Bunun bile eğitimini aldığını söylüyordu Can teşekkür ederken. Annesi ve teyzesiyle kalıyorlarmış.Baba yurtdışındaymış. Seneye eğitimini geliştirmek için yurtdışına gitmek istediğini söylerken ben de ona bazı tavsiyelerde bulundum. Şaşırdı tabii. Herhalde şarapçı gibi birşey sanıyordu beni o halde görünce. Bütün gece uzun uzun konuştuk. Gözüm arada ufak bara ve dolaptaki şişelere kayıyordu ama çok da zorlanmıyordum. Can’a da durumumu anlattım biraz kısaca. “ Toparlasın abi kendini burada. gürültü yok, bağırış çağırış, birşey yok. Bütün sokak boş zaten. Annem de teyzem de çok açık fikirli insanlardır. Entel kokonalar diye dalga geçerim arada ama eminim hiç rahatsız olmadan kafanı toplarsın burada. Sen banyo yaparken ben aradım konuştum bile. Genelde şarapçıları falan alırdım diye biraz bozuldular ama senin öyle biri olmadığın çok belliydi ya “ derken yüzünde hiç maske yoktu. Samimiydi gerçekten. Ne para konuşmuştuk ne de kayıt falan. Saat 3’e doğru yatmaya gittim. Can sabah kahvaltısı veya öğle yemeği gibi birşeyler hazırlayabileceğini söyledi. İstersem dışarıdan pizza falan da söyleyebilirmişim. Son ayların en güzel uykusunu uyudum kahveye rağmen. Aylardır ilk defa hem çantamda hem de barda içki olmasına rağmen ihtiyaç duymamıştım birşeye ve sızmadan uyuyabilmiştim.

Sabah 10 gibi kalktığımda sıcak biraz rahatsız etmişti. Uykumda da rahatsız olmuş olacağım ki battaniyeyi falan atmışım iyice üstümden. Off sabah ereksiyonunu da bu kadar güzel yaşamamıştım ne zamandır. Dimdik olmuştu sikim. Baktığım yerden ben buradayım, beni de hatırla artık diyordu resmen. Elimi attığımda çok güzel bir zevk dalgası sardı her yerimi. Dayanamadım ve çıkardım hemen yattığım yerden. Telefondan internet ve sonra xhamster. İşte bu yaa. Hiç acele etmeden çekiyordum yavaş yavaş. İyice kaptırmıştım ki birden durduramadım blinç altımı. Önce çok eskilerde kalmış bir görüntü geldi aklıma. Bizim yazlık, komuşuda misafir kalan ve hep sikime bakan yaşıtım, onun eline alması, sonra ağzına boşalmam. Ohhhh tutamıyordum kendimi. Onu sikmeye çalışmam ve Can. Can’ın yusyuvarlak kalçası, pürüzsüz bacakları, konuşurken dudaklarıma bakması. Ohhhh evet. Son bir sıkı asılmayla avucuma boşaldım sert bir şekilde. Kendime gelmem uzun sürmüştü biraz. Peçeteyle temizledim göbeğimi falan. Elimi yüzümü yıkarken de aynaya baktığımda anlam verememiştim yaptığım şeye. Evet, ergenken çok azgındım ve sikim yönlendiriyordu beni. Bir hata yapmıştım o zaman ama fazla uzatmamıştım. Niye yıllar sonra o çocuğu hatırladım ki. Ya Can. Evet bacakları o yaşa göre çok kılsızdı ve poposu dikkat çekecek kadar güzel görünüyordu o şortla. Ben en iyisi bir kadın bulayım bir an önce yoksa niyeti bozacağım diye kendi kendime gülüp eşorfmanlarla aşağıya indim. Can mutfaktaydı.Parlak kumaştan biraz dar bir eşorfman altı giymiş, üstüne de dirseklerine kadar sıvadığı bir sweat geçirmişti. Sucuk kesiyordu.

– Aaa günaydın Murat abi. İyi uyudun mu ? Rahat ettin mi ?
– Olum hayatımın en güzel uykusuydu yaa. Çok teşekkür ederim. Şu kayıt işlerini falan bir yapsak. Sizin için de uygunsa kalırım ben burada biraz
– Ne demek abi tabii. Yaparız şimdi. Sucuklu yumurta yapmayı düşünüyordum ama istersen tost falan da yapabilirim
– Yumurta iyi olur sabah sağol
– Gel abi salonda yapalım kayıtı

Salona girdiğimizde o masaya oturdu hemen. Sanki otel müdürüymüş gibi ciddiye alıyordu işini. Söylediği ücret çok komik bir ücretti doğrusu. Sezonda ki fiyatın çok altındaydı. Kahvaltı ücrete dahildi. Akşam yemeğini ise ben kendim de hazırlayabilirdim ama malzemeleri verirsem Can da yaparmış. Ufak tefek şeyler değil misafirlerimiz önemli dediğinde 5 günlük ücreti peşin verdim kendisine. 5 güne yetebilecek akşam yemeği için de parayı ayrıca verdim. Fazla fazla yeterdi o para. Kafam rahat olsun istiyordum sadece. Yağmur sonrası hava da güzelleşmişti iyice. Kahvaltıyı dışarıda yaptık. Can dışarıda biraz işinin olduğunu söylerken ben de salonda divana uzanıp kitap okuyacağımı söyledim. Uyurdum da muhtemelen. Bahçenin bir kısmını camekanla kapatmışlardı. Ufak bir TV den çok hafif bir müzik sesi geliyordu o kadar. Kitabı alıp divana uzanırken gözlerim kapanmaya başlamıştı bile. Çok güzel uyumuşum 1 saat kadar. Uyanırken Can da gelmişti. Hemen karşıma oturmuş kitap okuyordu o da. Ama bana bakıyordu sanki habire. Neye bakıyor bu yaa derken hassiktir demekten kendimi alamadım. Gene baş kaldırmıştı benim ki. Anlaşılan durum düşündüğümden de ciddiydi. Uyku sersemi kendime gelirken sikimi de düzelttim elimle. Tebessüm etti Can da görünce. Gerçekten bir numaralar vardı bu çocukta. “ Uyandın mı abi ya. Çok güzel balık aldım sen fazla para verince, akşama çok gecikmeden kurarım sofrayı ben. Annemler de 2 güne geliyormuş. Çok hoşlarına gitti onların da bizim pansiyonda kalman “ derken ben istemeden yüzümü ekşittim . Balık demek rakı demekti çünkü. Hele böyle güzel bir mekanda. Ağzımı ıslattım mı da ertesi gün öğlene kadar sürerdi belki bu mevzu. Yapmak istemediğimden değil de burada onu çok istemediğimden rahatsız olmuştum. Yüzümü gören Can da balık sevmez misin yaa, ahtapot ızgara ve lagos şiş yapacaktım deyince gülmeye başladım ister istemez. Yap bakalım ondan değil, başka şey aklıma geldi falan dedim. Rakı da açarız falan deyince onsuz olmaz zateni yapıştırdım artık. Ben uyanınca TV’yi açtık. Kadın programları vardı gene her yerde. Zaplarken bir tanesinde durdu Can. Eşcinsellik tartışması vardı. Çok pespaye görünümlü 2 tane efemine gay abartılı hareketler, konuşma tarzıyla çok itici bir şekilde konuşuyordu. Seviye yerlerdeydi yani programda

– Anasını siktiklerim yaa, şunlara bak. Afedersin Murat abi ağzımı da bozdum. Ama çok aşırı tav oluyorum bunlara yaa
– Niye olum sanane onlar da öyle işte. Ne zararı var
– Yaa olmaz mı zararı, onların yüzünden diğer gayler neler çekiyor. Herkes böyle sanıyor diğerlerini de
– Yaa aptal adama zaten anlatamazsın ki boşver. Niye taktın ki bu kadar yaa sen
– E ben de gayim de ondan. Bunlar çok zararlı yaa. Allah bilir gay bile değillerdir de cast ajansı giydirmiştir böyle
– Eee tabii olabilir yani. Çevir bakalım kanalı.sinirlendiysen izlemek zorunda değilsin ki

Verdiğim tepki bu kadardı işte Can’ın gay olduğunu kendi ağzından duyunca

Akşama kadar Can pansiyonun işlerini yaptı. Akşamları artık soğuk oluyor diye odun kömür taşıdı eski soba için. Mangalı hazırladı. Aldığı malzemelerden mezeler yaptı. Aldığı eğitimin hakkını veriyordu doğrusu. Olan oldu zaten diyerek ben de bir bira açtım kendime otururken. Sonra ikinciyi, sonra üçüncüyü. Can’ı göz ucuyla hep izliyordum. Bana yaptığı itiraf, sanki çok normalmiş gibi davranması özgüvenini gösteriyordu. Ve en ufak bir hareket de görmemiştim bana karşı. Görseydim zaten çok üzülürdüm bu kibar delikanlıyı üzeceğim için. Ama sobayı hazırlarken o dar esorfmanıyla iyice eğilmişti ve ortaya çıkan dolgun kalçası çok güzel görünüyordu gerçekten. Gerçi önünde siki olan birşeye benim de sikimi sokmam saçmaydı. Ergenken yapmıştım ama o ayrı. Offf aklımı çok karıştırıyordu bu çocuk. Sikimin kalkmasına da engel olamıyordum. Ya kitabı koyuyordum önüme bazen ya da doğruluyordum divanda belli olmasın diye. Akşamüstü 5 gibi işleri bitirmişti Can.

– Murat abi istersen oturalım yavaş yavaş. Yukarı terasa hazırladım sofrayı. Güneş batarken çok güzel oluyor orada rakı içmek.
– Tamam Can’cım. Çıkalım. Geliyorum şimdi
– Tamam abi ben şu minderleri alayım, sandalyeye koyarız. Acımasın totomuz sonra : )
– Ay aman acımasın evet senin ki ( oha ne dedim lan ben )
– Geliyor musun hadi çıkıyorum ben. Arkadan çıkacağız oraya
– ( offf olum bir git yaa . Nasıl çıkayım bu halde. Bayrak direği gibi ) şeyy tamam tamam

4 bira ve aylar sonraki rakı sefasının heyecanı yetmişti buna. Ayağa kalktım ve Can’ın bakışları direk önüme gitti. Birşey demedim hiç. Madem çok güveniyorsun, çok açık fikirlisin kabul et işte bunu da amk ibnesi diye geçirdim içimden. Çekemiyordu bakışlarını pek.

Muhteşem bir manzara vardı terasta. Ufaktı aslında. 4-5 kişilik masa anca sığıyordu.Masanın üstü çok değişik mezelerle donatılmıştı resmen. Sağı solu yüksek duvarla çevriliyken önü açıktı ve Marmaris bütün güzelliği ile görünüyordu. Mangalın ısısı da yeterli geliyordu. Normalde buraya misafir almazlarmış. Annesi ve teyzesi beraber kullanırlarmış ama annesi Murat Beyi oraya al demiş akşam için. Rakılar akmaya başlamıştı iyice. Alışıktı Can. Çok içermiş bütün ailesi. 15 yaşına geldiğinde vermişler bunun eline kadehi. Çok küçükmüş babasıyla boşandıklarında. Anne fransız koleji eğitimi, sonra Fransa’da üniversiteyi yarım bırakmış evlenmek için. Teyze de Amerikan kolejiymiş. Babasının hangi ülkede olduğundan bile emin değil. Ben de anlattım sonra ilk şişe biterken. Dilek’i, beni sadece ve sadece işte ki ufak bir başarısızlığım için terk ettiğini, 5 senemin boşa gittiğini ve sonra ki düşüşümü. Beni dinlerken gözlerime bakıyordu. Dudaklarıma. Hiçbir kadının bakmadığı gibi bakıyordu bana. Sonra konuyu kendisi açtı.
Gay olduğunu söylediğinde aldığı en ilginç tepki benden gelmiş. Kanalı değiştirsene falan demem çok hoşuna gitmiş. Hiç umurumda olmadığını söyledim ben de ona. Gay veya lezbiyen transsexuel olabilirdi, karakteri 10 numara bir delikanlıydı ki benim için o önemliydi. Bazı arkadaşlarına falan söylediğini ama onların da önce gülüp sonra bu durumdan yararlanmaya çalıştığını anlatırken aklıma benim de aynı şeyi yapmaya çalıştığım geldi. Doğaldı ama bu durum. O yaşlarda insan sikiyle düşünüyordu herşeyi. Rakının ve ortamın rahatlatıcı etkisiyle ağzımdan da birşeyler kaçırmıştım bu konuda istemeden. Konuyu kesip yeni şişeyi getirmesini söyledim işi şakaya vurarak.

Gülerek masadan kalkıyordu ki “ o yaşta da böyleysen doğaldır ya yaşaman. Çok kafaya takma bence Murat abi “ diye lafı soktu gitti piç. Bir sigara yaktım onu beklerken. Sikim hala inmemişti ve belki de rakının da etkisiyle olur mu olur ya diye düşünmeye başlamıştım artık. Fazla bekletmeden geldi Can da. Balıkları da koymuştuk artık. Gerçekten uzun süren, çok keyifli bir sofra oluyordu. Masada konuştuğumuz tek konu ise Can’dı. İyice salmıştım kendimi ben de. Hatta geçen sene bir sevgilisi bile olduğunu ama ciddi birşey yaşamadıklarını bile anlatmıştı. Yaşıtlarıyla olmak istediğini ama onların da çok tecrübesiz olduğunu anlatıyordu bana. Ben birşey demeden sadece gülümseyerek bakıyordum ona dinlerken. Sonradan bana söylediğine göre o gülümsemem onun aklını başından almış aslında o an. Çoğunu benim içtiğim öbür şişeyi de bitirmek üzereydik ama meyve dahil yenecek birşey kalmamıştı ve gece saat 2’ye geliyordu artık. İyice de üşümüştük.

Can salona inip kahve içebileceğimizi söylediğinde ikimiz de sarhoştuk. Aşırı ısınmış salonun çok iyi geldiğini hatırlıyorum. Kahvenin yanında konyak içerken kahveyi siktir edip konyağa döndüğümü hatırlıyorum sonra. Sabahı izleriz diye de viski şişesini mi açmıştık sanki. Bir de Can’ın yanımda otururken elini bacağımın üstüne koymasını.

Sabah. Ağzımda gene o iğrenç tad var. Başım feci ağrıyor. Offf üşüyorum da çok ya. Battaniye nerde amk. Kimbilir ne boklar yedim dün gece. Elimi uzatıyorum battaniyeyi almak için ama elim birine çarpıyor yatakta. Hı o ne yaa derken hafif dürtüyorum yanımdakini. Offf başımmm diyor Can hafif bir sesle. Hiç ses çıkarmıyorum bir an. Gözlerimi bile açacak halim yok. O an çıplak olduğumun bilincine varıyorum. Bir sonraki aşama geç de olsa geliyor aklıma. Çıplağım ve Can yanımda yatıyor. O da çıplak. Ne bok yedik ya dün biz. 18 yaşında oğlanı sikecek kadar mı koparmıştım kayışı ? Telefonda saat 13.20’yi gösteriyordu. Yan tarafa dönüp baktığımda Can başını yastığın altına koymuştu ve yüzüstü uzanıyordu. O olduğunu bilmesem dün çok şanslı bir şekilde genç bir kızı yatağa attığımı düşünürdüm. Muhteşem görünüyordu arkadan. Kalkıp doğruldum yataktan. Kalçalarının üstü parlıyordu ve kurumuş spermler belli oluyordu. Yatakta da sapsarı lekeler vardı. Siksem hatırlarım ya o kadar da değil, hap mı attım sanki diye düşünüyordum durmaksızın. Midemin durumu çok kötüydü. Başıma da sanki davul tokmağı ile vuruyorlardı. “ Can kalk hadi, bırak şimdi ayak yapmayı “ derken su şişesini diktim kafaya. Uzun uzun içtim. Ve aynı anda da tuvalete gittim koşar adım. Bira,rakı konyak, viski derken midem artık suyu bile kabullenemeyecek duruma gelmişti. Kustum klozete eğilip. Uzun süre o şekilde kaldım. Çok kötü dönüyordu başım. Doğrulup yüzümü yıkarken aynada kendime baktım.Bir anda bir görüntü geldi gözümün önüne. Kaldığım odada yatağın kenarında oturuyorum. Can bacaklarımın arasına çökmüş ve başı inip kalkıyor önümde. Elim başında ağzını sikiyorum. Su çarptım yüzüme bol bol hemen. Dün geceden acı dolu bir çığlık sesi geldi kulağıma sanki. “ Murat abii çok kalınn noolur çıkarr, alamıyorum aahhhh “ diye bağıran Can’ın sesiydi bu. Başımı lavaboya sokup soğuk suyu enseme tuttuğumda biraz toparlamıştım kendimi.

Odaya döndüğümde Can da kalkmış oturuyordu yatağın kenarında. Başını tutuyordu elleriyle. Bu haldeyken konuşmanın hiç bir faydası yoktu. Külotumu aradım ama bulamadım. Yeni bir tane aldım çantadan. “ Hadi sen yat odanda, ben de uzanayım biraz. Konuşuruz sonra belki çıkarken “ dedim biraz sertçe. Kullanılmış hissediyordum kendimi. Çırılçıplak çıktı odadan birşey demeden.Rahat yürüyordu ama. Siksem kesin bu kadar rahat olamazdı. Yatağa uzandığımda bölük pörçük bazı şeyler aklıma gelmeye başlamıştı. En önemlisi o dizlerinin üstünde domalmışken benim arkasında olmamdı sanırım. Bir de dudakları. Dudağımın arasına aldığım, emdiğim, incecik dudakları. Bir sigara yaktım yatakta. Fazla beklemeye gerek yoktu. Eşyaları toparlar, en hızlı şekilde İstanbul’a döner ve sonra gerekirse bir escort bulup tepe tepe siker, atardım bu hatırayı kafamdan. Kendime gelmenin en hızlı yolunu da biliyordum. Çantamı açıp mataramı çıkardım. Sağlam bir yudum aldım visk**en. Sarmaş dolaş sevişiyorduk yatakta sonra ki görüntüde. Sigara içerken bir yudum daha aldım. Kalçalarının üstüne oturmuş boşalıyordum sırtına. Off neler yapmıştım yaa.
Bir duş alıp giyindim hızlı bir şekilde. Can’ın sesini duyabiliyordum. Mutfakta, salonda dolaşıyordu. Televizyon da açıktı. Çantamı alıp aşağıya indim çıkmaya hazır bir şekilde. Duş almıştı o da. Saçları ıslaktı hala. Altında incecik bir şort ve kolsuz bir tişört vardı. Soba da yanıyordu. Oturdum karşısına birşey demeden.

– Hatırlamıyorsun birşey değil mi ? bana neler yaptığını falan
– Bazı şeyleri hatırlıyorum ufak tefek. Canını yaktım sanırım çok
– O yüzden hatırlıyorum ben de zaten
– Neyse çıkıyorum ben. Akşam otobüslerini kaçırmayayım. Ne kadar çabuk dönersem o kadar iyi olur bence
– Olur sorun değil. İade ederim paranı merak etme
– Mühim değil o konu hiç
– Offf nasıl hatırlamıyorsun ya. Anlatmak istiyorum
– Ben hatırlamak istemiyorum ama
– Ağzıma verdin. Çok sert ve büyük bir penisin vardı. Ben çıkarmak istiyordum aslında ama zorla bastırıyordun ağzıma
– Offf yapma Can gerek yok buna
– Ağzımın içine zorla boşaldın.Sonra da beni yatağa fırlatıp üstüme yattın. Kıpırdayamıyordum bile. Çok da istekli değildim. Sarhoş bir halde yapmak istemiyordum bunu. Ama sen delirmiş gibiydin. Her yerimde dolaşıyordu dudakların
– ( Şaşkınca dinlemeye başladım. Beni kullandığını sanıyordum ama anlaşılan neredeyse tecavüz etmiştim çocuğa )
– Bir anda beni ters çevirip domalttın dizlerimin üstünde. Ben yapma diye yalvarıyordum ama sen dinlemedin hiç. Biraz tükürükle ıslatıp zorla soktun sonra.Ben iyice debelenip çığlık atana kadar da durmadın. Neyse ki tam sokamadan çıkartıp sırtıma falan boşaldın sonra ve sızdın yatakta
– Offf Can. Ben bilmiyordum bunu. Çok özür dilerim diyecem de, neye yarar özür. Ama gerçekten çok üzgünüm. Ben tam tersini düşünüyordum. İnan ne diyeceğimi, ne yapacağımı şaşırdım şu an yaa
– Yok aslında bütün suç sende değil. Ben de yaptım biraz birşeyler. Dayanamadım ne yapayım. Çok hoşuma gidiyorsun sen erkek olarak. Çok çekicisin. Odana gelen bendim. Ağzıma alan da bendim. Seni deli gibi tahrik edip azdıran da bendim gene. Ama bu kadar kontrolü kaybedebileceğimizi düşünmemiştim hiç.
– Neyse gidiyorum ben. Kaçırmayım otobüs varsa.
– Ne yapacaksın ki İstanbul’da. Görmeyi çok istediğin biri mi var. Kal bence. Neyse ne yaşandı. Çok da önemli değil. Kötü gelmiştin zaten daha kötü gidiyorsun. Gidersen ben de çok kötü olacağım.

Ne bok yiyecektim ki. Gider gitmez yapacağım ilk şey dolabı içkiyle doldurmak sonra tekinsiz yerlerden alışveriş yapmak olacaktı gene. Üstüme düşse de çocuğu zorla sikmeye kalkıp sonra da kaçacak mıydım yani. “ Asılmak yok ama bak bir daha, sonra kötü oluyor “ dedim gülerek. Can hemen sırıttı. Yiyecek birşeyler hazırlayım derken ayağa kalkınca poposuna bir şaplak atıp önce odayı temizlemesini söyledim. Yarım saat kadar sonra odayı temizlemiş ve 2 tane çok güzel sandviçi hazırlayıp önüme koymuştu bile hamarat oğlan. Birşeyler yiyip kahvemi içerken daha iyi olmuştum. Neyse ki sen sikmedin bari diye işi şakaya bile vurmaya başlamıştım. Can daha iyi hatırlıyordu benden dün geceyi. Kafam rahatlamaya başlayınca ben de hatırlamaya başlamıştım gerçi. Odama birlikte gelmiştik. Ben sarhoş halde Dilek falan deyince o da hadi ben Dilek olayım istersen falan deyince ipler kopmuştu. Haklıydı aslında beni kudurtan o olmuştu ve sonucunu da yaşamıştı. Onun için problem değilse benim için hiç olmazdı.

Öğleden sonrasını tamamen kitap okuyup uyuklayarak geçirmiştim. Rahatım yerindeydi ama Can sobayı ayarlama, çekmeceden birşey alma gibi her fırsatı değerlendirip o güzel kalçalarını gözlerime sunuyordu. Çok istediği acayip belliydi. Ben istemiyordum ama dün geceyi ballandıra ballandıra anlattıkça sikimin kalkmasına da engel olamıyordum. Neredeyse herşeyi hatırlasam da zevk kısmı yoktu hiç kafamda. Sadece ağzına aldığında çok güzel emdiğini çok hayal meyal hatırlıyordum o kadar. Ben ilgi göstermedikçe o daha da abartmaya başladı bazı şeyleri. Kalkan sikimi fark edip gülüyor, ona mı kalktığını sorup istersem indirebileceğini söylüyordu.

Akşam yemeğine basit birşeyler hazırlamıştı. Peynirli makarna ve fırında köfte. Şarap da açmıştı bir şişe. Şarabın çoğunu ben içtim ama sonrasına viskiyi açayım mı deyince gerek yok dedim biraz sertçe. Niyeti belliydi çünkü. Biraz bozulur gibi oldu. Geliyorum birazdan film izleriz deyip gitti. Geldiğinde altında biraz daha normal bir şort vardı. Gerçi o güzel götü çok belli oluyordu ama üstünü değiştirmesi rahatlatmıştı beni biraz. Değişik bir krem kokusu geliyordu vücudundan.

Uzun zaman önce çıkan ama benim kaçırdığım filmlerden birini koydu sonra. Divana otururken biraz sert bakıyordum ona. Fazla abartmamasını da söylemiştim. O da yanıma otururken biraz kendine gelmişti artık. Güzel bir filmdi. Oldukça hızlı sahneler olmasına rağmen filmin bir yerinde otelde bir kadını zorla götünden sikme sahnesi çıkmıştı durduk yere. Okumuştum böyle bir sahne olduğunu ama unutmuştum işte. Belki istemezdim bu filmi o zaman. Sahne çok gerçekçi ve uzun çekilmişti. Kadın çığlıklar atarken adam da zorla sokuyordu durmadan. Sikime hakim olamamıştım bu sahnede. Can hemen yanımdayken beton gibi olmuştu ve düzeltmek için elimi attığımda bir zevk dalgası sarmıştı her yerimi.

Can’a baktım birden. Hemen yanımda oturuyordu. Başı biraz aşağıya kaymıştı minderde. Dirseğimin hizasındaydı. Gözü tamamen sikimdeydi ve dudaklarını ısırıyordu sanki. Elim saçlarına gitti. Hafifçe okşadım başını. “İstiyorsun değil mi “ dediğimde bana baktı. Gözlerinde büyük bir istek ve arzu vardı. Gözlerimi kapattım ve başını kasıklarıma doğru yaklaştırdım saçlarından çekerek. Bir anda eşorfmanımı sıyırdı ve aynı anda dudaklarını kasıklarımda hissettim. Ohhhh hepsini bir anda sokmuştu ağzına. Ben saçlarını okşarken hiç elini kullanmadan yavaş yavaş emiyor, sokup çıkartıyordu sikimi ağzına. Ohhh çok güzel yapıyordu bu işi piç. Bir an elimi uzattım ve poposunu tutup sıktım avucumda. Tepkisi çok güzel olmuştu buna. Küçük dilini hissetmeye başlamıştım ağzının içinde. Elimi şortunun içine sokup iyice kavradım kalçalarını. Ohhh tamamen kremlemişti kalçalarını ve yumuşacıktı. Deliğine gitti parmağım. Hafifçe soktum parmağımı ve sonra çektim hemen kendimi tutup. Off fena yalıyordu sikimi. Taşaklarıma kadar inip çıkıyordu başı. Arada çıkartıp taşaklarımı,kasıklarımı yalıyordu. Tutamıyordum kendimi artık. Tutmak da istemiyordum zaten hiç. Eşorfmanımı ve külotumu çıkardım tamamen. İki elimi de başına götürdüm ve sertçe bastırdım ağzına. Debelendi biraz kucağımda. Bütün kontrolü aldım ve saçlarından tutup sikmeye başladım ağzını sertçe. “ ohhh ibne seni, bunu mu istiyordun al o zaman, ye yarrağımı “ diye diye 18 cm yarağı köküne kadar sokup çıkartıyordum hızlı hızlı. İyice azmıştım artık. Bastırıp nerdeyse taşaklarıma kadar soktum ağzına. Biraz çekip tekrar bastırırken kasıklarımda ki titremeyi ve sıcaklığı hissettim. Yaklaşıyordum. Ohhh patlayacaktım ağzına. İyice bastırıp kısa kısa çekmeye başladım. Kadınlara karşı bu kadar sert olmuyordum aslında ama bu oğlana karşı umursamazdım.Onun zevk alması hiç umrumda değildi. Bastıra bastıra sokup çıkarırken o da debelenmeye başlamıştı kucağımda. Uzun uzun,bir hayvan gibi inleyerek, bağırarak ağzının içinde patladım. Boğazının içine fışkırırken elimi de gevşetmiştim artık. Çok büyük bir zevkle emiyordu döllerimi. Çenesinden akmaya başlarken çıkardı ve son gelenler suratına çarptı. Bırakmıyor emiyordu kafasını hala. “ ohh bu muydu istediğin aldın mı istediğini amına kodumun ibnesi “ derken çenesinden tutup kaldırdım başını. Döl içindeydi yüzü, gözü. Gözleri iyice kısılmıştı zevkten. Hala okşuyordu elinde. Yüzünü tutup ittirdim yandaki koltuğa doğru. Koltuğa ters şekilde devrilirken dizlerinin üstünde doğruldu. Ellerini koltuğunun tepesine koyup domalırken şortunu sıyırdı külotuyla beraber. Bembeyaz poposu hafif kızarmıştı az önceki okşamalarımdan. Off deliği çok güzel görünüyordu. Kremlemiş ve biraz gevşetmişti sanırım. Açılıp kapanıyordu hemen önümde ve sanki beni davet ediyordu oraya. Ayağa kalktım hafif homurdanarak. Bir an odama çıkıp yatmayı ve hatta gitmeyi düşündüm. Onun o güzel götünü seyrederken viski şişesini aldım ve sağlam bir yudum aldım şişeden.

Bu saatten sonra yapacağım hiçbir şey umurumda değildi. Başımı kalçalarının arasına gömüp o güzel deliği emerken kudurmuştum artık iyice. Amcık gibi yalıyor, emiyordum. Öpüşüyordum sanki. Benimdi o. Bana aitti. Sikim dimdik olmuştu anında. Fazla uzatmadım. Vıcık vıcık olmuş deliğininin üstüne tükürdüm ve arkasından sarıldım iyice. Kafasını dayayıp sertçe soktum götüne. İtiraz ve acıyla dolu bir çığlık geldi Can’dan. Hak etmişti artık bunu. Hiç umursamadan sokmaya devam ettim yavaş yavaş. Ohhh ateş gibi yanıyordu içi ve sürdüğü kremden kolayca kayıyordu içine. Yarısına kadar anca sokabildim. Tamamen sarmıştı sikimi. İçinde oynatmaya başladığımda Can’ın inlemeleri zevk ve acı doluydu. “hadii hadii istiyorum, çok güzell ohhh. Yavaş sok acıyor, ohh çok güzelll “ diye sayıklar gibi inliyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladığım da iyice sarıldım ona arkasından ve gözlerimi kapattım. O an altımda Can yoktu. Bir ihalede başarısız oldum diye beni terk eden Dilek vardı. İşten çıkışımı verirken alaylı alaylı konuşan İK’da ki orospu vardı. 2 birada sarhoş olup ben de çok içerim amaaa diye konuşan genel müdür vardı. Hırsla sikmeye başlamıştım götünü. Köküne kadar giriyordu artık. Can çığlıklar atıyordu ama o çığlıklar onun değildi. Hızlı hızlı, abana abana sokup çıkartıyordum götüne. Ohhh delirecektim zevkten. Kafasına kadar çıkardığımda götünü yaslıyordu bana tekrar. Ben ona sokarken o da kendini siktiriyordu bana sanki. Koltuk iyice hareket etmiş, salonun ortasına kadar gelmişti nerdeyse. Götünden tutup sokup çıkarırken birden kasıldı deliği iyice. Can’ın zevk dolu inlemesi kendime getirmişti beni de. “ ohhh sokkk, becer beni, sik beni, daha hızlııı noolur ohhh eveeett “ diye bağırmaya başlamıştı ve deliği tamamen kasılarak beni içine hapsederken zorlukla sokup çıkartıyordum. Sike sike boşaltmıştım oğlanı. Son bir kez daha yüklendim içine. İçi döllerimle dolarken ben de bağırıyordum. Boğazını sıkmış, kafasını iyice koltuğa dayamıştım. Kasıla kasıla, bağırarak boşaldım içine. Divana yığıldım sonra nefes nefese.Can hala titrer gibiydi koltuğun üstünde. Bir süre sonra kalktı birşey demeden. Banyoya giderken götünden döllerimle beraber biraz kan da bacaklarına akıyordu. 7 ayın hıncı ve abazalığıyla çok kötü sikmiştim gerçekten oğlanı. Zorlanıyordu yürürken biraz. O banyoya girerken ben de şişeyi de alıp odama çıktım. 2-3 bardak ve 3-4 sigara sonrası sızmışım.

Çok güzel bir uyku sonrası sabah 10 gibi uyandım. Televizyonu açıp bir sigara yaktıktan 5 dk sonra kapı vuruldu. Üstüme battaniyeyi çekip gel Can derken o da elinde bir tepsiyle girdi odaya. “ özel misafirlerimize kahvaltı yatakta “ diye gülerek geldi ve kucağıma yerleştirdi tepsiyi. Dün geceden kalan eşorfmanımı ve külotumu da yıkamış çekmeceye yerleştirmişti bile. Yumurta, bal kaymak, sigara böreği, peynirler derken çok güzel şeyler hazırlamıştı. Önce kahveden bir yudum aldım. Can da yatağa oturmuştu ve gözlerinin içi gülüyordu. “ ülen ne yaptın ettin, istediğini aldın di mi ? Ama çok da senin istediğin gibi olmadı galiba ? “ derken gülümsemesi daha da arttı. “ Yaa tam bir hayvan gibiydin dün gece. Çıldırdım, bayıldım resmen. Seni terk eden karı çok salakmış yaa “ diyor, bir yandan da yastığımı dikleştirip çayıma şeker koyuyordu. İnanılmaz acıkmıştım. Yemeği bitiirip tepsiyi Can’a verirken bir an yanımda duran viski şişesine baktım ama hiç canım istemiyordu. Can hemen yanıma uzandı ve ellerini göğüslerimde dolaştırırken annelerinin de İzmire geldiğini,bugün akşama doğru döneceklerini söylerken bana bakıyordu heyecanla. Pişman mıydım, istiyor muydum, bir anda kalkıp gider miydim, yoksa bir daha yapar mıydık ? Hepsi vardı bakışlarında. Göğüslerimi, göbeğimi okşayıp kıllarımla oynarken eli aşağıya inmiş ve taş gibi sikimi okşadığında hafif inlemem ona istediği cevabı vermişti zaten.
Üstüme çıkıp battaniyenin altına girerken kalçalarını avuçladım ben de. Boynumu, göğüslerimi öpüyor ve dün gece için teşekkür ediyordu hala. Götünün arasına sürtünen sikim bana olduğu kadar ona da zevk veriyordu anlaşılan. Dudaklarını ısırıp hafif yalıyordu gözlerime bakarken. Nefesini yüzümde hissettiğimde o incecik dudağını kaptım dudaklarımla. Deli gibi öpüşmeye başladık birden bire. Boynumu, göğüslerimi yalıyordu Can büyük bir zevkle. Göğüslerimden göbeğimin altına indi dudakları. “ hımmm bak sen şu yaramaza neler yaptı bana dün “ derken bir anda dudaklarıyla kapıverdi başını sonra. Dünün tersine, yavaş yavaş tadını çıkartarak emiyordu sikimi bu sefer. Ohhh kollarımı geriye atmış ve kendimi beni çok isteyen, doyamayan bu oğlana teslim etmiştim artık. Can sikimi aşkla yalıyordu. Bana zevk vermeyi istiyor ve bundan çok zevk alıyordu. Arada dudakları kasıklarıma kadar inse de daha çok dilini kullanıyordu bu sefer. Ben de artık teslim olmuştum duygularıma. Bu tatilde ihtiyacım olan şeyi bana o verecekti. Dimdik yapmıştı sikimi. Tekrar üstüme çıkarken krem kutusu aldı eline. Sikimi tutup kremlerken külotunu sıyııp atmış, parmağıyla içine de sürüyordu. Yavaşça oturdu üstüne. Avuçları göğüslerimdeydi o an. Ohhhh yavaş yavaş gömülüyordum içine. Köküne kadar sokup öylece kaldı. Gözlerini kısmıştı iyice. Yavaş yavaş hareket etmeye başladı sonra. Üstümde oturup kalkarken kalçalarını da sallıyordu. İkimiz de inlemeye başlamıştık artık
– Ohhhh çok güzelll, demir gibi sikin var, ohh çok güzelll. Sik benii
– Ohhh Cann bu götün yoldan çıkardı beni
– Ohhh senin o, her yerim senin. Sok hepsini, doyur beni erkeğimm

İyice hızlanmaya başlamıştı. Elleriyle güç alıp oturup kalkıyordu üstüme. Benim de elim kalçalarındaydı ve sıkıyordum sertçe. Bir süre sonra üstüme doğru eğildi. Dudaklarımı öperken bende dizlerimi kırdım ve sokmaya başladım götüne o halde. Bir elim belinde onu okşuyorken bir elim de kıçındaydı. Bazen hızlı hızlı bazen de yavaş yavaş sokup çıkartıyordum durmadan. O yönetiyordu aslında bugünü. Minik pipisi de sertleşmiş göğsüme zevk sularını akıtıyordu sikilirken. Bu durum hiç rahatsız etmemişti beni. Genç bir erkeği sike sike boşaltmanın zevkine varmıştım dün. Sarıldık iyice birbirimize köküne kadar sokmuşken. Ters döndüm yatakta. Bacaklarını iyice havaya kaldırmıştı. Yavaşça çekip köklerken inledik ikimiz de. Bacaklarını omuzuma koydu ve iyice açtı ben onu sikmeye başlarken. Ohhhh böylesi daha zevkliydi. Altımda inliyor, genç bir kız gibi çığlık atıp kıvranıyordu zevkten. Sert, sert sokmaya başlamıştım gene. “ohhh ibne o kadar yarak yedin hala daracık deliğin, çok zevk veriyorsun bana, ohhh ateş gibi yanıyor için “ diye söylenmeye başlamıştım. Eski tip karyola sallanıyor, gıcırdıyordu ben sokup çıkardıkça.
Can bacaklarını çekmişti ben üstüne eğildikçe. Havada sallanıyordu artık. Dudaklarını emiyordum hırsla. Dilim ağzının içinde dolaşırken deliğinin tekrar kasılmaya başladığını hissettim. Taşaklarıma kadar soktum, daha da sokmak ister gibi bastırdım içine. Titreye titreye, inleyerek, bağırarak orgazm oldu altımda. Ohhh o boşalırken ben de durup nefes aldım biraz. Eski gücüme kavuşmuştum resmen. Biraz daha zevkle siktim oğlanı.
Çıkarttım sonra ve ağzına verdim sikimi tekrar. Ohhh ağzı da en az götü kadar zevk veriyordu bana. Hızlı hızlı yalıyordu şimdi. Damağının altında diliyle ezdikçe sesim yükseliyordu. Boşaltmak istiyordu beni ve biraz daha devam ederse amacına ulaşacaktı ama benim başka planlarım vardı. Doyamamıştım o güzel götüne. Ağzından zorla çıkardım sikimi. Bırakmak istemiyordu hiç. Altına bir yastık koyup yüzüstü çevirdim onu. Sokmaya başlarken o da inlemeye başlamıştı hemen. Bütün ağırlımı üstüne vererek köküne kadar yerleştirdim içine. Kıçım inip kalkıyordu üstünde. Tamamen sarmıştım onu kollarımla. Her seferinde kafasına kadar çıkartıp köküne kadar sokuyordum. Basbas bağırıyordu altımda oğlan. Bir süre sonra ben de bağırmaya başladım artık. Boşalmaya başladığımda bile duramadım. Hala sokup çıkartıyordum. Sonunda nefesim düzeldi ve yavaşladım. İçinden çıkardığımda iyice inmişti sikim artık. Yanına uzandığımda Can da bana sarıldı. Sarmaş dolaş uyuyup kaldık 1 saat kadar.

Can uyandı önce ve banyoya girdi. Çıktığında “annemler birazdan gelirmiş, hadi sen de gir banyoya da çarşafları falan değiştireyim ben de “ dediğinde biraz panik oldum. Oğlanın yürüyüşü değişmişti iyice. Pek oturamıyordu bile kıçının üstüne. Ailesi anlarsa kafamı sikmesinler bir de falan düşünürken “ merak etme anlasalar bile takmaz onlar. Belli etmem ben de zaten birşey. Gelince görürsün sen de. O tip şeylere takmaz benimkiler. Tek dert nasıl ayrı kalacağız hehehe “ dedi hemen gülerek. Ben de gülümsedim rahatlayınca. Banyoya girip çıktıktan sonra üstüme doğru dürüst birşeyler giydim bu sefer. Saçlarım uzamıştı biraz. İyice taradım. Aşağıya indim sonra. Güzel bir kahve yapmıştı Can gene. Arada ağzıma ver istersen beklerken sıkılma falan diyordu gülerek ama benim işim bitmişti şimdilik artık. Açıkçası tam olarak doyuma ulaşmıştım ve pek de sikmek istemiyordum bir daha Can’ı falan. Dilek falan zaten çok basit, küçük birşey olmuştu. Bu gece iyice bir dinlenir yarın giderim artık diye düşünüyordum aslında. Kafamın karışık olduğu bir dönemde yaşadığım ufak bir macera idi bu sadece.

HAYATA HEYECAN KATMAK-8

HAYATA HEYECAN KATMAK-8
Sema içeri geçtikten sonra ben sabırsızlıkla olacakları yada o an olanları merak etmeye başlamıştım. 5-10 dakika sonra sema tekrardan odaya döndü sanırım aklına ben gelmiştim direkt olarak bilgisayara baktı ve sırıtarak bana bir öpücük yollayıp tekrar içeri döndü. Bir süre sonra tekrar geldi odaya ve odayı toparlamaya başladı o arada İlkerde kapıda belirdi kapı aralığında durmuş elinde çay bardağı konuşuyorlardı sema da bir taraftan etrafı toparlıyordu. Sema ilkere canım şuraları toparlayım bir duş alayım dışarı çıkalım olurmu dedi. İlkerde tabi abla süper olur dedi. Sema bu arada yatağın örtüsünü düzeltiyordu arkası bana önü ilkere dönük şekilde yatağın üzerinde dizlerin üzerine geldi ve bana doğru domalarak yatağın örtüsünü düzelmeye başladı bu pozisyondayken zaten kısa olan eteği iyice yukarı kalkmış ve *** yanakları ve tangası olduğu gibi meydandaydı. Daha sonra yatağın diğer tarafına geçerek aynı şekilde bu sefer yüzü bana arkası ilkere dönük şekilde yatağın diğer ucunu düzeltmeye başladı ve az evvel benim gördüklerimi ilkere sunmaya başladı. İlker bir müddet baktıktan sonra sanırım heyecandan içeri geçiyorum ben abla dedi ve salona kaçtı. Sema da bana dönerek gülümsedi. İşlerini bitirdikten sonra sema kapıyı kapatıp tamamen soyunarak ebeveyn banyosuna girdi. Evimdeki ebeveyn banyosunda kapı yoktu tamamen camekandan ibaret ve içerisi net bir şekilde görünür bu şekilde dizayn edilmiş. Ben göremiyordum yalnız kamera açısı buna müsait değildi. Su sesleri gelmeye başlamıştı ilkerde kapıdan sesleniyordu sema abla diye sonra kapıyı açıp içeri baktı 2 sn ya geçti ya geçmedi hemen kapıyı kapattı çünkü semayı banyoda o şekilde görmüştü ve sanırım utanıp çekilmişti. Sema banyodan çıkıp önümde kurulandıktan sonra üzerini giyinmeye başladı altına yine en seksi tangalarından birini geçirdi üzerine aynı rennk sütyen altına yine mini bir etek üzerine de önü v şeklinde bir body. fakat bodynin o v yakasından göğüsünün çatalı ve göğsün üst kısımları net şekilde görünür. Bi çok sefer giydiğinden biliyorum. Sema bana dönerek bir öpücük yolladı sonra arkasını dönüp eteğini kaldırıp götüne vurdu ve kıvırtarak odadan çıktı. O gün akşama kadar olanları öğrenmek için çok sabırsızlanıyordum gerçekten iş yerinde zaman geçmek bilmiyordu. Henüz eve dönmemişlerdi ve benim çıkma vaktim gelmişti. Telefonla aradım Sema yı ve eve doğru geldiklerini söyledi bende bu arada iş yerinden çıkıp eve doğru yolaldım. Ben eve geldiğimde henüz gelmemişlerdi ama aradan 2 dk geçmeden eve döndüler. Gülüp eğleniyorlardı neşeleri yerindeydi. Salona ilk sema girip aaa canım sen geldinmi deyip gelip beni öptü daha sonra da ilker girdi salona hoş geldin abi çok gezdik çok eğlendik bugün sema ablayla dedi. Bende ilkere olum dikkat et yanında bu kadar güzel bir kız gezdirmek kolay değil başın belaya girer diyerek güldüm. İlkerde sen merak etme abi kimse yanaşamaz dedi. Ellerinde bir kaç poşette vardı sanırım alışveriş yapmışlar. Semayı hemen odaya çekip olanları anlattırmaya başladım en başından.

Sema lafa hayatım bu cocuk çok toy çok utangaç ama bir okadarda *** aslında diyerek başladı lafa. Onun ağzından devam ediyorum. Sabah kalktığımda kameranın açık olduğunu unutmuştum aslında giyinip kahvaltı hazırlamak için içeri geçtim altıma giydiğim pileli eteği biliyosun zaten hemen kalçamın altında hafif eğilsem yada bişeye uzansam herşey meydanda bunları anlatırken gülüyordu bi taraftanda ama belliki heyecanlanmıştı da. İlkeri masaya oturttum ben de dolaplardan tabaktı çataldı alırken bir eğiliyor bir uzanıyordum dolayısıyla cocuk arkada malzeme topluyordu. sonra kahvaltımızı yaptık ben odaya geldim ve seninde gördüğün gibi yatağı toplarken net olarak manzara sundum. Sonra dışarı çıktık yine gayet şık ve davetkar kıyafetler giydim. Arabaya bindik doğal olarak arabaya binince etek sıyrıldı İlkerin bir gözü bacaklarımdaydı farkındaydım. Bi alışveriş merkezine gittik. Yürüyen merdivenlere falan binerken ilkere arkama geç arkadan görünmesin diyordum o da arkamda çıkarken az da olsa yutkunuyordu aslında avm çok kalabalık değildi tenha sayılırdı öğlen olduğu için. Bi ayakkabıcıya girdik ayakkabı denemek için oturdum bacak bacak üstüne attım görevli çocuk ayakkabı falan getiriyordu onunda gözler bacaklarımdaydı ilker rahatsızz oldu belliydi ben hiç istifimi bozmadan devam ettim ayakkabıları denemeye sonra oradan bir çift ayakkabı alıp çıktık. Başka bir mağazaya girdik etek body birkaç bişey deniyordum. Sürekli mini ve seksi şeyler deneyip ilkere nasıl olmuş diye sormak için dışarı çıkıyordum. İlker üzerimde onları görünce sağına soluna bakıp gir abla gir kabine diye beni geri kabine yolluyordu kıskanıyordu sonra beni kabine sokup kabinde olmuş olmamış diye yorum yapıyordu. Yine böyle bir mağazada bir elbise gördüm almaya niyetim yoktu ama sırf giyip ilkere göstermek için elbiseyi denemek istedim. Elbise diz kapağına kadardı fakat arkadan sırt bölümü popomun çatalına kadar açık önden göğüs kısmı transparan sadece meme başlarında birer siyah çiçek kapatmışlar sağ ön yandan da kasıklarına kadar yine transparan bir kıyafetti. İlker kıyafeti alıp kabine giderken yav abla bu elbise giyilirmi çok açık dedi. Bende deneyim bakalım çok açıksa almayız dedim. Kabine girdim herşeyi çıkardım sütyen dahil çünkü sütyenle giyilmezdi sadece tangamla kıyafeti geçirdim üzerime. arkadan potluk yapınca açıklıktan tangam görünüyordu sırtım komple açıktı önden göğüslerim tamamen meydandaydı sadece meme başlarım siyah bir karaltıdan ibaretti öndeki transparan kısımdan ise bacaklarım kasıklarıma kadar meydandaydı. Gerçekten çok iddialı bir elbiseydi. İlkere seslendim kafasını içeri uzattığında arkam dönüktü aynadan bakıyordum kendime. Nasıl çok mu açık sence dedim ilker önü görmedi ama sadece arkayı görünce bile yutkundu. Sonra önümü döndüm çok açık değilmi dedim. İlker önce göğüslerime sonra önden bacağıma şöyle bir göz attı. Abla sen bu kıyafeti giyersen eve sağ dönemezssin ama çok güzelsin dedi. Güldüm yanağından makas alıp sağol canım o senin güzelliğin ama almıcam çok açık bu dedim. Üzerimi değiştirip mağazadan çıktık. Yukarı katlarda bi yemek yedik sonra hadi bi filme girelim dedik. Saat 2.30 falandı. İlker bi korku filmi seçti ona girdik yanyana oturduk sinemada bizden hariç 10 kişi falan vardı. Film başlayınca içerisi karanlık oldu bende biraz daha rahat oturdum altımdaki etek iyice sıyrıldı ilker yanımda rahat oturamıyor gibiydi sanırım film yerine beni izliyordu. Bu arada film gerçekten korkuydu bende korkuyorum bahanesiyle koluna girip memelerimi koluna sürtüyordum. Hop oturup hop kalktıkça eteğim iyice açıldı. İlker filmden eminim hiç bişey anlamadı beni izlemekten. Sonra film bitti çıktık arabaya bindik. Napalım falan diye düşünürken. Bana araba kullanmayı öğretsene dedim. Olur abla bi yer bulalım dedi. Dağ yolundaki test sürüş alanına gittik etrafta kimse yoktu zaten alana girip yer değiştirdik. İlker bana yapmam gerekneleri söyledi ben denedim en az 20 kere arabayı kaldıramadım. İlkerde yav abla sakin ol biraz bi kaldıramadın dedi. Bende dönüp aslında iyi kaldırırım ama araba zormuş canım deyip kahkaha attım cocuk önce bir durdu sonra anlayınca lafımı kıpkırmızı oldu. Bu esnada arabayı kaldıracam diye sürekli denerken bacaklarım yine meydandaydı bu sefer mecburen bacaklarım açık olduğundan neredeyse donum görünüyordu. Sonra ben buna döndüm canım şu pedallere sen bas ben sadece direksiyonu kullanayım olmazmı dedim. ilker biraz düşündükten sonra olur olmasına ama ben buradan nasıl yetişeyim pedallere dedi. Bende gel buraya sıkışırız dedim gülerek. İndi yanıma geldi ben hafiften yana kaydım buda gelip koltuğa oturdu ama sığmamıştık pek. Ben hafiften kalkarak kıçımın bir yanağı bacağının üzerine oturacak şekilde oturdum. Hıh şimdi rahat dedim. İlker yine renkten renge girdi ama arabayı o şekilde kaldırdı. Ben direksiyonu tutuyordum ilker pedallerle uğraşıyordu sonra abla az öne çıkta vites atayım dedi bende az öne çıkarken bir bacağının üzerine iyice yerleştim tam kıçımın yarığına aldım bacağını. O şekilde yaklaşık 20 dakika araba kullandık ama ilker ruhunu teslim edecekti az daha. Sonra kalktık eve geldik işte. Sema bunları bana anlatırken ben demir gibi olmuştum onun bu olanları bana zevkle ve ayrıntılarıyla anlatması da ayrı bir heyecan vermişti bana. Bu olanları anlatması yaklaşık bir yarım saat sürmüştü. Sema bu arada üzerini değiştirdi ve sabah giydiği eteğini giyerek içeri geçtik. İlkerde üzerini değiştirmişti şortunu çekmişti. Sema akşam yemeğini hazırladıktan sonra yemeğimizi falan yedik biz ilkerle playstation oynamaya geçtik Semada mutfaktaydı. Biz oyuna devam ederken sema işlerini bitirip salona geldi ve koltuğun birine oturdu. Ama ne oturuş herşeyi yaymıştı yine. Sonra mızmızlanmaya başladı hadi bırakın falan diye. Oyunu bırakıp bir film izleyelim dedik Sema ile ben aynı koltuğa ilkerde karşıdaki üçlüye geçti film izlemeye başladık. Çaktırmadan oynaşmaya başladık ben semanın kucağına doğru uzanıp bacaklarını okşuyordum başımın altından elimi ***** doğru götürdüm ilker bizden tarafa bakmıyordu tv ye kitlenmişti. Elimi altına götürdüğümde donunu çıkarmış olduğunu gördüm. Yüzüne doğru baktım bana gülümseyip bir göz attı. Hemen orada domaltıp sikesim geldi zaten dolmuştum yeterince. Filmi bitirdik ışıkları yaktık İlkere dönüp İlkercim biz yatmaya gidiyoruz dedi Sema ben hemen atılıp ne yatması daha işimiz var deyip semayı kucağıma aldım. Bu hareketi mahsus yaptım. Semayı kucağıma alınca alttan amı tabak gibi görünecekti ve sanırım öyle oldu ilker kitlendi *****. Sema hayatım yapma falan diyerek eliyle güya kapatmaya çalışıyordu. Bir süre onu o şekilde salonda dolandırdıktan sonra tepinerek kucağımdan kurtuldu ve yatak odasına doğru kaçtı. Bende ilkere dönüp ilkercim görüşürüz iyi geceler dedim ve odaya geçtim. Hiç vakit kaybetmeden Semanın üzerine atladım bu arada kapıyı hafif aralık bırakmıştım. Hemen üzerindekileri çıkarıp her tarafını yalamaya başladım. Sema da müthiş tahrik olmuştu ve inliyordu. Ben göğüslerini yalarken semada alttan sikimle oynuyordu. Dudakları boynu kulakları derken amını yalamaya başladım bi ara gözümü hafiften kapıya kaydırınca yine bir gölge olduğunu farkettim ilker muhtemelen dinliyordu henüz cesaret edip içeri bakamıyordu. Sema inlemelerini iyice arttırmıştı artık. Üzerinde bir hamle yaparak 69 pozisyonuna geçtim ve sikimi ağzına verdim. Semanın bacaklarını kendime kamufle ederek tekrardan kapıya bi göz atınca ilkerin bu sefer izlediğini gördüm. Hemen Semayı altıma alarak sikimi ***** geçirdim ve üzerinde git gel yapmaya başladım. Bu pozisyondan sonra Semayı domaltıp arkasına geçtim arkamız kapıya dönük olduğundan ilker daha rahat izleyebilirdi artık. Semayı o şekilde siktikten sonra boşaldım ve yatağa yığılıp kaldık. Kapıya baktığımda gölge yoktu belliki ilkerde malzemeyi toplayıp salona geçmişti. Semaya sarılıp ne zaman derslere başlıyorsun dedim. O da yarın başlıcam sanırım sende izliceksin kameradan dedi. Onun heyecanıyla uyuyakaldım ve ertesi günü bekledim. (Devamı sonra )

Sevgilimin Arkadaşıyla

Sevgilimin Arkadaşıyla
Ben Alper, üniversite 2. sınıfa gidiyorum ve Ankara’da yaşıyorum. Normalde ailemle İstanbul’da yaşıyordum ama üniversite için buraya geldim. Burada sevgilim Beyza ve onun en yakın arkadaşı Dilara ile aynı evde kalıyoruz. Onlar da benimle yaşıt ve aynı üniversiteye gidiyoruz. Anlatacağım olay bundan bir hafta önce gerçekleşti.
Sabah uyandığımda yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Beyza ve Dilara kahvaltı hazırlıyorlardı. Beyza’nın üzerinde kısa, ince bir gecelik, Dilara’nın üzerinde ise askılı bir bluz ve kısa, dar bir şort vardı. Şort dilaranın kıçının arasına kaçmıştı, bir süre olduğum yerde durup onu izledim. Dilara’nın fiziği hep hoşuma gitmiştir.
Dilara aniden dönüp bana baktı, kıçını izlediğimi anlamış olmalıydı. Ama kızgın görünmüyordu, aksine bana gülümseyerek “Günaydın” dedi. Dilara’yı duyunca Beyza da bana döndü. Yanıma gelip dudaklarımdan öptü. “Günaydın aşkım” dedi kendini geri çekerek. “Günaydın kızlar” diye karşılık verdim ben de. Dilara’nın bana gülümsemesi aklımdan çıkmıyordu.
10 dakika sonra hep beraber kahvaltıya oturduk. Dilara’yla birbirimize kaçamak bakışlar atıyorduk, aklından ne geçiyordu acaba? “Bugün annemlere gideceğim aşkım” diye lafa girdi Beyza. Onun ailesi İzmir’deydi. “Bir hafta kalırım herhalde” diye devam etti. Bu da Dilara ile bir hafta yalnız kalacağım anlamına geliyordu. Nedense mutlu olmuştum.
Kahvaltıdan sonra Beyza bavulunu hazırlamaya başlamıştı, Dilara da salonda uzanmış televizyon izliyordu. Beyza’nın yanına gidip ona arkadan sarıldam. “Seni özleyeceğim” dedim ve boynundan öptüm. Bana doğru döndü, öpüşmeye başladık. Elimi önce beline koydum, sonra aşağı kaydırmaya başladım. Elimi geceliğin altından içeri sokup külotunun üzerinden kıçını okşamaya başladım. Beyza kendini benim elimden kurtarıp “Şimdi olmaz, hazırlanmam lazım” dedi ama o da istiyordu, anlayabiliyordum.
“Hadi ama, bir hafta görüşemeyeceğiz” dedim ve tekrar üzerine gittim. Belinden tutup yatağa yatırdım ve bacaklarını öpmeye başladım. Artık karşı koymuyordu, o da benim gibi azmıştı. Külotunun bacaklarından çekip çıkardım. Bacaklarını aralayıp amını dillemeye başladım. Bir an kendimi Dilara’nın bacaklarının arasında hayal ettim, bu daha çok azmama neden olmuştu. Beyza inlemeye başlamıştı, Dilara’nın inleme seslerini duyduğuna emindim.
Beyza başımı ittirip yataktan kalktı. Önümde diz çöktü ve şortumu aşağı indirdi. Sikimi önce baştan aşağı yaladı, sonra emmeye başladı. Neredeyse hepsini ağzına alabiliyordu, bu konuda profesyönelleşmişti. Ben de elimi onun başının arkasına koyup ona yardım ediyordum. Birkaç dakika sikimi emdikten sonra onu tekrar yatağa yatırıp bacaklarının arasına geçtim. Bacaklarını omzuma alıp sikimi amına soktum. Dakikalarca bu pozisyanda git-gel yaptım. Beyza’nın inlemeleri adeta çığlığa dönüşmüştü. Bu konua arkadaşından hiç çekinmiyordu.
Bir ara başımı kaldırdığımda kapı aralığından Dilara’nın bizi izlediğini gördüm. Bir elini şortunun içine sokmuş amını parmaklıyordu, diğer eliyle de göğüsleriyle oynuyordu. Benim ona baktığımı görünce bile hiç istifini bozmadan devam etti, sanki görmemi istiyor gibiydi. Dilara’nın bizi izlediğini gördüğüm için Beyza’yı daha bir şevkle sikmeye başladım. Kısa bir süre sonra sikimi çıkarıp Beyza’nın amının ve göbeğinin üzerine boşaldım. Tekrar kapı aralığına baktığımda Dilara gitmişti.
* * * * *
Evde 3 kişi olunca kimin bakkala gideceğini, kimin temizlik yapacağını falan belirlemek hep problem oluyordu. Biz de bu problemin önüne geçmek için bir çözüm bulmuştuk. İçinde 1, 2 ve 3 yazan 3 tane kağıdın olduğu bir kutumuz vardı. Mesela bakkala gidileceği zaman herkes bir kağıt seçerdi, en küçük sayıyı seçen bakkala giderdi. Bu sefer de duş sırası için aynı şeyi yaptık. Duşa ilk Beyza girecekti, sonra Dilara ve en son ben.
Beyza duştayken Dilara ile ikimiz salonda oturuyorduk. Onu mastürbasyon yaparken izlemek çok güzeldi, bunu söylemek istiyordum ama ben utangaç biriyim, böyle şeyleri kolay kolay söyleyemem. İlk adımı atmak benim için hep zor olmuştur. Dilara bir ara bana bakıp gülümsedi ve yerinden kalktı. Televizyonun önünde domalıp DVD’lere bakmaya başladı. Kıçının arasına kaçmış incecik şortu çok seksi görünüyordu. Amacı DVD bakmak değil beni azdırmaktı, bunu anlayabiliyordum. Amacına ulaşmıştı, benim sikim yine kalkmıştı.
Bir DVD seçip taktı ve tekrar yanıma oturdu. Önüme baktığında kalkmış sikimi görüp sırıttı, “Seninki yine havalanmış” dedi. “Sayende Dilaracım” dedim ben de alaycı bir şekilde. Elini şortumun üzerinden sikime atıp okşamaya başladı. Böyle olunca ben yine kendimden geçmiştim, hep Dilara ile sevişmenin hayalini kurmuştum, sonunda gerçek olacaktı.
Banyonun kapısının açıldığını duyunca ikimiz de toparlandık. Dilara yerinden kalkıp kıçını sallaya sallaya banyoya gitti, Beyza da giyiniyor olmalıydı. Yaklaşık on dakika sonra Beyza giyinmiş bir şekilde bavuluyla salona geldi. Artık gitmeye hazırdı. Yanına gidince bana sarıldı, uzun bir süre öpüştük. “Seni hava alanına bırakmamı ister misin?” diye sorduğumda “Gerek yok birtanem, sen yorulma” dedi. Son bir kez sarıldıktan sonra bavulunu alıp çıktı. Arkasından kapıyı kapadığımda içimi bir mutluluk sarmıştı. Dilara ile bir hafta boyunca yalnız kalacaktık.
Banyo kapısı açıldı ve Dilara bornozuyla salona geldi. Bornozu oldukça kısaydı, ıslak bacaklarını görebiliyordum. “Beyza gitti mi?” diye sordu. Başımı salladım, o da bana gülümsedi. Banyo sırası bendeydi. Banyoya girdiğimde çamaşır makinesinin üzerine özenle bırakılmış bir külot gördüm. Beyza’nın bütün külotlarını bilirdim, bu onun değildi. Dilara bunu benim için bırakmıştı. Üstelik külot Dilaranın am suyuyla ıslanmıştı. Külotu elime alıp kokladım, bu koku bile beni tekrar azdırmaya yetmişti.
Banyodan çıktıktan sonra giyinip salona gittim. Dilara burada değildi. Onu mutfakta bulmuştum. Yemek yapıyordu. Arkasına geçip sikimi götüne değdirerek sarıldım, elimle de göbeğini okşuyordum. “Senin için bıraktığım hediyeyi gördün mü?” diye sordu. “Evet, çok güzel kokuyordu” diye yanıtladım. Gülmüştü. Şimdi üzerine saldırmak istiyordum ama ağırdan almak daha çok hoşuma gidiyordu.
Dilara akşam yemeğini balkona hazırlamıştı. Yemek konusunda çok da becerikliydi. Birbirimizle bakışarak yemeğimizi yiyorduk. Telefonum çalmaya başladı, arayan Beyza’ydı. İzmir’e vardığını ve şimdiden beni özlemeye başladığını söyledi. Beyza’yı çok seviyordum, ona ihanet etmek istemiyordum ama Dilara beni baştan çıkarmıştı, kendime hakim olamıyordum.
Balkonumuzda bir koltuk vardı, yemekten sonra oraya yayılıp gökyüzü ve şehir manzarası eşliğinde Jack Daniel’s içiyorduk. Dilara ile iyice sokulmuştuk, başını omzuma yaslamıştı, saçları çok güzel kokuyordu. Birkaç bardak içtikten sonra içkinin de verdiği cesaretle Dilara’yı öpüp koklamaya başladım. Omzunu, boynunu, yanağını öptüm ve en son dudaklarına yapıştım. İkimiz de iştahla öpüşüyorduk. Kendimi fazlasıyla mutlu hissediyordum. Dudaklarımız ayrıldıktan sonra ikimiz de gülmeye başladık. Sevgili gibi olmuştuk sanki.
Dilara’yı kucaklayıp Beyza ile ikimizin yatağına yatırdım, Dilara kahkahalar atıyordu. Ben de yanına uzandım. Dilara hemen üzerime çıkıp tam sikimin üzerine oturdu, öpüşmeye başladık. Öpüşürken iki elimi de kıçına koydum, okşuyordum. Dilara’nın kıçı Beyza’nınkinden daha büyüktü, tam da istediğim gibi. Dilara çok ateşliydi, içkinin etkisinden olsa gerek.
Önce üzerimdeki tişörtü çıkardı, sonra şortumu ve boxerımı. Sikim, dudaklarına birkaç santim ötede duruyordu. Biraz sikimi süzdükten sonra “Beyza şanslı kız” dedi ve kıkırdadı. Sikimi yalamaya başladı. Dilini o kadar güzel kullanıyordu ki, kendimden geçmiştim. Sikimin hepsini ağzına alıyordu. Arada bir sikimi bırakıp taşaklarımı yalıyor, ikisini birden ağzına alıp emiyordu. Ben o zevkle boşalacağımı söylemeyi unuttum, bütün spermlerimi ağzına boşalttım. Dilara da bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini ağzına aldı. Spermlerimi önce ağzında dolaştırıp tadına baktı, sonra hepsini yuttu. Bana Beyza’nın veremediği kadar zevk vermesi hoşuma gitse de bu kadar profesyönelleşene kadar kim bilir kaç tane erkekle birlikte olduğunu düşününce üzüldüğümü hissettim. Şimdiden onu kıskanmaya başlamıştım sanki.
Üzerindeki bluzu çıkarınca göğüsleri ortaya çıkmıştı, sütyen giymemişti. Onu hiç böyle görmemiştim, göğüslerini okşamaya başladım. Büyük ve yumuşaklardı. Onu yatağa sırt üstü yatırıp bu sefer ben üstüne çıktım. Göğüslerini yalayıp emiyordum, bu çok güzel bir duyguydu. Göğüs uçlarını sıktığımda ağzından iniltiler çıkıyordu, o sesleri duymak bile beni delirtiyordu. Şortunu çıkardığımda yine ıslak bir külotla karşılaştım. Onu da çıkardım. Amı pürüzsüzdü, büyüleyiciydi, kılsızdı. Eğilip yalamaya başladım. Dilimi amının çevresinde gezdiriyor, içine sokuyordum. Amının yanaklarımı emiyordum. Dilara zevkle çığlık atmaya başladı.
Tam sikimi içine sokacakken Dilara bana engel oldu. Beni yatağa sırt üstü yatırıp üzerime çıktı. Sikimi tutup amına dayadı ve üzerime oturdu. Üzerimde deli gibi zıplıyordu, göğüsleri de onunla birlikte bir hopluyordu. Hiç bu kadar zevk aldığımı hatırlamıyordum. Sikimi içinden çıkarmadan onu domalttım ve öyle sikmeye devam ettim. Bir yandan da göt deliğini okşuyordum. İşaret parmağımı ıslatıp götüne soktum, böyle yapınca Dilara’nın çığlıkları daha şiddetlendi. “İstersen götümü de sikebilirsin” dedi Dilara. Bu hep istediğim şeydi, Beyza izin vermiyordu. Sikimi çıkarıp eğildim ve Dilara’nın göt deliğini yalamaya başladım. Dilara’nın am suyuyla ıslanmış sikimi götüne dayadım ve yavaşça soktum. Dilara’nın acı çektiğini hissedebiliyordum ama itiraz etmiyordu. Bir süre yavaşça girip çıktıktan sonra hızlıca pompalamaya başladım.
Dakikalarca Dilara’nın koca götünü siktikten sonra içine boşaldım. Hayatımda hiç almadığım kadar zevk almıştım bu gece. Dilara’yla sarılıp birlikte uyuduk o gece. Bir hafta boyunca Dilara’yla yeni evli çift gibi sürekli seviştik, hiçbir günü boş geçirmedik. Beyza geldikten sonra hem Beyza’yı, hem de fırsat buldukça Dilara’yı sikmeye başladım. Şimdiki hayalim ikisini aynı anda sikmek ama nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Ah Meral Ablam Ahh

Ah Meral Ablam Ahh
Merhaba xhamster okuyucuları ben küçük bir kasabada yaşamaktayım ve yaşadığım kasabada bir de Meral abla adında bir ablamız var. Kasabada erkek kıtlığından mıdır yoksa bana olan ilgisinden midir bilinmez, Meral abla sürekli bana yamanmaya çalışıyordu. Sizlere Meral abla ile bir sene önce yaşadığım unutulmaz anları paylaşmak istiyorum..

Küçük bir kasabada yaşayan içine kapadık bir gençtim. Tek dostum ve arkadaşım ağabeyimdi. Benden on yaş büyüktü ve yeni yetişen bir delikanlı olarak beni bazı konularda yetiştirmeye çalışıyordu. Zaman zaman açık saçık filmleri izlemek için sinemaya götürüyordu. Bazen de Erotik dergiler tutuşturuyordu elime. Sonra da ne hissettiğimi soruyordu. Ben ise üstü kapalı laflarla geçiştiriyordum. Ağabeyim evli idi ve evi ayrı olduğu için ben ailemle kaldığımdan odama döner, bu çok etkilendiğim manzaraların acısını yalnız başıma çıkarır, kendi kendimi doyururdum.Ağabeyim bir yaz akşamında yine telefon etti, akşam kendi evime gelmemi, maçı beraber izlememizi söyledi. Olur dedim. Öğle sonu ağabeyimin evine ulaştığımda kapı kapalıydı, yengemin evde olamayacağını düşünememiştim. Herhalde bir komşudadır diye düşünüyordum ve kapıda bir süre oyalandım, sonra da yan komşunun kapısını çaldım. Bu ev Meral Ablanın eviydi. Tombulca bir hanımdı, sevecen tavırları vardı. İki üç ay önce ilk adamınu dünyaya getirmişti. Beni kapıda görünce hemen içeri aldı. Yengem gelene kadar beklememi söyledi. Bir komşudadır gelir şimdi dedi.Meral Abla elinde bir meyve suyu ile geldi ve bana ikram etti. Kendisi baktığımı görünce bana gülümsedi. Birden bire iri göğüslerinden birini çıkardı. Kocaman bembeyaz memesi vardı.Elimdeki meyve suyunun titrediğini fark ettim, önümde aletim pantolonumu öyle zorluyordu ki, pantolonum yırtılacak sanıyordum. Meral Abla hiçbir şey olmuyormuş gibi davranıyor, benim bu halime sinsi sinsi gülüyordu sanki. Meyve suyu genzime kaçtı, bir süre öksürük nöbeti tuttu. Koca meme önümde duruyor. Ben kanepeye oturdum, bütün gayretimde önümdeki kabarıklığı yenmeye çalışıyorum. O da yanıma oturdu. “Bebekler nasıl besleniyor, annelik nasıl olur merak etmiyor musun, bu süt nasıl doluyor bu memelere” dedi.Bilmiyorum diyebildim. Eliyle memesini sıktı, elime yüzüme süt fışkırdı. Daha çok tahrik olmuştum. Gel bak sık şunu nasıl fırlatıyor gör, genç adamın ağzına bu sayede gidiyor anladın mı, dedi. Memesine elimi uzattım, hafifçe sıktırdım, yine süt fışkırdı, üstüme başıma. O gülümsemeye devam ediyordu. Bu sütü bebeğe emzirmediğim zaman rahatsız oluyorum dedi. O kadar çok ki, bazen da sütü kendim boşaltıyorum, yeniden doluyor sonra dedi. Memesinin yumuşaklığı o kadar hoşuma gitmişti ki… Tekrar dokunmak için aklıma bir hinlik geldi.- Diğeri de dolu mu abla dedim.- Evet dedi. Diğer memesini de çıkardı bana gösterdi, elle bakalım dedi.Dokununca oradan da süt fışkırmaya başladı.- Hadi bak tadına dedi, bir taş nasıl emiyormuş gör, dedi.Beynim zonkluyordu. Eğildim, memesini yalamaya başladım. Ucunu emeceksin dedi.Ucunu ağzıma aldım, ağzım bir anda süt doldu, ağzımın kenarlarından sızmaya başladı, ama bırakmak istemiyordum, bir süre emdim, bu sırada aletimde biraz rahatlama oluyordu, belli ki hafif hafif atış yapıyordu. Artık memesini bir erkek gibi emmeye başlamıştım, hafif yollu ısırıyordum, dişlerimin arasına alıyordum. Meral abla birden kalktı, içeri odaya geçti. Benimki yaşadıklarımın şokuyla hala pantolonumu zorluyordu. Odadan bir el beziyle geldi. Senin de üstün başın batmış, temizleyim dedi. Ayağa kalktım, ah şu merete bir dokunabilsem, aletimi içeri bir yere kıvıracağım ama ince pantolonun içinden o kadar belli oluyor ki… Önce üst tarafımı sildi, sonra önüme eğildi. Pantolonumun önünden aletimin ön kısmını temizlemeye başladı, aletimden akan menilerden bir kısmı pantolonumun dışına da leke yapmıştı. Bir taraftan bezle önüme tazyik yaparken bir taraftan allah allah burada başka bir leke olmuş çıkmıyor diyor, aletime yine dokunuyordu. Hadi çıkar şu pantolonu da içerde temizleyim, dedi.- Olmaz abla, çıkaramam dedim.- Olur mu canım ben senin ablanım, sonra ağabeyin, yengen ne der dedi.Öyle ya, çıkardım. Çıkarınca külotumun önünden kocaman bir abide öne kabardı. Şuh bir şekilde gülümsedi. Pantolonumu aldı. Odadan çıktı. Lekeli yeri iyice silmişti. Odaya geldi. Şimdi kurur dedi. Birkaç dakika sonra giyersin. Olur dedim. Bu arada o yokken güya külotumun içinden aletimi yana yatırmış düzeltmiştim. Meğerse ucu yan taraftan açığa çıkmış. Ah canım benim demek Meral ablanın tombul memeleri seni tahrik etti diyerek yanıma gelmesiyle aletimi tutması bir oldu.Şimdi aletim özgürlüğün lezzetiyle külotumun yanından dışarı fırlamıştı. Vay maşallah, kimleri becereceksin, kimleri doyuracaksın Allah bilir dedi. Eliyle oynuyordu. Dilimle dişimin arasında abla dedim. Dur hele sen benim memelerimi emerken abla demiyordun, bekle bakalım dedi. Memesini tekrar çıkararak aletimi memesine sürmeye başladı, bu kayganlık içinde kıvranıyordum. Birden bire benimki patladı memelerine yüzüne akmaya başladı. Hay maşallah, her tarafı suladın dedi. Ben utanıyordum, ne yapacağımı şaşırmıştım. O aletimi hala eline yüzüne sürüyor, memelerinde gezdiriyordu. Sonra kalktı, benim elimden tuttu. Lavaboya götürdü. aletimi, etrafını, kendi yüzünü, memelerini yıkamaya başladı. aletim yeniden dikiliyordu. O ise yıkamaya devam ediyordu. Ne olduğunu anlamıyordum. Eteğini kaldırdı, bembeyaz götü çıktı ortaya. Hadi aslanım yavaşça daldır şunun içine ki, öldüm burada, suyunu akıta akıta dedi. Bembeyaz bir yarık vardı götünün altında. aletimi yavaşça ilerlettim. Ucu girmişti ki o geriye doğru gelince aletim içerde kayboldu. Enteresan bir sıcaklık hissettim. Sonra garip bir kayganlığın farkına vardım. Birden sesini duydum, salla be koçum diyordu. İleri geri hareket ettiğimde bu işi çözmeye başladığımı düşündüm. aletim zevkten dört köşe oluyordu. Dalgalanıyordum adeta. O sırada onun inlemeleri başlayınca tam bir gururla şiddetlenmeye başladım. Oh aslanım, hadi aslanım, koçum gibi laflar duyunca daha da şiddetleniyordum. Elimle kaba etlerini tuttum. Bu yumuşaklık bu kadar mı hoş olurmuş, yumuşacık götü dizlerime değince bir hoş oluyordum. Girdikçe girmek geliyordu içimden. Sonra içimden öyle bir dalga yükseldi ki kendimi zaptedemedim ve içine boşaldım. Eteğini indirdi, üstünü başını düzeltti. Bana pantolonumu verdi. Bir meyve suyunu daha hakkettin dedi. Meyve suyunu bir dikişte içmiştim. Dışarı çıktı, yengemlerin ziline bastı, yengem gelmişti. Bana yengemin geldiğini haber verdi. Beni yolcu ederken yanağıma bir öpücük kondurdu. Meral ablanı unutmazsın değil mi aslanım dedi. Evet dedim gülerek, seni asla unutmam……Ağabeyimin evine girdim. Orada yengem kız kardeşi Demet’i de çağırmış. İkisi bir mutfakta bazı hazırlıklar yapıyorlardıSanki yüzüme manalı manalı bakıyorlarmış gibi geldi, sonra kendi kendime her şeyi abartma oğlum, hiçbir şey yokmuş gibi davran diye telkinlerde bulunuyorum. Televizyonu açtım, yengemle kız kardeşi mutfakta bir şeyler hazırlıyorlar, Demet yengemin hazırladıklarını masaya getiriyordu. Odaya her girişinde yüzüme bakıyor, hafif gülümsüyordu. Aklımdan yine bir şeyler mi biliyor diye şüpheler uyanıyor, yok canım daha neler diyerek kendimi teselli ediyorum. Üzerine nefis bir kot giymiş, her dönüşünde ardından bakıyorum. Karşıda bir ayna var, o da çıkarken aynadan kendisini izlediğimi fark ediyor ve kontrol ediyordu. Şu kot pantolon yok mu, ne iç gıcıklayıcı… Bir de üzerine dar bir t-şort giymezler mi, o güzelim göğüsleri meydanda… İnsan ellememek için kendini zor tutuyor ama ne yaparsın dişleri sıkıp oturmaktan başka çare yok. Yengem arada bir mutfaktan bana havadan sudan laflar uzatıyor, bayramlık ağzımı açıp verilebilecek en kestirme cevapları veriyorum. Lakin şu kız iki de bir ne gülümseyip duruyor anlamıyorum. Ah ulan Demet, açıkta bir şey mi gördün demek geliyor içimden ama o kadar… Ama erkeklik gurur ve şuurum öylesine havalarda ki kendimi tam bir erkek gibi hissediyordum. O biçim havalardayım yani, oturuşum, duruşum bile değişti sanki.Ağabeyim geldi, ooo koçum geldin mi, akşama Galatasaray’ın maçı var, birlikte izleriz dedi. İşin ilginç tarafı ben Fenerliyim ama bensiz de hiçbir şey içine sinmez. Benimle tartışmaktan büyük bir keyif alır. Benim kızmam, uzun uzun Fenerbahçe’yi anlatmam onu mutlu eder.Sofraya dördümüz oturduk, ağabeyim rakısından bir yudum çekerken, bu maç ne olur diyor, ben de karşı takımın iyi olduğunu söylüyorum, buna keyif oluyor. Bir ara Demet bir kadeh daha getir, bizim oğlan da artık büyüdü, rakıdan birkaç yudum içmek hakkı dedi.Ben sesimi çıkarmıyorum. Bir bardak daha geldi sofraya yine aynı gülümsemeyle… Serde erkeklik var, biraz da rahatlama duygusuyla kadehi yarılayıverdim. Ağabeyim “Hooopsssss” diye bir ses çıkardı. Yavaş aslanım bir yere mi yetişeceksin. Herkes gülümsedi. Sofradan kalktığımda başım dönüyordu ama kimseye belli etmemeye çalışarak tekli koltuğa çöküverdim. Hep Demeti düşünüyordum, esmer olduğu halde niye saçlarını sarıya boyatıyordu bu kız?Maç başladı, ağabeyim yengemle yan yana kanepeye oturdular, Demet karşıda oturuyordu, ben bir Demet’e bakıyordum çaktırmadan biraz da maça… Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum, ben kendimi kanepede uzanmış vaziyette buldum. Maç bitmiş, ağabeyimle yengem masanın başında kağıt oynuyorlar, Demet yanı başıma oturmuş bana gülümseyerek bakıyordu.Ağabeyim uyandığımı görünce fazla karıştırdın, için bulanıyor mu dedi. Yok hayır dedim, doğrulmaya kalkarken içim öyle bulandı ki, tuvalete zor yetiştim. Yengemin söylendiğini duyuyordum. Ağır geldi adama, rakı, bira, şarap… alışık değil bünyesi diyordu. Yahu ben birayı ne zaman içtim, şarabı ne zaman kaçırdım, hiçbirini hatırlamıyordum. Ağabeyim bana Demet’i hatırlayıp hatırlamadığımı sordu, ben şaşırdım, bu ne demek şimdi dedim. Ağabeyim bastı kahkahayı. Memet, Demet karıştırıyordun ya… Az mı sarıldın kızcağıza… diyorduBen Demet’e baktığımda kızın yüzü kızarıyordu. Ulan başka bir bok yemedik inşallah diye geçiriyorum. Yengem yine sakin tavırlarla, bozma şimdi adamları dedi, biraz eğlendiler ne var. Aman tanrım, hiçbirini hatırlamıyorum.Biraz sonra yengem bana şekersiz bir kahve getirdi. Boş ver takma kafana ağabeyin abartıyor dedi. Ağabeyim oradan hala kıs kıs gülüyor. Demet ve ben suskunuz. Ben tabii ki şaşkın. Ben şaşırdıkça ağabeyim, basıyor kahkahayı. Surata bak surata diyor. Nasıl görünüyorsam artık. Sonra ben müsaade istedim yan odadaki kanepeye yattım, hala başım zonkluyordu. Bir taraftan da neler olup bittiğini hatırlamaya çalışıyorum ama nafile. Gecenin bir yarısı içimden gelen bir bulantı ile uyanıp tekrar tuvalete koştum. Rahatladım, elimi yüzümü yıkadım, üzerimde sadece bir şortum var. Odaya dönerken diğer odanın penceresinde birinin oturduğunu fark ettim. Demet’ti bu. Odaya yöneldim ve ne yapıyorsun dedim. Uyku tutmadı dedi. Yanına oturdum, benim de uyuyacak halim yoktu. Fısıltıyla konuşuyorduk, Demet’in iki lafının biri can sıkıntısıydı. Yüzünü zor seçiyordum, ah biraz ışık olsa diye içimden geçiriyordum ki… Demet’in nefesini yakınlarımda hissetmeye başladım, bana biraz daha yaklaşmıştı. Bu sırada dizi dizime değdi. Sıcaklığını hissediyordum. Yine bana bir şeyler olmaya başlamıştı. Zapt edilmez bir duyguyla havalanıyor ve sertleşiyordum. Elimi yanlışlıkla uzatmış gibi yaparak göğsüne dokundum ve çektim. Yumuşaklığı hissetmiştim. Bir muzırlık düşünüyordum ki, o can alıcı bir konu açtı.-Kız arkadaşın var mı? Dedi.-Yok dedim.-ya senin erkek arkadaşın var mı diye sordum.-hayır yok dedi.-Hiçbir kıza sarıldın mı, öptün mü dedi.-Yooo hayır dedim.-Gel sana ne göstereceğim dedi.Elimden tuttu, koridorun ışığına yakın bir yere gelince ağabeyimin dergilerinden birinin elinde olduğunu fark ettim. -Şuna baksana dedi.Derginin kapağında devasa aletli bir adam kadının birini domaltmış beceriyordu. Artık zıvanadan çıktım. Nefes nefese idim. Kapağı açtım, bir dizi fotoğraf değişik değişik pozisyonları gösteriyordu. Bu sırada :-ben korkuyorum, dedi.-Hayırdır dedim.-Erkeklerden korkuyorum, hem merak ediyorum, hem korkuyorum dedi.Sustuk. -Onların aletleri çok büyük dedi.-Olsun alışırsın dedim.Gülümsedi. Önümdeki kabarıklığa baktı. -Ama daha erken dedi.-Ne için dedim.-Bir erkekle yatamam, korkarım dedi.-Olsun dedim.Elini uzattı, yanağımı okşadı.-Ama bir öpücük, küçük bir kaçamak fena olmaz dedi.Yanağıma uzandı küçük bir öpücük kondurdu. Ben de elini tuttum, dudağından daha büyük bir öpücük aldım. Birbirimize baka kaldık. Sonra bir küçük öpücük daha, bir dudak daha… Bir dudak daha… derken nefes nefese kaldık. Ben tekrar onu kanepeye götürdüm. Kanepede öpüşme faslımız bu sefer şapırtıya ve emişmeye dönüştü. Dudaklarını ısırmaya başladım. Dilini emiyorum. Yüzünü yalıyorum. Memelerini sıkıyorum, avuçluyorum. Memelerini açmak istediğimde tepki koydu. Kapadı. Olmaz dedi. Sadece görmek istiyorum dedim. Hayır dedi. Öpüşelim, öpüşmeye devam ederken ben onunla yere yuvarlandım. aletim kaskatı, üzerinde bacaklarının arasından tazyik yapıyorum. Bu sırada açılan pijamasından memesinin birinin dışarı çıkmış olduğunu fark ettim, çaktırmadan bir hamleyle dudaklarından sıyrılıp memesini yakaladım ve emmeye başladım.Bu sırada inlemeye başladı. Bir taraftan da ağabeyim ile yengem duyacak diye korkuyorum. Memelerine ses çıkarmayınca aldığım cesaretle pijamasının içine elime daldırmamla beraber beni iteledi. Olmaz diyorum dedi. Sadece öpüşeceğiz dedi. Masumane ben de peki dedim. Artık zıvanadan çıkmıştım. Ona küçük bir oyun hazırlamanın zamanı gelmişti. Onun dudaklarına yeniden yapışırken, şortumun kenarından aletimi dışarı çıkarmayı başardım. aletimi ona göstermeliydim. Karnına oturur gibi yaptığımda aletimi fark etti. Hafif doğrulmak istedi, müsaade ettim. Elini aletime uzattı. Yavaşça dokundu. Sanki bir kediyi sever gibi seviyordu. Ben dalgalanmaya devam ediyordum. aletim nabzımın atışına ritim tutarcasına bir aşağı bir yukarı tik tak atıyordu. – Onu bu kadar sevdiysen fotoğraflardaki gibi öpsene dedim.Bir veda öpücüğü kondurur gibi dudaklarıyla öpüp geri çekti.- Beni çok mutlu ettin, hayatımın en heyecanlı en mutlu günü bugün dedi. Sana söz veriyorum kendimi hazır hissettiğimde ilk sen becereceksin beni dedi.- O zaman izle beni dedim.Aletimi onunla beraber okşamaya başladım. İkimiz bir tutuyorduk. Onun memeleri açıktı. İleri geri hareket etmeye kendimi rahatlatmaya çalışıyordum. Beraberce salamaya başladık. Ben hızlandıkça hızlanıyor, memelerine kadar sürttürüyordum. Sonunda büyük bir sallantıyla eline, göğüslerine, pijamasına fırlatıverdim. Şaşkındı. Eliyle sıcak sıcak menileri okşuyordu, inceliyordu. Tuvalet kapısının açıldığını duyar duymaz odalarımıza kaçıp yataklarımıza girdik.

Karşı Pencere – Vol 2

Karşı Pencere – Vol 2
Hikayenin öncesini okumadan bu anlatımı okumanızın manası yoktur ona göre başlayınız. Hikayenin öncesi için bknz: http://xhamster.com/user/cadillacc/posts/57524.html#com_170259

Hayatımın en heyecanlı gününü yaşamıştım. Karşı balkondan fotoğraf çekerken bana verdiği poz, gösterdiği edalar, bana attığı kaçamak bakışlar ve bu kaçamak bakışlar sırasındaki cezbedici enstantaneler beni tam anlamıyla esir etmişti. Balkondan içeri girdiğinde tüylerim diken diken olmuş, penisim daha önce olmadığı kadar büyük boyutlara ulaşmıştı. Güneş de batmaya çoktan başlamıştı. Unutamayacağınız bir an yaşadığınızda zamanın durduğunu söylerler ama es geçtikleri bir şey var o an bittiğinde zaman arayı kapatmak için çok daha çabuk ilerler. İşte öyle bir an yaşıyordum. O bana baktığında zaman durmuştu. O içeri gittiğinde ise zaman aradaki mesafeyi kapatmak için hızla akmaya devam ediyordu. Pencerenin önünde mahpus damında volta atan mahkumlar gibi olmuştum. Bir o yana bir bu yana… Tek eksiğim elimde salladığım bir tesbihti. Akşam oldu, onların evde yaşayan erkeğin apartmana girdiğini gördüm. Erkeği gördükten sonra yaklaşık bir saat daha volta atmaya devam ettim. Elimde eksik olan tesbihe şimdi bir de ağzımda cigara eklenmişti. “Bir daha balkona çıkamaz” diye bilgisayarın karşısına geçip dolaptan aldığım tuborgu açtım. Ve kesintisiz şekilde bana verdiği cezbedici fotoğrafı seyretmeye koyuldum. Artık ne kadar içine girmişssem fotoğrafın, kapı çaldığında saatin epey geçtiğini farketmemişim. Arkadaşlarım geldi gırgır şamata vs vs… “Neler yaptın?” diye sorduklarında, “ne yapayım aynı sıkıntılı günlerden biri daha” diye geçiştirdim içimde kopan arzuları belli etmemeye çalışarak…

Ertesi gün erkenden uyanmıştım. “Evdeki erkek gitmiştir” diye düşündüm. Bir gözüm karşı pencerede kahvaltımı etmeye çalıştım. Epey bekledim ancak ne pencerede ne de balkonda kimse görünüyordu. İçim içimi yiyor, içimdeki ateş söndürülmeyi bekliyordu. Saat bir gibi balkona çıktığını gördüm. Biraz daha çıkmasaydı yaz gelmeden bronzlaşmış olacaktım. Perdenin arkasındaydım. Benim odamın penceresine bakıyordu kaçamak bakışlarla. Perdeyi kaldırdım. Beni orda görünce bir an affaladı. Sanki orda olmasam daha iyi olur gibi bir düşünce içindeydi. Gözlerini ayırmadan bana baktı. Arkasını döndü. Üzerinde yine kırmızı eşofmanı vardı. Kalçalarının hatları ahh ahh… Tam içeri girerken arkası dönük bana bir bakış attı sanki beni takip et der gibi. O bakışı güçlükle yakaladım, zira gözlerimi kalçalarından almak epey zor oldu.

İçeri gitti, bense hiçbir yere gidemiyordum. Tek gitmek istediğim yer onun yanıydı. Pencereden aşağı sarkmıştım. Yoldan geçip gidenlere bakıyordum. Birde baktım onun apartmanın taşlı alanından çıktığını gördüm. Üzerinde yine o kırmızı eşofman vardı bu defa üzerine lacivert bir askılı giymişti. Önce bana doğru baktı havaya bakıyormuş gibi yaparak ardından da az ilerideki markete doğru yürümeye başladı. Hemen arkasından evden çıktım. Üzerimde ne olduğunu unutmuştum. Üzerimde o kadar salaş kıyafetler vardı ki anlatmak istemiyorum. Ama önemi yoktu. Onun ışığıyla ne de olsa parlayacaktım. Koşa koşa yetiştim ona. Yedi sekiz adım arkasında yavaşladım. Marketten içeri girdi. Reyonlarda dolaşmaya başladı. Ben de dikkat çekmemek için arkasındaydım… Fakat giydiğim daha doğrusu giymediğim şeylerle dikkat çekmemem mümkün değildi. Reyonlarda oyalanmıyordu. Öyle geçip gidiyordu. Alt kata indi. Tabak çanak satılan reyonun olduğu yerde durdu. En sakin yerdi orası. Anlamıştım, beni bekliyordu. Arkasından yanaştım. “Merhabalar olsun mu?” diye bir giriş yaptım. “Olsun bakalım” dedi. O delici bakışlarına bu defa insanı daha da içine çeken hafif bir gülümseme eklenmişti. Benim heyecandan konuşacağıma pek imkan vermemiş olacak ki hemen lafa girdi, “Çok şıksın.” Ne diyeceğimi şaşırsam da hemen “senin için giyindim” dedim. O gülümseme yine oradaydı… Yüzünden gözlerimi alamıyordum. Uzaktan memelerini farkedememiştim ama yakından öylesine çekici duruyorlardı ki karanlığı hiç mi hiç sevmiyor edasındaydılar. Lafa girişti sanki içimden konuşuyor gibi, “Uzun zamandır beni izlediğini farkettim. Benim de sana bakmak hoşuma gitti. Daha doğrusu sen farkında olmadan sana bakmak.” “Eee şimdi ne olacak” diye sordum. “Biliyorsun çok riskli bir durumdayız.” “Biliyorum” dedim. “Ne istiyorsun” diye sordu. “Seni” dedim. Gülümsedi. “Lafı uzatmaya gerek yok, ben de seninle sevişmek istiyorum. Fakat bir kere yaşayacağız. Ondan sonra hiçbir şey olmamış gibi devam edeceğiz” diye kabul etmemi bekler gibi sözlerini sonlandırdı. “Hiçbir şey olmamış gibi devam etmek imkansız kimse sana o balkondan bakmamı engelleyemez” diye söylendim. Yine gülümsedi. “Beni rahatsız etmediğin ve kimseye belli etmediğin sürece bakabilirsin ama bir kere yaşayacağız doruklara çıkacağız ve doruklardan inmeyeceğiz hep orada kalacağız” “Tamam” dedim.

Ertesi gün saat birde kapı çaldı. Kapıyı açtım. Bu sefer çok daha şık giyinmiştim. “oo çok şıkız” dedi aynı tavırlarla. “Her şey senin için” dedim. “Ne o askerde miyiz?” dedi. Ben de “boşuna hayran olduğum kadın değilsin” diye iç geçirdim. Her söze kendisine daha da hayran bıraktıracak bir cevabı vardı. Bir sürü şey hazırlamıştım, “bunlara gerek yok” dedi. “Soğuk ne var” diye sordu. “Tuborg” dedim. Aldı uzunca içti. Üçlü diye adlandırdığımız bir yatağımız vardı. Misafir geldikçe onun üzerinde yatardı. Üçlüyü gördü, “oo yatak da hazırmış” dedi. “Her şey senin için” diye tekrarladım. “Senin odana geçelim, üçlüyü oraya taşıyabilir misin” diye hafif alaycı bakışlarla sordu. “Bugün güç bende, her şeyi taşıyabilirim” dedim. Alaycı gülümsemesinin yerini takdir eden bakışlar almıştı. Zaten sıcak olan bedenim daha da alevlenmişti. Yatağı odamın yerine boylu boyunca attım. Ardından üzerine geçti. Yanına yaklaştım. Ateşlice öpmeye çalışırken kendini geri çekti “Hiç konuşmayacağız” dedi. “Hiç gerek yok” dedim. Başladık öpüşmeye. Yumuşak zemin üzerinde ellerim bellerinde geziniyordu. Ne kadar öpüştük şu an hatırlamıyorum ama epey uzun sürmüştü. İster istemez ellerimiz uzuvlara gitti. Erkekliğime dokundu. Diğer yandan öpüşmemiz de sertleşmişti. Karanlığı sevmeyen memelerini özgürlüğe kavuşturmanın vakti gelmişti. Üzerindeki beyaz askılıyı çıkardım. Beyaz sütyen içinde dışta kalan memeleri beyazlığıyla gözlerimi kamaştırmıştı. Ellerimi onların üzerine attım. Daha önce böylesine değerli şeylerle dokunmamışlardı. Yattık. Bir o üstte bir ben üstte öpüşmeye devam ediyorduk. Öpüşürken ikimizin de aylardır gizli bakışmalarına yansıyan bastırılmış zevkleri doruğa çıkıyor, kendini tutkuyla belli ediyordu. “Kırmızı eşofmanına bayılıyorum” demek istedim, diyemedim. Çıkardım üzerindeyken eşofmanını. O uzanırken ayağa kalktım. Üzerimde ne varsa bir hışımla attım. Gözleri bendeydi. Erkekliğimin haşmeti karşında ellerini uzattı. Dayanamadım üzerine yeniden çıktım. Dilini dışarı salmıştı. Dilini ağzıma kenetledim. Hala üzerindeydim. Saçlarımı bir hışımla yolmaya başladı. Memeleri göğüsleri üzerinde dilinin ıslaklığıyla daha da ıslanan dilimi gezdirmeye başladım. Cennetin kapısının önüne geldiğimde beni beyaz dantelli bir iç çamaşırı karşıladı. Hemen çıkardım onu. Tertemizdi. Adeta berrak bir ırmak gibiydi. Dilimi oraya yönlendirdim. Yolunu kendiliğinden buldu. Kendime özgü olan dilimle masaj özelliğini şimdi hayatımın kadınına uyguluyordum. Delirmişti. “Bu da nesi böyle” diyerek konuşma konusunda verdiği sözünden dönmüştü. Ancak döndüğünün farkında mıydı emin değildim. Büyüyü bozmadım. Dilimle masaja devam ettim. Öylesine kasıldı ki bacaklarını başıma doladı, yatakta ters döndü. Kokluyordum. Mis gibiydi. Boşalmıştı benden önce… En sert halinde olan erkekliğimi yüz üstü yatarken kalçalarının arasından cennetin kapısından içeri soktum anahtar misali. Anahtarım içeri girdiğinde “ahh” diye hafifçe inledi. Birkaç iniş çıkıştan sonra boynuna eğildim. Boynunu ısırdım. Hiçbir şey demedi. Arkasında salınmaya devam ettim. Bu yarma hissi ne de güzeldi. İnlemeleri artmıştı. Odada vücutlarımızdan başka ses yoktu. Yüz üstü yatarken bir den kollarını daha öne uzatarak domaldı. Başı yatağın üzerindeydi. Kalçalarından sıkıca kavramaya çalıştım ama terden tutunamıyordum. Var gücümle hızlandım. Tavşanlar gibi sikişiyorduk. Kaç dakikadır aynı pozisyonda olduğumuzdan emin değildim tek bildiğim hiç bitmemesini istediğimdi. Bir an nefessiz kaldığımı hissettim. Üzerine doğru kendimi bıraktım. Henüz boşalmamıştım. Hafif bir dinlenme ve dinlenirken kulaklarına boynuna inen dil darbelerimin ardından kucağıma oturdu. O beni, ben onu sımsıkı sarıyorduk. O karşı duvara ben karşı duvara bakıyordum. O, yavaş ama sert darbelerle üzerimde zıplamaya çalışırken ben yanaklarından tuttum. Ona baktım. Yeşil gözleri sadece benim için bakıyordu. Yanaklarından öylesine sıkıca tutuyordum ki birden dilini çıkardı. Dilimi çıkardım. Yapıştım. Yukarı yavaşça kalkıyor sertçe bir iniş yapıyordu erkekliğime… İyice kasılmıştım. Birden içine boşaldım. Hiç dert etmedi. Boşalmamış gibi devam ettik. Zira hiç boşalmamış gibi erkekliğim hala sert ve dik şekilde duruyordu. Üzerimden kalktı. Domalarak geriye doğru gitti. Elini göbeğimde gezdirerek elleriyle erkekliğime hiç dokunmadan yalamaya başladı. Gözlerim açıktı. Bu anın gözümde ölümsüz olacak karesini yakalamaya çalışıyordum. Ama bir kare yakalamak imkansızdı. Her kare muhteşemdi. Öyle yalıyor, ağzına birden alıyordu ki sanki yatağın üzerinde değil havada sevişiyordum onunla… Bir süre daha yaladıktan sonra yeniden üzerime çıktı. Bu sefer daha hızlı zıplamaya başladı üzerimde. Memeleri özgürlüğü sevmiş olmalıydı her şeyden herkesten bağımsız salınıp duruyor, gözlerime ziyafet yaşatıyordu. Daha fazla dayanamadım onların salınırken olan albenisine, birden doğruldum hafif eğilerek dilimi çıkarmış şekilde sol memesine yapıştım. Isırmış olmalıyım ki bağırarak saçlarımı yoldu. Normalde başımı kaldırması gerekirdi oysa daha da gömmüştü içine memelerinin. Doğruldum sımsıkı sarıldım. Yanardağ patlamak üzereydi. En sonunda kırmızı eşofmana, karanlığı sevmeyen memelere, kalçalarının hatlarına, o estetik vücuduna davetkar bakış ve sözlerine olanca arzumu salıvermiştim. Başımdan tutup daha da bir kendine çekti beni. Daha sonra ikimiz birbirmize sarılırken yatağa hızlıca düştük. Üzerimdeydi. Hiç kalkmasın istiyordum. Sabahlara dek sevişebilirdim. Yarım saate yakın üstümden kımıldamadı. Kımıldamasın istedim. Masadaki küçük saate baktı saat 5.30 olmuştu. Birden doğruldu. Yüzüme bakıyordu. Ben de doğruldum. Hala çıplaktı. Tanrım bu ne vücuttu böyle… “Gitme” dedim çaresizce. “Bize ayrılan sürenin sonuna geldik” dedi. Gülümsedik. Bir kere daha yapıştım dudaklarına. Giyindi. Kapıya göz attım kimse yoktu. Bu defa o gözlerimin içine bakarken hafifçe öptü beni. Fazla söze gerek yoktu o an. Bakışlarımız, hissettiklerimiz çok şey söylüyordu. Gitmek istemiyorduk. Ama mecburduk. Gitti. Arkasından sessizce söylendim, “gitmeni sevmiyorum ama gidişini izlemeye bayılıyorum” gülümsedik. Pencerenin önüne geçtim. Markete doğru yürüdü. Yarı yoldan döndü. Gözü yukarı baktı. Hemen geri indirdi. Yürürken izlediğim keyfi almaya devam ediyordum. İçeri girdi. Önce karşı pencereye ardından da karşı balkona geçti. Gözünü ayırmadan bana baktı, bakışıyorduk. Dünyanın en zengin insanı gibiydim. Kısa bir an el salladı, arkasını dönüp içeri geçti, üzerinde kırmızı eşofmanı vardı. İçeri geçtim. Perdeyi kapadım. Ondan bana kalan bir küçük resimdi şimdi.

(Herkes sikişebilir ama herkes yazamaz. Vol 1’i ilgiyle okuyan kişilere teşekkür ederim. Umarım Vol 2’den de memnun kalırsınız. Yazılar hayli uzun oldu. Odun gibi sevişmeye karşı olduğum gibi odun gibi yazmaya da karşıyım. Zorla okutmuyorum. Gerçekleri edebiyat yapmadan yazamazsınız sadece yazdığınızı düşünürsünüz.)

HİLECİ EVLİ TÜRBANLI SEVGİLİM…

HİLECİ EVLİ TÜRBANLI SEVGİLİM…
BU HİKAYE DEĞİL TAMAMEN GERÇEKTİR….
sadece isimler ve şehirler farklıdır.
ismim doğan,yaşım 45 ankara’da yaşıyorum ve evliyim. bundan 3 yıl önce malum okey sitelerinin birinde tamamen stres atmak için oyun oynuyordum unutmuşum açık olduğunu bi yerlerden ses geliyor baktım ps den geliyor birisi hoppp uyudun mu filan gibi mesaj atıyor ben özür filan diledim neyse muhabbet sohbet derken iş uzadı skype den görüşüyoruz ama tamamen hayata dair muhabbetler .bi süre sonra kamera varmı dedi evet var hayırdır filan yok yüz yüze konuşalım diyor ama o ana kadar adının zeynep ve bayan olduğunu bilmiyordum neyse bi açtık kamerayı oda ne karşımda 35 yaşlarında eski şehirde yaşayan evli 2 çocuklu afet bi hanım. başı kapalı ve gayet muhafazakar ama bi o kadar dişi.neyse yahu sen bayan mıydın filan derken sohbet daha da koyulaştı ve yaklaşık 1 ay civarı sürdü bu muhabbetler .ama gerçekten bana her şeyini vereceğini tahmin etmiyordum.
1 ay sonra Eskişehir e hiç gelip gelmeyeceğimi sordu bende orada hiç bi işim yok gelirsem seni görmeye gelirim dedim oda öküz kocasının bazen çalışmak için ilçelere gittiğini müsait olunca haber vereceğini söyledi bi kaç gün sonra bi telefon kocasının günlüğüne ilçelere gideceğini ve benimle görüşmek istediğini söyleyince tabiki ben böyle nazik bi daveti reddetmedim.
evet sonunda buluştuk;gözlerden uzak bi cafede Zeynep balık etli 1,65 boylarında klasik giyimli her ne kadar bol giyinse de vücut hatları belirgin müthiş bi hatun.biraz ürkek korkak ve sesi titriyor hayatında öküz kocası dışında eline erkek eli değmemiş aslında bende çok çapkın bi adam değilim bende heyecanlıyım biraz birazda tedirgin bilmediğim bi şehir ve sadece net ten tanıdığım bi hatun ama yaşımızın da verdiği tecrübeyle ilk şoku atlatıp böyle kafedemi oturacağız dememle beraber Zeynep de evet kimsenin göremeyeceği bi yerde konuşalım deyince netten araştırıp rezervasyon yaptırdığım otele doğru yola koyulduk.otelde sorun bi şekilde odaya çıkarken zeynep neredeyse bayılacaktı yada kalp krizi geçiriyor sandım.odaya girdiğimizde kapıyı kapatır kapatmaz bütün riskleri göze alarak etli dudaklarına yapıştım zeynep karşılık vermeye çalışıyor ama daha önce öpüşmemiş gibi.dilimi emmeye başladığımda bütün vücudu titremeye başladı anladım orgazm oluyordu dilini bırakmadan dolgun kalçalarındaki ellerimi pardösüsünün düğmelerinin arasında içeri soktum pantolonunun önü ıslanmış yok böyle bişiy (şu an bile sikim kalktı)bu arada zeynep bayıldı bayılacak konuşamıyor dudaklarını emiyorum hala üzerimizi bile çıkarmaya fırsat yok ittirerek yatağa doğru gittik pardösüsünün düğmelerini neredeyse koparır gibi açtım türbanı hala başında gözleri yarı açık ve bağırmamak için bi eli ile ağzını kapatıyor.altım böyle bi manzara .aşağıları doğru indim bacaklarını kilitlemiş korkudan yavaş yavaş pantolonunu düğmelerin açtım ve aşağı doğru indirmeye başladım offf bu nasıl bi görüntü müthiş bembeyaz bi ten ve mis gibi kokuyor yavaş yavaş göbeğini öpmeye başladığımda zeynep dudaklarını ısırıyor ve garip garip inliyor şeyler mırıldanıyor ne dediğini anlamaya çalışıyorum ama yok sordum bişiymi diyorsun kısık ve boğuk bi sesle evet dedi bir anda üstünden kalktım ve dinliyorum dedim .Zeynep şok oldu .korkma dedim ben tecavüzcü değilim istediği anda çıkıp gidebileceğimiz ve her şeyi unutabileceğimizi söyleyince gözlerinin buğulandığını gördüm .sadece bişiy söyleyeceğim dedi ;söyle dedim kendisini 17 yaşında evlendiğini ve öküz kocasının dışında hiç kimsenin elinden dahi tutmadığını ve kocasının bir kere dahi göbeğini bırak vücudunda herhangi bi yerine dudağının değmediğini ve bir kere dahi aşkım dediğini duymadığını sex yaparken üstüne çıkıp sadece 2 dakikada işini bitirip yattığını ve korktuğunu söyleyince anladım ne demek istediğini.zamanla beni tanıdıkça korkularının ve bi kadının hem sex hem manevi açıdan nasıl doyurulacağını öğreneceksin dememle beraber bu sefer zenep yapıştı dudaklarıma. off bu ne böyle hatun çıldırdı ama çok acemi 20 yıllık evli bi kadın hiç bişiy bilmiyor.zeynebi ayağa kaldırıp pantolunu indirmeye çalışırken oda korka korka beni üstümdekileri çıkarmaya çalışıyor saniyeler içinde soyunduk sadece külotlar kaldı ve zeynep kollarıyla muhteşem göğüslerini kapatmaya çalışıyor ama yetersiz çünki göğüsler büyük .öküz kocası şikayet ediyormuş bu ne böyle kocaman diye mal herif kıymetini bilmiyor.yatağa uzanırken baş örtüsünü çıkarmaya çalışıyor ama hayır o kalacak dediğimde şaşırarak bakıyor itirazda etmiyor.zeynebin muhteşem göğüsleri ağzımda artık tombul Muhteşem ateş gibi vücudu hala titriyor her yerini yalamaya başladım zeynepte karşılık vermeye çalışıyor ama acemice .yalaya yalaya amına kadar geldim artık elleriyle kafamı bastırıyor zeynep, külotunu çıkarmak için dokunduğumda su gibi işedinmi kız diyorum gülüyor kısık kısık am suyu buu kokusundan belli bacaklarını sıkıyor ama nafile sonunda muhteşem am karşımda tıraşlı tertemiz söğüt yaprağı şeklinde ama çok dar görünüyor şimdi tadına bakmak için yalamaya başladığımda zeynep neredeyse takla atacak çırpınıyor artık ateş gibi amın içinde dilim. su akıyor sanki bu ne ya offfff.öküz kocası hiç ellememiş bile .am çok dar hayret ediyorum iki tane çocuk var vücut kilolu ama amcık böyle sıkı vucut sarkmamış ama .ben hala sikimi çıkarmadım sikim ortalama büyüklükte 16 cm ama biraz kalındır.zeynep kendinden geçmiş vaziyette orgazm üstüne orgazm yaşıyor ve hırıltılar içinde bu nasıl bişey sikişmek böyle bişeyse ben 20 yıldır ne yaşamışım diyor.artık zamanı geldi zeynebi çekiştirerek yatağın köşesine getirdim gözünün ucuyla bana bakıyor bi anda sikimi çıkardığımda sanki gözleri dışarı çıkacak gibi oldu bu ne ya dediğinde şaşırdım neden dedim bu nasıl bişey çok kalın nasıl alacam demesiyle bacaklarını ayırıp zaten sular seller akan amına kökledim offffff daracık zaten zeynep yırtıldı yırtıldı diyor ama bi ttaraftanda bacaklarıyla belimi sardı kenetlendi sikimi amı sıkıp sıkıp bırakıyor bu şekilde 10 dakika sikiştik zeynep kaç defa kasılarak boşaldı sayamadım sonunda içine öyle bi patladımki muhteşem zeynep çarşafları parçalıyor en az sikim için de kaldı ter içindeyiz ikimizde sikimi serçe anından çıkardığımda döller az da olsa amın dudaklarından sızmaya başladı.zeynebi o gün akşama kadar 4,5 defa daha siktim ilaç filanda almadım ha . bunlardan biri götten o istedi insanın ilkleri vardırya hani onu yaşamak istedi ve asıl kocası olduğunu söylüyor.aslında evet resmi kocası değilim ama asıl kocası oldum çünki kocasına ayda bir kere izin sadece prezervatifle oda .zeynebimi hala sikiyorum amından götünden götü benim sadece Ankara ya taşındırdım artık yakın canım çektikçe zeynebimin canı çektikçe doya bağırta bağırta sikiyorum sıkıntı yok ,sanırım kızıda biliyor artık benden haberi var ve annesine hak veriyor . zeynebim gelişti akıllandı hatta çalışıyor artık isterse boşanabilir bile ama böyle herkes için iyi….ikinci yazımda götünden nasıl siktim onu yazacağım biraz sabır…..
……(böyle istekleri olan çiftler yada evli hatunlara fantezilerinizi hayallerini gerçekleştirebilirim yada zevk dolu anlar veya sürekli seviyeli ve gizlilik olmak kaydı ile ulaşabilirsiniz.
(skype bydogan06) esen kalınız….

Stajyerimle sex bölüm 3

Stajyerimle sex bölüm 3
Tekrar merhaba hikayenin sonu ile birlikteyiz. ankaramert74 gmail bekliyorum. 🙂
Sabah zor oldu haliyle sabaha kadar 31 çekince. iş yerine gittiğimde şarkılar söylüyordu mutfakta. yine aynı etek ve aynı tarz bir tişört vardı üstünde. günaydın prenses hadi bir çay ver bakalım dedim. hemen geliyor abi dedi gülerek. sonrasında işe başladım bu sefer beni seyretmek için taburesini alip masanın yanında bitmişti. işlerim bitti seni izleyip işi öğrenebilir miyim diye sordu diğer elemanlara olayı çaktırmamak için. bende gel yanıma öğren bakalım dedim ve hemen yanıma oturttum. bacağı masanın altından benim bacağıma temas edecek kadar yakın oturmuş masada ki evraklara yardım etmeye başlamıştı. konuşamadığımız için yazarak anlaşabileceğimiz geldi aklıma. çalışıyormuş gibi yapıp boş kağıda sevgilin var mı şu anda diye yazdım.
Oda başka kağıda yazarak cevap verdi hayır.
olsun ister misin yazdım. nasıl olacak kim diye yazdı. bir çocuk varmış senden hoşlanıyormuş diye yazdım. sinirli bir şekilde kocaman hayııır yazdı.
kim olsun istersin dedim. bir şey yazdı göstermeden katladı kağıdı çay getireyim abi diye kalktı hızlıca mutfağa gitti.
kağıdı açtım içinde kocaman üç defa sen sen sen yazıyordu.
akşama kadar ereksiyon halinden hiç çıkamadan her fırsatta bir yerlerini tutup okşayarak zor ettik. Tabi ki yazışmalar da olabildiğince bel altına kaymaya başladı.
hiç eline aldın mı diye sordum en son. Salak prenses kağıda yazacağına heyecanlanarak hiç görmedim ki diye haykırdı. ofiste bulunan üç kişi de bize bakınca pardon dedi ama ben sırıtmamı oda kırmızı suratını gizleyemiyordu.
nihayet akşam oldu herkesle birlikte o da çıktı. ama notlaşıp böyle kararlaştırmıştık. Eve gidiyor gibi durağa kadar gidip diğerleri otobüse metroya binince koşarak geri geldi. kapıyı açıp içeri aldım. ilk defa öpüşmeye hazırmısın dediğimde evet hadi diye sarıldı boynuma. kalçalarını avuçlayıp kucağıma aldım. masaya kadar götürüp oturtana kadar dudaklarına çoktan yapışmıştım bile. o heyecanı anlatırken bile tekrar yaşıyorum neredeyse.
memelerini avuçlayarak uzun uzun öptüm emdim bal dudaklarını. acemi ama istekli hali beni daha da çıldırtıyordu. masanın üzerinde tamda sikim amına baskı yapacak şekilde oturduğu için amının sıcaklığı tüm vucudumu yakıyor gibi ısıtıyordu. sonrasında tişörtünü çıkartıp o muhteşem göğüsleri yalamaya sıktırmaya sömürmeye başladım. yavaş yavaş her yerini hissetmek istiyor ve acele etmemeye çalışıyordum ama çok mümkün değildi. tek elimle memesini sıkıp yalarken tek elimle de ince eteğinin altından bacaklarını kasıklarını ve donunun üzerinden amcığını yokladım. elim ıslanmıştı. sırıl sıklam olmuştu kilodu. görmek istermisin artık dedim. evet diye aşağı indi hemen. aç bakalım diyip önünde durdum. kemeri aceleyle acemice çıkartıp düğmeyi açtı. sonrasında donumun üzerinden eliyle okşayıp aleti dışarı çıkardı. şaşkın şaşkın bakıyordu. ağzına almak istermisin dediğimde sesi kesik bi şekilde hı hı dedi sadece ve kafasını öpmeye başladı. hepsini olmasada kafasını dudaklarının arasına almasini ve dişlerini deydirmemesini söyledim. her söylediğimi harfiyen ama acemice yapıyordu. beş dakika kadar öpüp koklayıp oynadı şimdi sıra bende diyerek geniş olan koltuğa beli gelecek şekilde yerleştirdim Dilarayı. ve bacaklarından tutup yukarı kaldırdım eteği açınca muhteşem güzellik karşımdaydı.bir çok kadınla beraber oldum ama bu kadar ıslanan bir kadın daha görmemiştim. sanırım ilk olduğu için böyleydi. dizlerinin altından tutup diz çöktüm. donun üzerinden ağzımı yaslayarak yarığını öpmeye başladım. heyecandan ölecek gibiydi sanırım boşalma hali devam ediyordu. bütün yüzüm ıslanmıştı.arada kısık sesi ile bakireyim abi diyebildi. biliyorum merak etme oradan girmeyeceğim dedim. kilodunu kenara çekip güzel amcığını iyice yalamaya başladım ama neredeyse her yerim ıslanmıştı am suyundan. ayağa kaldırıp kilodunu çıkatmasını söyledim. kilottan neredeyse sıksanız su çıkacak şekildeydi. arkasını çevirip koltuğa ben oturdum ve sikimi amının üzerine sürterek sokmadan kucağıma oturttum. sonrasında omuzlarından itip öne doğru eğilmesini sağladım ve o şekilde sürtünerek oturtup kaldırmaya başladım. bu arada dikkat et içine girmesin diye de uyardım. inanın sıvılar bacağından ayağına kada akmış benim bacaklarımı bile ıslatmıştı. oturup kalktıkça güzel pembe göt deliği ni de parmağımla yoklamaya her oturduğunda hafif hafif parmaklamaya başladım. buradan girersem kızlığın bozulmaz dedim. tamam abi sen nasıl istersen diye onayladı. artık abin değil sevgilinim diye düzelttim. tamam aşkım diye onuda onayladı. 🙂 amından akan ve inanılmaz yoğun ve kaygan sıvı yüzünden parmağım kolayca girip çıkmaya başlamıştı götüne. hafif kaldırıp beklemesini söyledim ve sikimi hedefine kitledim. şimdi yavaş yavaş otur üzerine canın çok acırsa dur diye uyardım. yavaş yavaş geriye doğru bıraktı kendini sikin kafası zorlayarak usul usul girmeye başladı güzel pembe deliğe. durdu birden acıyor dedi. kalkıp yavaş yavaş tekrar denemesini her seferinde daha az acıyacağını söyledim. bu arada her seferinde biraz daha çekip biraz daha içine girmesini sağlıyordum sikimin. tam olarak giremeden boşalmaya başladım. am suyu sperm ter her yer birbirine girmiş ama yaşadığımız heyecan ve zevk inanılmazdı. öylece kaldı üzerimde bende koca memelerine sarılıp iyice sıktım aşkım prensesim benim harikaydı diyebildim. nefesini düzeltememişti inlemeleri hala devam ediyordu yine kapı sesiyle irkildik. sanırım yine kapıcı gelmişti garajı ve hanı kilitlemeye. ankaramert74 gmail. yaş farketmez aynı heyecanı yaşamak isterseniz buradayım.

teşekkür ederim okuduğunuz için. 🙂

Emre’nin Ninesi (Yorum Bekliyorum)

Emre’nin Ninesi (Yorum Bekliyorum)
Arkadaşlarımla çok vakit geçiririm. Sürekli birbirimize gidip geliriz. Ama en çok da Emreler`e giderdim. O zamanlar liseye gidiyorduk. Okul çıkışı onlara gidip playstation oynardık. Emre`nin annesi ve babası o daha çok küçükken ölmüşler ve emre ninesiyle kalıyordu. Ninesi 55-56 yaşlarında vardı ama yaşıtlarına göre oldukça bakımlı bir bayandı. 1.60 boylarında, zayıf ve dolgun kalçalı bir bayandı. Bazen 31 çekerken onu düşündüğüm bile olmuştur.

Yine birgün emre`yle oyun oynamak için onlara gitmiştik.
Oyun oynarken Emre`nin ninesi Ayla Teyze sürekli pasta, kek, kola gibi şeyler getirir ve bizi izlerdi. Gözümün ucuyla baktığımda üzerinde askılı bir badi ve capri olduğunu farkettim. Biraz uyarılmıştım ama oyuna konsantre olmaya çalışıyordum. Ayla teyze bi ara gelip emreyi markete yolladı biraz meyve almasını söyledi. Emre markete gidince Ayla teyze ve ben başbaşa kaldık. Kadın hemen gelip Kamil ne zamandır seni düşlüyorum ve sana tecavüz edecem diyip kahkahalar attı…>Ben ilk önce korktum ama içten içede istiyordum. Ama Emre biraz sonra gelecek dedim onu boşver bişey olmaz dedi. Kotumun üstünden benim devasa aleti okşamaya başladı biyandanda kemerimi çıkarıyordu..Boxerdan yarragımı cıkarınca şaşırdı.Benim kocamın siki bu kadar deildi diye şaşırdı.Sonra taşaklarımı agzına aldı cok gusel saxo cekiyordu.SOnra yarragımı gögüslerinin arasına koymaya başladım. çok ateşlenmiştik altımdaki sanki bi yaşlı değilde 16-17 yaşlarında bi genç kızdı. Sende benim emektar amımı yala dedi ama ilk etapta yalanacak gibi değildi.Çok kuru duruyordu. Ama kadın işini biliyordu kremledi ve yumuşacık kız amına döndü.Klitorisine dilimi değdirdiğimde elleriyle kafamı öyle bi bastırdıki bi anda amına gömüldüğümü hissettim.

Amı cok gusel kokoyordu.tüysüz tertemizdi. 69 yapalım dedi.ben dilimi sanki bi sik gibi amına soktukça o da benim yarraığımı bogazına kadar alıyordu.dişleriyle hafif hafif ısırıyordu ben boşalmadan sikişmek istiyordum. AMa ilk senin tohumlarını yutmak istiyorum dedi.SAxoyla boşaldım bi güzel agzına bi damladını bile ziyan etmeden yuttu.

Bir kere boşalmıştım ama sikim hala agzındaydı.BEn bu cevheri bulmuşken bırakmam diyordu. Saxoya devam etti. ben artık amına sokmak için sabırsızlanıyordum. Ama daha sıra ona gelmedi diyip sikimi bogazına kadar alıyordu. Artık kalp atışlarım iyice hızlanmıştı mutlu sona yaklaşıyorduk.Nihayet içindeydim üstümde bir ceylan gibi sekiyordu .SAnki makineydi. misyoner pozisyonundayken inleyerek amına boşaldım. Ama sonu iyi olmadı bir köşede emrenin bizi izlediğini gördüm içim acıdı amma artık yapacak bişe yoktu.üstümü giydim emrenin benle kavga edecegini düşündüm ama olmadı hiç bişe olamaış gibi hayatımıza devam ettik ve Ayla teyzeyle sex hayatımız 2 yıl daha sürdü….

Oğlum ve ben

Oğlum ve ben
Merhaba ismim Hatice. 42 yaşında, fazla zayıf sayılamayacak, 1.65 boyunda, kapalı bir bayanım. Eşim 7 yıl önce vefat etti, 18 yaşında oğlum Murat ile birlikte yaşıyorum. Yaşadığımız yer mutaassıp bir belde ve kocam öldükten sonra cinsel dürtülerim ne kadar artsa da kimse ile birlikte olmadım. Kocamdan kalan 6 dairelik bir apartmanın kira geliri ile iyi kötü geçinip gidiyoruz. Dedim ya mutaassıp bir çevrede yaşadığım için cinsel isteklerimi kimseyle konuşamıyor hep içime atıyordum. İsteklerimin iyice tavan yaptığı günlerde geceleri mastürbasyon yaparak veya salatalık, patlıcan gibi şeyleri içime sokarak ateşimi dindirmeye çalışıyordum.
Bundan 1 ay önce evde ben ortalığı toplarken oğlum “Anne banyo yapacağım” diyerek banyoya girdi. İşimi bitirdiğimde banyo önünden geçerken su sesi gelmediğini fark ettim. Biraz daha ev işleri ile oyalandım fakat hala banyodan su sesi gelmiyordu. Murat’ın şofbenden zehirlenebileceği aklıma geldi ve hızla banyoya doğru yöneldim. Tam elimi kapı koluna atmıştım ki içerden “Ahh, Ohh” sesi geliyor. Kapı deliğinden baktığımda oğlumun mastürbasyon yaptığını gördüm. Kocaman erkekliğini ileri geri eli ile sıvazlıyordu, morarmış kocaman başı ile siki baya heybetliydi. Oğlumun elindeki bir şey dikkatimi çekti. Aman Allahım, oğlum bir yandan sikini sıvazlarken diğer eline almış olduğu kilotumu kokluyordu. O anda içimde karışık hisler uyanmaya başladı, istemsiz bir şekilde oğlumu izlerken bende elimi amıma atmış kendimi tatmin etmeye başlamıştım. Oğlum kendini kasarak boşalırken, bende boşalmaya başladım. Hemen toparlanıp banyo kapısından uzaklaştım. Acaba oğlum beni mi arzuluyordu ? Aklımdaki bu saçma fikirle mutfakta oyalanıyordum fakat eğer öyleyse ne yapacağımı da bilmiyordum. Öbür taraftan ya ben ne yapmıştım. Oğlum benim kilotum ile kendini tatmin ederken bende onun erkekliğini düşünüp orgazm olmuştum.
Yemek piştikten sonra masayı da hazırladım. Oğlum 15 dakika sonra banyodan çıktı, odasına gidip üzerini değiştirip geldi. Yemeğimizi yedikten sonra biraz televizyon izleyip odalarımıza çekildik. Yatağa uzandığımda aklım hala bugün olanlarla meşguldü. Oğlumun banyodaki yaptıkları aklıma gelince elim ister istemez yine amıma gitti. Şiddetli bir orgazm yaşadım. Cinsel dürtülerim sanki tavan yapmıştı. Oğlumla birlikte olmak gibi saçma bir fikir içimi kemiriyordu. Belki kilotumla oynuyordu fakat annesi ile birlikte olmak istermiydi ki ? Ya kötü bir söz ederse, yüzüne asla bakamazdım. Ama ya kabul ederse. Yıllardır çektiğim seks özlemi sona erecekti o zaman. Elim amımda düşünmeye başladım. Oğlumun bana karşı isteği olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu, evde ona biraz frikik vermekti. Bakışlarından ve hareketlerinden belki bir şeyler anlayabilirdim.

Ertesi günden itibaren evin içinde uzun etek yerine, kalçama tam oturanher tarafımı saran siyah bir tayt giymeye başladım. Oğlumu takip ediyordum, çaktırmadan bakışlarını kontrol ediyordum ve tahminlerimde haklı çıktım. Ben yakınlarında dolaştıkça Murat önünü saklamaya çalışıyordu. Ama önünün kabarıklığı gözümden kaçmıyordu. Bir sonraki gün kalçalarımı tamamen saran dizden bir etek giydim, hatırı sayılır bir yırtmacı vardı eteğimin, üzerime de göğüslerimi tamamen ortaya çıkaran bir bluz giydim. Balenli sütyen taktım. Az eğilsem sanki göğüslerim yere düşecekti. Oğlumun karşısında eğilip kalkarken kalçalarımı ona doğru iyice çıkartıyordum, önündeki eşyaları toparlıyor gibi davranıyor ve göğüslerimi tüm ihtişamı ile ona sunuyordum. Önüne doğru baktığımda kabarıklığı gözden kaçacak gibi değildi. Günler böyle ben frikik vererek oğlumda beni görüp tahrik olarak geçiyordu. Bazen olur olmaz zamanlarda oğlum acele ile banyoya gidiyor ve kendini tatmin ediyordu. Elbette bende onu dikizleyerek orgazm oluyordum. Gittikçe hislerimin esiri olmaya başladım. Oğlumla birlikte olma fikri beni esir almıştı. Sanırım yıllarca cinsel isteklerimi bastırmam buna sebep oluyordu. Günahsa günah artık ipler kopmuştu bende oğlumu deli gibi arzuluyordum.
Kafamda sağlam bir plan yaptım. Ertesi gün perdeleri çıkardım ve makineye attım. Altıma iç çamaşırı giymeden pileli bir etek giydim. Perdeler çıktıktan sonra onlar takmaya uğraşıyormuş gibi yaptım. “Murat oğlum, ben perdeleri takarken merdiveni tutarmısın, düşmekten korkuyorum” diyerek sesledim. Aç kurt gibi hemen yerinden kalktı ve “Tamam anne” diyerek geldi. Ben perdelerle uğraşırken eminim görsel sunumumdan acayip zevk alıyordu. Çünkü başı hep yukarı doğruydu. Bende eğilip doğrularak amımın her yerini görmesine yardımcı oluyordum. İşim bitince yavaşça inmeye başladım, sonra sanki dengemi kaybediyormuş gibi yaparak kendimi aşağıya biraktım ki oğlum sıkıca beni arkamdan yakaladı. Aman Allahım siki kazık gibiydi ve göt yarığıma saplanmıştı sanki. İç çamaşırım olmadığı için rahatlıkla hissedebiliyordum. Bir süre duraksadıktan sonra kendimi silkeledim kollarından kurtuldum. “Daha yapacak çok iş var” diyerek bir şeylerle oyalanmaya başladım. Oğlumun sikini hissetmek cinsel dürtülerimi acayip arttırmıştı. Artık ne olursa olsun oğlumla birlikte olmalıydım.

Akşam yemekten sonra kanepede otururken oflayıp pufluyordum ara sıra. Oğlum “Hayırdır anne hastamısın” dedi. Bende “Oğlum bugün ev işleri çok yordu beni, her tarafım ağrıyor, biraz masaj yapsanda rahatlasam” dedim. Amacım onu cinsel dürtülerime esir etmekti tabi ki. “Tamam, anne uzan sen şöyle yere, sana güzel bir masaj yapayım” dedi. Halının üzerine uzandım. Üzerimdeki bluzu çıkardım, sütyenin kopçalarını çıkardım ve beklemeye başladım. Oğlum bacaklarımın üzerine oturdu ve sırtıma masaj yapmaya başladı. Acayip gevşemiştim, bir taraftan da oğlumun elleri sırtımda dolaştıkça gözlerimi kapatmış oğlumla birlikte olduğumu düşünüyor, aklımdan değişik fantaziler geçiriyordum. Bir süre masajdan sonra, oğlum “Anne yeter mi?” dedi. “Çok iyi geldi oğlum birazda bacaklarımı ovsan” dedim. Oğlum bacaklarımı ovmaya başladı. Yüz üstü olduğum için hiç bir şey görmüyordum. Sonra baldırlarıma doğru çıktı. Elleriyle bacak arama kadar geliyor, sonra aşağılara iniyordu. Masajı kalçalarıma doğru yapmaya başladı. Elleri kasıklarıma doğru indiğinde, iç çamaşırı giymediğim için arada amıma değiyordu. Sık sık o bölgelere masaj yapmaya başladığında asıl isteğinin amımı ellemeye çalışmak olduğunu düşünmeye başladım. Kasıklarıma doğru ellerini götürdüğünde ağzımdan şuh bir ohhh sesi çıkardım. “Ne oldu anneciğim” dedi. Bende “İşte en çok oralarıma iyi geldi” dedim. Elini biraz daha ileri götürdü. Tam amımla kasığım arasında durdu. “Buralar mı?” dedi. Bende “Evet oğlum işte tam oralarım” dedim. Eliyle yavaşa yavaş masaj yaparken, ben zevkten sırılsıklam olmuştum. Zevk sıvılarımın eline bulaşmamış olması imkansızdı. Artık niyetimi anla diye içimden geçirirken. Oğlum elini amıma götürdü. Ihhhh, diyebildim sadece. Oğlum biraz duraksadıktan sonra amımı avuçlamaya başladı. Nefesim kesiliyordu o okşadıkça. Sonra eteğimi tamamen çıkardı. Artık oğlumun önünde çırılçıplaktım. Bacaklarımı hafifçe araladı. Sonra dilinin sıcaklığını ve ıslaklığını hissettim. Oğlumun dili amımın içine girip çıkıyor, am dudaklarımı ısırıklara boğuyor ve tüm zevk sularımı içiyordu. “Annem, seninde beni istediğini biliyordum, hayatımın aşkı seni çok seviyorum” dedi. Bende “Oğlum, erkeğim… Kocam ol benim. Aslanım” dedim. Bir anda döndüm ve dudaklarımız birleşti. Elleri vücudumun her yerinde geziyordu. Bir yandan öpüşüyor, bir yandan da oğlumun üzerindekileri çıkartmaya uğraşıyorduk. Artık tamamen çırılçıplaktık ikimizde. Anne – oğul gitmiş, yerine iki ateşli sevgili gelmişti. Oğlumu itip sikine yumuldum. Uzun zamandır ememediğim, yalayamadığım sik artık gözümün önündeydi. İştahla yalamaya başladım. Oğlum gözlerini kapatmış, elleriyle başımı tutmuş işin zevkini çıkartıyordu. Bende daha iştahlı ve isterik şekilde emiyordum oğlumun sikini. “Anne boşalacağım” dediğinde. Sikini alabildiğim kadar ağzıma aldım ve oğlumun siki ağzıma döllerini doldururken ben de zevkle o dölleri yuttum. Yıllar sonra özlediğim tat nihayet ağzımdaydı. Halının üzerine öylece uzanıp kaldık. Ellerimiz birbiriminizin vücutlarını okşuyor, ağzımızdan tek kelime dahi çıkmıyordu. 10 dakika sonra elimi oğlumun sikine attığımda dikilmiş vaziyette olduğunu gördüm. Onu kendime doğru çektiğimde yapması gerektiğini anlamıştı. Yavaşça bacaklarım arasındaki yerini aldı, sikini am dudaklarım arasına sürterek ıslattı ve hafifçe itelemeye başladı. 7 yıldır yarak görmeyen amım oğlumun sikini hissedince kasıldı. O zorlarken ağzımdan “Yavaş ol oğlum, babandan sonra kimse ile olmadım” sözü çıktı. Oğlum sanki bu sözüme sevinmiş gibi gülümsedi ve “Tamam anneciğim, hayatımın aşkı, sende benim ilk kadınımsın, senden önce kimse ile olmadım” dedi. İçime yavaş yavaş girdi. Oğlumun sikini güzelce sarmıştı amım. Damarlarına kadar her santimini hissediyordum. İleri geri girip çıkmaya başladı içime. Amım sulandıkça hızını arttırıyordu. Ohhhh, ne harika bir duyguydu sikilmek, oğlum içime ritmik hareketlerle girip çıkarken göğüs uçlarımı emiyor, bazende dudaklarımız birleşiyor öpüşüyorduk. 15-20 dakika içime pompaladıktan sonra “Geliyorum” dedi. Bende “ gel erkeğim boşal annenin amına, döllerin yaksın içimi, amımın yıllardır olan susuzluğunu gider” dedim. Oğlum seri bir şekilde hızlandı ve en son sert bir hareketle amıma sikini gömdü. Şiddetli bir şekilde kasılmaya başladı. Harika bir şey bu. Döller tazyikli bir şekilde içime boşalırken, siki de içimde takılmış yelkovan gibi atıyordu. Oğlum üzerime yığılıp kaldı. Bende onu sarmaladım. “Annem, aşkım benim” dedi. Bende “Oğlum, erkeğim” diyerek karşılık verdim.
Belki yaşadıklarımız bir çok insan için yanlıştı ama hiç pişmanlık duymadım oğlumla seviştiğim için. Oğluma “Nasıl hoşuna gitti mi” diye sordum. “Anne ben yıllardır sana karşı ilgi duyuyorum, ama senden tepki gelir diye söylemedim. Hoşlanmak ne demek sana sahip olduğum için şu an havalarda uçuyorum, hayatımın aşkısın sen” dedi. Bende “Artık hayatının aşkını istediğin zaman sikebilirsin. Hayatının aşkı değil, karın oldum ben senin. Birisi ile evlenip yanımdan gidene kadar sana aitim” dedim. “Sen hayatımda oldukça, başka kimse olmaz anneciğim, kadınımmm” dedi. Bende “Kocacığım erkeğim” diyerek dudaklarına yumuldum. Bir yandan öpüşüyor bir yandan birbirimize iltifatlar yağdırmaya devam ediyorduk. “Artık evde anne kelimesi yok, bana kadınım, karıcığım diyeceksin bende sana erkeğim, kocacığım diyeceğim” dedim. “Tamam kadınım” dedi. Onu ellerinden tutup kaldırdım ve yatak odasına götürdüm. “Bu oda artık ikimizin odası erkeğim” dedim ve yatağa uzandım. Oğlumda gelip yanıma uzandı. Sonra bacak arama girip amımı dillemeye ve emmeye başladı. Bende ters dönmesini işaret ettim ve 69 pozisyonuna geçtik. Bir süre birbirimizin organlarını yaladıktan sonra oğlum “Anne, dizlerinin üzerine dururmusun” dedi. Anlaşılan domalmamı istiyordu. Domaldım oğlum arkama geçti ve sikini içime iteledi. Kalçalarımdan tutup içime girip çıkmaya başladı. Ah, oh seslerimiz ve oğlumun kalçalarıma kasıkları ile vurmasından çıkan şak, şak sesleri oda da yankılanıyordu. Orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. En nihayetinde o da “Geliyorum” diyerek böğüre böğüre döllerini amıma doldurmaya başladı. Döllerinin içimde ilerleyişi ile bende doruklara çıktım. Benim zevk sularım onun döllerine karışıyordu. Çarşafın altımızda kalan yerinin sular seller gibi ıslandığını fark ettim. Oğlumun siki yavaşça içimde küçülmeye başladı. “Kadınım benim” dedi. Bende “Sikicim benim. Artık senin kadınınım” dedim.
Oğlumla ilişkimiz son hızında devam ediyor hala. Oğlum liseden sonra okumayacağını söylemişti. Ama şimdi fikri değişti. Dershaneye başladı. O öğlen dershaneye gidene kadar, kahvaltıda bile sevişmeye başlıyor, internetten izlediğimiz porno filmlerdeki tüm fantazileri birlikte deniyoruz. Evin içerisinde iç çamaşırı giymeme kesinlikle izin vermiyor. Hoş kim ister ki zaten. Oğlumun akşamları dershaneden gelir gelmez ilk işi beni sikmek oluyor. Resmen tam bir boğa benim oğlum. Eee, tabi bende halimden memnunum. Yıllardır hasretini çektiğim yarak özlemini oğlumun siki ile gideriyorum. Belki yasak, belki yanlış ama ben ve oğlum çok mutluyuz.

ARALARINDA TEK BAKİRE BENDİM…

ARALARINDA TEK BAKİRE BENDİM…
Biz Semiha Selin ve Eda adında üc arkadaşız. İçlerinde bir tek ben bakireydim. Semiha’nın arkadaşı Hakan, Cevat isminde iki genç var. Ben Cevat’a bitiyordum. Hep bekaretimi ona vermek isterdim. Bunu Semiha’ya söyledim ayarlayabileceğini söyledi.

Ve bir hafta sonu yazlığa hep beraber gideceğimizi söylediğinde kendimden geçmiştim. Eve gidip bir güzel temizlendim Cevatı düşünerek kendimi tatmin ettim. ve cuma akşamı yazlığa gittik.

O akşam hep beraber bara gittik çok içtik sarhoş olduk. bişey yapamadık ertesi gün denize girerken benim gözüm hep Cevatın sikindeydi çok güzel görünüyordu. Akşam dışarı çıkmamaya evde içmeye karar verdik.

ikişer biradan sonra Selin hadi şişe çevirmece oynayalım dedi. şişe kimi gösterirse o üstünden bir parça çıkartacaktı. İlk soyunan son soyunanın kölesi olacaktı yarım saat içinde hepimiz sadece kilotla kaldık. Semiha bu sırada süre ne olacak diye sordu Cevat bir yıl diye cevap verdi. Önce korktum ama Cevat söylediği için bende olur dedim. Şişe döndü ve beni gösterdi ben bir yıl birinin kölesi olacaktım. Sonra Semiha ve Selin soyundular şişe Cevatı gösterdiğinde ben yıkılmıştım Hakan benim efendim olacaktı.

Hakanı tebrik ettiler. Benide tebrik ettiler Hakan göbekli saçı dökülmüş bir erkekti hiç beni çekmezdi. Kızlara hadi beni hazırlayın dedi Semiha ve Selin önüne eğilip sikini çıkardılar ve yalamaya başladılar. Ben hakanın sikini gördüğümde şok oldum çok büyüktü hemen bakire olduğumu bunu istemediğimi söyledim hep beraber bana güldüler.

Sonra Hakan hazırlayın dedi kızlar ve cevat beni dört ayak pozisyonuna getirdiler. cevat önüme geçip ağzıma verdi yalamaya başladım Hakan da arkamdan götüme girmeye başladı ilk kez bir yarak içime giriyordu kızlar kıçıma krem sürüyorlar hakanın sikini sıvazlıyorlardı yaklaşık 10 akikada içime girebildi.

Yirmi dakika beni sikti kafam kazan gibi oldu hiç zevk almadım o akşam Hakanın yanında yattım bana başka bişey yapmadı cevatın yanına gitmek istedim onada izin vermedi.

Hafta başı Cevatı aradım akşam buluşalım diye bana olmaz sen hakanın malısın dedi. o anda kafamda şimşek çaktı Hemen hakanın bürosuna gittim içeri girdim bana otur dedi sonrada işlerini halletti bana döndü kalk dedi yanıma geldi masaya yüzükoyun yatırdı eteğimi topladı ve hiç yumuşatmadan götüme gömdü biraz açılmışsın orospu diyip beni 15 dakika sikti sonrada bundan sonra benimsin diyip beraber çekilmiş bir videomuzu izlettirdi.

O günden sonra beni devamlı götümden sikmeye başladı bir gün akşam dışarı çıktık Hakanın kuzenide bizimle gelmişti yine içtik eğlendik sonra hakanlara gittik televizyon seyrediyorduk hakan içeri gitti ben muratla yalnız kalmıştım murat yanından kalktı yanıma geldi ben yapma benim sahibim hakan dedim merak etme ben ondan izin aldım dedi.

Ve beni öpmeye başladı. bende yavaş yavaş ona cevap vermeye başladım beni tamamen soydu sonra göğüslerimi yalamaya başladı elleri kalçalarımda amımı parmaklıyordu sonra beni yatırıp bacaklarımı omzuna aldı sikini amıma dayadı ben dur ben daha bakireyim dedim o da bana umarım bakiresindir diyip gömmeye başladı içime milim milim giriyordu benimde gözlerim karardı uzun süre amıma pompaladı

Götümden yerken bu kadar canım acımamıştı. Sonra beni kaldırdı domaltıp arkadan amıma girmeye başladı başım dönüyordu amım alışmıştı artık sonra içime ılık ılık akmaya başladı. o gece beni sabaha kadar 6 kez sikti.

Sabah kahvaltıda Hakan beni murata o gece için sattığını söyledi ama istersem murat kalan 5 ayımıda almak istiyordu seni satayımmı fahişe diye sordu Hakandan bıktığım için bende kabul ettim

şimdi 3 ayım var Murat hemen hemen her akşam beni sikiyor sikemediği zamanlarda ise satıyor parasını çıkaracakmış. Umarım 3 ay sonra beni bırakırlar.